MÜBAREK ŞEHİR İSTANBUL - ERDEM ERTÜZÜN, TOPHANE ÇEŞMESİ (14 AĞUSTOS 2011)

ERDEM ERTÜZÜN: Hayırlı akşamlar. Bu güzel Ramazan akşamı A9 Televizyonu tarafından hazırlanıp-sunulan Mübarek Şehir İstanbul programımızda Tophane Çeşmesi'nin önündeyiz.

Sultan I. Mahmud Han tarafından 1732'de yaptırılan bu güzel çeşme İstanbul'un üçüncü büyük çeşmesidir. Şehrin en yüksek duvarlı çeşmelerinden biridir. Çeşme Necati Bey ve Tophane İskelesi caddelerinin kesiştiği meydanın ortasında yükselir. Zamanla kıyının doldurulmasıyla denizden uzakta kalmıştır. Mimar Mehmet Ağa'nın eseri olan çeşmenin tarihi kitabesi Şair Nahifi'ye aittir.

1700'lü yılların ilk yarısı meydanların ortasına geniş saçaklı anıtsal meydan çeşmelerinin inşa edildiği yıllardır. Çeşme yapımında klasik Osmanlı üslubundan Batı üslubuna geçiş olan bu dönemde inşa edilen Tophane Çeşmesi'nde de bu geçişin izlerini görmekteyiz. Çeşme yapılacağı zaman burada yer alan dükkanlar yıkıldı ve meydan açıldı. Çeşmenin açılışı ile Taksim suyu sistemi faaliyete girmiştir ve Padişah Taksim'den suyu kendi eliyle salıvermiştir.

Çeşme yapıldığı dönemin zevkine uygun olarak bitki motifleri ile bezenmiştir. Taş süslemede saksı içindeki meyve ağaçları, vazoda çiçek görüntüleri yer alır. Motifler birbirlerinden farklı kompozisyonlarda birer natürmorttur. Çeşmenin geniş ve üst köşelerinde eğri dönen saçığıyla barok mimari yaklaşım ise 1730'lu yılların karakteristiğidir. Yakın tarihte onarılarak yeniden görkemli görünüme kavuşturulan çeşme turistik ziyaretçilerin en önemli mekanlarından biridir.

Tophane Çeşmesi önünden yaptığımız bu akşamki canlı yayınımızda Mehdiyet konusunun önemli bir yönüne değineceğiz.

Bilindiği üzere Hz. Mehdi (as) Hicri 1400'de göreve başlayacaktır. Ancak bu Hicri 1400'ün başında Hz. Mehdi (as)'ın tanınacağı anlamına gelmiyor. Hadislerde bildirildiği ve Büyük İslam alimlerinde detaylı olarak anlattığı gibi Hz. Mehdi (as) ilk başlarda insanların büyük çoğunluğu tarafından fark edilmeyecektir. Hatta hadislerde insanların Hz. Mehdi (as)'ı evlerinde, sokaklarda görecekleri, onu sıklıkla izleyecekleri, ancak Hz. Mehdi (as) olduğunu fark etmeyecekleri bildirmektedir. Hadis-i şerif şöyle:

Sedir-i Seyrefi der ki: “İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık'tan duydum ki: Hakkı gasp olunan ve inkar olunan mazlum imamınız ve bu gaybetin sahibi Hz. Mehdi (as) onların arasında dolaşır, pazarlarında gezer, onların bastığı yerlerden geçer ama onlar onu Hz. Mehdi (as)'ı tanımazlar.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 189)

 Demek ki Hz. Mehdi (as) insanların arasında olacak, alışverişe çıkacak, onların gezdiği yerlerde gezecek, insanların büyük çoğunluğu ama onu tanımayacak. Zaten Bediüzzaman Hazretleri de ancak imanın nuruyla çok az sayıdaki salih müminin onu tanıyabileceğini söylüyor.

Hadisin devamında: “Ta ki sonunda Allah kendisine onlara tanıtması için tıpkı Hz. Yusuf (as) 'a verdiği gibi ona izin verir.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 189)

 Evet, bilindiği gibi Hz. Yusuf (as)'a da kardeşleri ilk yanına çıktıklarında tanımamışlardı. Düşünün, kendi kardeşleri onu tanımıyor. Ama sonra Allah'ın izin verdiği vakit geldiğinde tüm insanlar onun Allah'ın gönderdiği mübarek bir insan olduğunu anladı, inşaAllah.

