İnsan sevdiğine nasıl bakar?
Sadece bir kez bakıp geçmez.
Gözlerine bakar.
Gülüşüne bakar.
Yüzüne bakar.
Yürüyüşüne bakar.
En küçük ayrıntıyı bile fark etmeye çalışır.
Çünkü sevgi, dikkat ister.
Çünkü aşk, detayları fark ettikçe büyür.
Peki insan, Allah'ın yarattığı güzelliklere ne kadar dikkatle bakıyor?
Her gün önünden geçtiğimiz sayamayacağımız kadar çok mucize var.
Ama çoğu zaman onları görmeden geçiyoruz.
Denizdeki dalgalar...
Ufka vuran güneş, ışık...
Rüzgârın suyla kurduğu o eşsiz ahenk...
Ve denizin altında...
Bambaşka bir dünya.
Hiç görmediğimiz renkler.
Hiç fark etmediğimiz canlılar.
Sessizce devam eden kusursuz bir düzen.
Sonra ormanlar...
Milyonlarca canlının bir arada yaşadığı dev bir sistem.
Asırlardır dimdik ayakta duran heybetli yapılar… Dağlar...
Gökyüzü...
Bulutlar...
Yıldızlar...
Hepsi aynı gerçeği gösteriyor.
Bakmasını bilen için her yerde bir güzellik var.
Ama bu güzellikler yalnızca gözümüzün gördüğü detaylarla sınırlı değil.
Bir yaprağın damarlarında...
Bir hücrenin içinde...
Bir molekülün yapısında...
Allah'ın sonsuz ilim ve kudretini yansıtan bir sanat gizli.
Ne kadar yakından bakarsan...
O kadar fazla ayrıntı görürsün.
Ne kadar fazla ayrıntı görürsen...
O kadar fazla hayran kalırsın.
Çünkü bu evrende sıradan zannedilen hiçbir detay, aslında sıradan değildir.
Bir damla su...
Bir çiçek...
Bir kelebek...
Bir hücre...
Hepsi ayrı ayrı incelendiğinde insanı hayranlığa sürükleyen yaratılış mucizeleriyle doludur.
İşte bu yüzden Allah'ın yarattığı güzelliklere özenle bakmak gerekir.
Dikkatle bakmak gerekir.
Derin derin düşünmek gerekir.
Çünkü insan sevdiğine her dikkatle baktığında, sevgisi nasıl kat kat artıyorsa...
Allah'ın yarattığı sanat eserlerine baktıkça da Allah’a olan sevgisi kat kat artar.
Bazen tek yapılması gereken...
Bir an durup dikkatle ve şuurla bakmaktır.
İnsan sevdiğine nasıl bakar?
Sadece bir kez bakıp geçmez.
Gözlerine bakar.
Gülüşüne bakar.
Yüzüne bakar.
Yürüyüşüne bakar.
En küçük ayrıntıyı bile fark etmeye çalışır.
Çünkü sevgi, dikkat ister.
Çünkü aşk, detayları fark ettikçe büyür.
Peki insan, Allah'ın yarattığı güzelliklere ne kadar dikkatle bakıyor?
Her gün önünden geçtiğimiz sayamayacağımız kadar çok mucize var.
Ama çoğu zaman onları görmeden geçiyoruz.
Denizdeki dalgalar...
Ufka vuran güneş, ışık...
Rüzgârın suyla kurduğu o eşsiz ahenk...
Ve denizin altında...
Bambaşka bir dünya.
Hiç görmediğimiz renkler.
Hiç fark etmediğimiz canlılar.
Sessizce devam eden kusursuz bir düzen.
Sonra ormanlar...
Milyonlarca canlının bir arada yaşadığı dev bir sistem.
Asırlardır dimdik ayakta duran heybetli yapılar… Dağlar...
Gökyüzü...
Bulutlar...
Yıldızlar...
Hepsi aynı gerçeği gösteriyor.
Bakmasını bilen için her yerde bir güzellik var.
Ama bu güzellikler yalnızca gözümüzün gördüğü detaylarla sınırlı değil.
Bir yaprağın damarlarında...
Bir hücrenin içinde...
Bir molekülün yapısında...
Allah'ın sonsuz ilim ve kudretini yansıtan bir sanat gizli.
Ne kadar yakından bakarsan...
O kadar fazla ayrıntı görürsün.
Ne kadar fazla ayrıntı görürsen...
O kadar fazla hayran kalırsın.
Çünkü bu evrende sıradan zannedilen hiçbir detay, aslında sıradan değildir.
Bir damla su...
Bir çiçek...
Bir kelebek...
Bir hücre...
Hepsi ayrı ayrı incelendiğinde insanı hayranlığa sürükleyen yaratılış mucizeleriyle doludur.
İşte bu yüzden Allah'ın yarattığı güzelliklere özenle bakmak gerekir.
Dikkatle bakmak gerekir.
Derin derin düşünmek gerekir.
Çünkü insan sevdiğine her dikkatle baktığında, sevgisi nasıl kat kat artıyorsa...
Allah'ın yarattığı sanat eserlerine baktıkça da Allah’a olan sevgisi kat kat artar.
Bazen tek yapılması gereken...
Bir an durup dikkatle ve şuurla bakmaktır.