HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Yaşam ve Sağlık - 44. Bölüm - Doç. Dr. Ali Çay, Çocuk Cerrahisi Uzmanı

Yaşam ve Sağlık - 44. Bölüm - Doç. Dr. Ali Çay, Çocuk Cerrahisi Uzmanı

Harun Yahya
2422
02 Kasım, 2014
Yaşam ve Sağlık
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

Yaşam ve Sağlık – 44. Bölüm – Doç. Dr. Ali Çay, Çocuk Cerrahisi Uzmanı

 

PINAR AKKAŞ: A9 TV ekranlarından merhaba değerli izleyenlerimiz. Dr. Oktar Babuna ile hazırladığımız programımızın bu haftaki konuğu Çocuk Cerrahisi Uzamanı Doç. Dr. Ali Çay bizlerle birlikte. Hocam programımıza hoş geldiniz.

 

OKTAR BABUNA: Hoş geldiniz.

 

ALİ ÇAY: Hoş bulduk.

 

PINAR AKKAŞ: Bu hafta sizinle pek çok konuyu konuşacağız. Ama ilk olarak kasık fıtıklarıyla başlayabiliriz. Çocuklarda görülen kasık fıtıklarını bize kısaca bir anlatır mısınız?

 

ALİ ÇAY: Çocuklarda veya bebeklerde görülen kasık fıtığı erişkinlerden biraz farklı. Çocuğa da baktığımızda esas itibariyle çocuklar erişkinlerin küçültülmüş bir modeli değil. Kendine has fizyolojik, metabolik özellikleri var. Çocuklarda görülen fıtıklar da erişkinlerde görülen fıtıklardan farklı. Erişkinlerde bildiğiniz gibi daha çok ileri yaşlarda zorlanmaktan dolayı oluşuyor, oluşabiliyor sıklıkla. Çocuklardaysa kasık fıtıkları genellikle doğumsal. Çok büyük bir bölümü tamamına yakını doğumsal. Bu testisin inişiyle de alakalı. Kasık kanalının açık kalması dolayısıyla ortaya çıkıyor, kasık kanalının kapanmaması dolayısıyla. Esas orijini doğumsal olması. Bu yönüyle de erişkinlerden ayrılıyor. Hem oluş mekanizmasında farklılıklar var hem de tedavisi, ameliyatındaki farklılıklar söz konusu.

 

PINAR AKKAŞ: Çocuklarda görülme sıklığı nedir kasık fıtıklarının?

 

ALİ ÇAY: Gününde doğan çocuklarda, normal miadında doğan normal doğumlarda doğan çocuklarda yüzde 1-3 oranında görülmekte. Erkeklerde daha sık görüyoruz kızlara göre.

 

OKTAR BABUNA: Az değil tabii 1 ile 3 arası, evet.

 

ALİ ÇAY: Değil mi? Küçümsenemeyecek bir oran yüzde 1-3 oranını düşündüğümüzde. Erkeklerde daha sık.

 

Sağ tarafta biraz daha sık görüyoruz. Sağ kasıkta yüzde 60 oranında görülüyor. Yüzde 30 oranında sol tarafında, yüzde 5 oranında ili taraflı görebiliyoruz kasık fıtıklarını.

 

OKTAR BABUNA: Ne zaman tedavi edilmesi gerekiyor?

 

ALİ ÇAY: Kasık fıtıklarının tabii komplikasyonlarını düşünürsek, diyeceğiz ki; çocuk bu dursun, sonra ameliyat yaparız. Hiç de öyle değil. Boğulma riski var. Fıtık zaten şu demek; vücudun anatomik bazı bölgelerindeki açıklıklardan karın içerisindeki organların veya dokuların hernie olması, yer değiştirmesine biz fıtık diyoruz. Çocuklarda kasık fıtıklarında erkeklerde genellikle karın içerisindeki bağırsaklar, bağırsağı örten omentum dediğimiz yağ dokusu girebiliyor. Bunlar girip-çıkıyorlar. Bir şişlik oluşuyor, daha sonra kayboluyor. İşte problem tam da bu noktada oluyor. Küçük çocuklarda bu giren organların orada sıkışmasıyla bu organlarda boğulma, inkarserasyon diyoruz tıp dilinde, boğulma olabiliyor bağırsakta. Yine testise gelen kan damarları sinirler, sperm kanalı da inguinal kanaldan geçtiği için bunlarda da bir sıkışma söz konusu olduğundan testisin de hayatiyetini etkileyen durumlar ortaya çıkabiliyor. Bağırsağın boğulmasıyla iki saat içinde müdahale edilmezse ciddi anlamda hayatı tehdit eden problemler ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle kasık fıtıkları dünyanın her yerinde acil değil ama acele. Yaşına, kilosuna bakılmaksızın ameliyat edilmeli. Özellikle yaş küçüldükçe bu inkarserasyon riski de artıyor.

