"Çözüm Kuran ahlakı" belgeselinden.
SONUÇ
“Bizim üzerimizde de sorumluluk ve görev olarak apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” (Yasin Suresi, 17)
Bu filmde dünyada var olan ve çözüm bekleyen çeşitli sorunlardan söz ettik. Burada bahsi geçen konular aslında tüm insanların bildikleri ve şahit oldukları konulardır. Ancak insanların büyük çoğunluğu bu sorunların hiçbirini çözme sorumluluğunu üzerine almaz. Hatta üzerinde düşünme ihtiyacı bile hissetmez. Bir kısım insan ise bu sorunları sık sık gündeme getirir. Üzerinde düşünür ve bu sorunlardan dolayı sıkıntı duyar. Bunları çözmek ister ama başaramaz. İnsanların karşı karşıya oldukları sorunlara çözüm bulamamanın nedeni çözümün hep yanlış sistem inançlarda aranmış olmasıdır. Çözüm sadece şu veya bu sistemin uygulanması değildir. Mesele insanların dünyaya bakışın değişmesidir. İnsanların bencil ve acımasız değil, fedakâr ve merhametli olmasıdır. Çünkü tüm insanları yaratan Allah, onların en rahat edecekleri, refah, huzur ve güven duygusu içinde yaşayacakları sistemi ve ahlaki değerleri belirlemiş ve bunu insanlara Kuran aracılığıyla bildirmiştir:
“Sakınanlara, Rabbiniz ne indirdi dendiğinde ‘hayır’ dediler. Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır. Ahiret yurduysa daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.” (Nahl Suresi, 30)
Kuran ahlakından yüz çeviren, tüm hayatını bencil tutkularını tatmin etmek için geçiren, bunun uğruna diğer insanlara zulmedenler ise gerçekte büyük bir aldanış içindedirler. Allah bu insanlara şöyle öğüt vermektedir:
“Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir. Bu, dünya hayatının geçici metaıdır. Sonra dönüşünüz bizedir. Biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz.” (Yunus Suresi, 23)