Bir diğer hadiste ise şöyle bildiriliyor: “Amr bin Sad emirül müminin Ali bin Ebi talipten nakleder. Ali'nin Rabbine and olsun ki hüccet (Hz. Mehdi (as)) ayakta olacak. Dünyanın yollarında yürüyecek, evlere ve saraylara girecek, bu yerin doğusunda ve batısında gezecek, sözleri duyulacak, cemaate selam verecek, görecek ama vaat edilen zamana ve gökten şu ses gelene kadar bilinmeyecek" buyuruyor. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 167)

Peygamberimiz (sav) ortaya çıkışından önceki dönemde Hz. Mehdi (as)’ın insanlar arasında sıklıkla görüleceğine, insanların onu evlerinde otururken, sokaklarda dolaşırken göreceklerini, televizyonlardan, internetten sesini duyup görüntülerini izleyeceklerini, ismini duyacaklarını, buna rağmen onun Hz. Mehdi (as) olduğunu tanıyıp-anlamayacaklarını anlatıyor.

Hadislerde verilen bu bilgiler, Hz. Mehdi (as) 'ın insanlar arasında tanınan, bilinen, oldukça göz önünde olan, namı ve şöhreti herkes tarafından bilinen, ancak Hz. Mehdi (as) sıfatıyla tanınmayan bir kimse olacağını söylüyor.

Hz. Mehdi (as)'ın önemli bir özelliği, hiçbir zaman için insanlara ben Mehdi'yim demeyecek olmasıdır. Allah, Peygamberimiz (sav)’in diliyle haber verdiği alametlerle onu insanları tanıtacaktır. Bu alametlerden biri de Hz. Mehdi (as)’ı insanlara en iyi anlatacak olan kişinin yine yalnızca Hz. Mehdi (as) olmasıdır.

Hz. Mehdi (as) yaptığı çalışmalarla Peygamberimiz (sav)’in hadislerine ve İslam alimlerinin Hz. Mehdi (as) hakkındaki açıklamalarını en doğru ve en hikmetli şekilde yorumlayacaktır. Bir hadiste Hz. Mehdi (as)'ın, Peygamberimiz (sav)’in ahir zaman ile ilgili verdiği bilgilerin gerçeğini bizzat bilen kişi olacağı, bu sebeple de Peygamberimiz (sav)’in ahir zaman ile ilgili hadislerini en doğru şekilde açıklayacak kişinin de yine sadece Hz. Mehdi (as) olacağı şöyle bildirilmiştir:

“Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır'ın şöyle buyurduğunu duydum. Buyurdu ki: Hz. Mehdi (as) Kıyam ettiğinde Resulullah'ın yolundan gidecektir. Yalnız o Hz. Mehdi (as) Resulullah (sav)’in eserlerini açıklayacaktır” buyuruyor. Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 191

Hz. Mehdi (as) bu hikmetli anlatımlarıyla insanların feraset ve basiretlerini açacaktır. Manen Hz. Mehdi (as)'ın varlığına ve gücüne işaret ederek insanların gözlerindeki gaflet perdesini kaldırıp Mehdi gerçeğini anlamalarını sağlayacaktır. Hz. Mehdi (as), Hz. Mehdi (as)'dan bahsettikçe insanlar giderek onun Hz. Mehdi (as) olduğuna samimi olarak kanaat getirecek ve ona manen tabi olmak isteyeceklerdir. Samimi Müslümanlar da Hz. Mehdi (as) ve talebelerini zamanla sevip takdir edeceklerdir. Konuyla ilgili bir hadis şöyle:

“Hz. Peygamber şöyle dedi: Cebrail bana haber verdi ki, Ehl-İ Beytim benden sonra zulme uğrayacak. Bu zulüm onlardan olan Hz. Mehdi (as) ortaya çıkıncaya, onların Hz. Mehdi (as) ve talebeleri şanı yücelinceye ve İslam ümmeti onları sevmekle birleşinceye kadar devam edecektir. O dönemde onları kötüleyenler azalacak, sevmeyenleri zelil olacak ve övenleri çoğalacaktır” buyuruyor (sav). (Hidayet Önderleri, Hz. Muhammed Mustafa, 1. Cilt, sf 314)

Ahir zamanda Hz. Mehdi (as)'ın zuhurundan önce Müslümanlara şiddetli baskı, şiddet ve eziyet uygulanacak. Ancak insanlar Hz. Mehdi (as)'ın zuhur ettiğini, tecelli eden ayrı zaman alametlerinin ardı ardına ve birbirini izler şekilde gerçekleşmesinden anlayacaklar.

Bu dönemde Hz. Mehdi (as) ve ihlasla Allah'a bağlı olan talebelerin adları çok fazla anılmaya başlanacak. Ünleri dünya çapında yayılacak, ardından iman edenler Hz. Mehdi (as) ve talebelerini sevmede yavaş yavaş birleşecekler. Ve sonunda tüm dünya Hz. Mehdi (as) ve talebelerini sevgiyle bağrına basacak. Bugün yaşanan gelişmelerden de Allah'ın izniyle bu güzel günlerin çok yakın olduğunu açıkça görülüyor.

Evet, bir programımızın daha sonuna geldik. A9 Televizyonu tarafından hazırlanmış-sunulan Mübarek Şehir İstanbul programımızın sonuna geldik. Bir sonraki mübarek mekanda buluşuncaya dek hayırlı akşamlar, hayırlı iftarlar.