 

Şimdi, çocuklarda kasık fıtıklarının 1/3’ü ilk 6 ayda tanı alıyor. Yüzde 90’ı 2 yaşına kadar tanı alıyor. İnkarserasyonun da sıkışmanın ya da boğulmanın en sık görüldüğü dönem bu iki yaş dönemi. Bu dönemde hastaların bize 10-20’si bize direk inkarserasyonla gelebiliyor. O yüzden kasık fıtıkları görüldüğü anda ameliyat edilmeli. Kızlarda erkeklerden farklı olarak over dokusu, yumurta yani. Yumurta ve tüpler fıtık kesesinin içerisine girebiliyor. Bunların da orada sıkışma ihtimali var bu çok önemli. Erkeklerden biraz daha da fazla sıkışma yüzde 27. O fıtık içerisinde yumurta dokusu sıkışarak çürüyebiliyor. Bu nedenle kasık fıtığı görüldüğü zaman üzerinde ciddiyetle durulmalı. Toplumda gelede şöyle bir önyargı var biliyorsunuz; çocuk çok küçük anesteziyi kaldıramaz, ameliyatı kaldıramaz diye. Asla böyle düşünülmemeli aksine en kısa sürede, mümkün olan en uygun şartlarda ameliyat etmek azlım.

 

OKTAR BABUNA: Bir çok hatalığın artık tanısı daha doğum olmadan konabiliyor. Kasık fıtıkları da bu gruba giriyor mu?

 

ALİ ÇAY: Şimdi, testisin inişini tabii bir konuşursak. Testisler beşinci hafta da hatta indiferantkonat var, kız yada erkek olacağı belli olmadığı için indiferant. 5. haftadan sonra Y kromozomu sry geni. Yani cinsiyeti belirleyen faktör gelişmeye başlıyor. 7. aya kadar karın içersinde testis. Geç fetal dönemde yani hamileliğin sonlarına doğru testis inişini gerçekleştiriyor. Ve bu dönemde zaten kasık kanalının tamamı açık. Dolayısıyla prenatal tanı burada söz konusu değil. Doğumdan sonra açık kalması, normalde doğum sonra bu processus vaginalis dediğimiz kasık kanalı doğumdan sonra kapanıyor. Bunun testisi örten kısmı dışındakiler obriteri olarak kapanıyor. Şayet kapanmayıp da açık kalırsa bir ucu karın içerisinde, bir ucu da testisler de ya da torbada olan bir kanal şeklinde potansiyel fıtık kesesi oluyor. Dolayısıyla prenatal tanının bu hastalıkta yeri yok, bir çok hastalıkta tabii var, biz de kullanıyoruz özellikle yeni doğan cerrahisinde ama kasık fıtığı doğumdan sonra ortaya çıkıyor. Bulguları da hani anneler dikkat etmesi açısından çocuk çok ağladığında ya da bezini açtıklarında sağ ya da sol kasık bölgesinde bir şişlik şeklinde kendini gösterir. Özelliği; dokunduğumuz zaman veya dinlendiği zaman çocuk kendiliğinden kaybolması, aktiviteyle tekrar ortaya çıkması.

 

OKTAR BABUNA: O zaman şüphelenip doktora gitmek önemli.

 

ALİ ÇAY: Şüphelenip doktora gitmek gerekiyor.

 

PINAR AKKAŞ: Sadece belirti olarak hafifi bir şişlik olması mı?

 

ALİ ÇAY: Evet. Bir de lokalizasyon itibariyle orada kaybolup tekrar ortaya çıkan bir şişlik bize neredeyse yüzde 100’lük fıtık tanısı koyduracaktır. Tabii ayrıca hidrosel su toplanması yada su fıtığı da olabilir. Bunu tabii uzamanın ayırt etmesi gerekiyor.

 

OKTAR BABUNA: Peki oradan hareketle bir de tabii katın bölgesinin anormallikleri olabiliyor abdominal duvar dediğimiz. İsterseniz ondan da biraz bahsedelim. Onlar daha belirgin herhalde, mesela tanı koyması daha kolay.

 

ALİ ÇAY: Tabii. Göbek fıtığı olabilir. Göbek fıtığı da çocuklarda sıkça rastlanan bir şey. Göbek fıtıklarında inkarserasyon, sıkışma, boğulma riski olmasına rağmen biz bunlarda erken cerrahi önermiyoruz. Çok büyük bir çoğunluğu 1 yaşına kadar, neredeyse tamamı 3 yaşına kadar tamamen iyileşiyor. Bunun yanında karının ön duvarında görülen om falosel ve gastroşizis gibi karının ön duvarı anormallikleri diyoruz. Karının ön duvarı yeterli gelişmemesine bağlı olarak, karın duvarında bir zarla özellikle umblikus göbek bölgesinde bağırsaklar ve bazen karaciğerin yeraldığı om falosel görülebilir. Ağır bir anomalidir. Özellikle çapı 4 santimden fazlaysa cerrahisinde de teknik zorluklarla biz karşılaşabiliriz. Buna kromozom animalleri de eşlik edebilir, kardiyovasküler de eşlik edebilir, mutlaka om faloselli hastalarda.

 

Gastroşiziste ise yine karın yan duvarında bir defektten, üzerinde zar olmadan bağırsakların dışarıda olduğu bir hastalıktır. Bu da mutlaka zaten tanısında bir güçlük yok. Bunlarda prenatal tanı koyabiliyoruz Oktar Bey. Biz kendi hastanemizde yapıyoruz, bir çok konjenitalanomali, prenatal tanı koyuyoruz uygulanacak cerrahi açısından nazırlığını yapıyoruz. Bunu bize tabii çok avantajları var prenatal tanı’nın isterseniz onlardan da bahsedelim. Doğumsal anomallerin prenatal tanısı bize çok fayda sağlıyor. Öncelikle ailenin doğumda nasıl bir hastalıkla karşı karşıya kalacağını öğrenebiliyoruz, hastalığı öğrenebiliyoruz, doğumun şeklini belirleyebiliyoruz. Dev bir sakrokoksigeal tom yada dev bir om faloselle yada gastroşiziste biz doğumu sezeryanla yapılmasını sağlayabiliyoruz. Hastanın uygun bir merkezde doğum yapmasını önerebiliyoruz. Yeni doğan yoğun bakım gerektiriyor bu tür hastalar. Ameliyatları uygun merkezlerde yapılması gerekir. Biz de bulunduğumuz merkezde duodenal atrezi, bronkolojik kist, om falosel gibi bir çok anomalide prenatal tanı koyduk ve buna aileyi bilgilendirdik ve doğumunu hastanemizde yaptıktan sonra da bebeklerin ameliyatlarını gerçekleştirdik.

 

OKTAR BABUNA: Hamilelikte mutlaka o zaman kontrol edilmesi gerekiyor bebeğin takibi. Ve ya ultrasonla değil mi? Diğer tetkiklerle bakılması ve böylece hazırlıklı olunması ne anormallik varsa. Tabii bir de şunu görüyoruz Allah kusursuz yaratmış. Allah böyle neler olabileceğini de gösteriyor. O da Allah’ın montrolünde, kromozom anomalleri, değişik anormallikler, işte hamilelik sırasında bazı vitaminlerin eksik alınması bir çok faktör rol oynayabiliyor herhalde.

 

ALİ ÇAY: Tabii ki. Giderek artan oranda besin katkıları, boya maddeleri, radyasyon bu anomallerin de görülmesini artırdığı öne sürülüyor. Bir burada bazen hastanın yaşam şansı da çok kısıtlı. Örneğin solda görülen diyafragma hernilerinde yaşam şansı çok küçük. Bazı sekeller kalabiliyor yada bazı anormallikler hayatla bağdaşmıyor. Bunlar çok erken dönemde gebeliğin sonlandırılması yönüne de gidebiliyoruz. Bu öneriler tabii tek çocuk cerrahisiyle ilgili değil bir genetik uzmanı, radyolog pediatrist gibi takım çalışmasıyla yapılıyor.

 

OKTAR BABUNA: Ama şimdi tıp çok ilerledi. Siz bir şey gösterdiniz demin; bebek şu büyüklükte maşaAllah, 800 gram, onu ameliyata almışsınız. Eskiden hayal bile edilmezdi bu gibi şeyler.

 

ALİ ÇAY: Evet. Yeni doğan yoğun bakım ünitelerinin çok gelişmesi, yeni doğan yoğun bakımıyla sadece ilgilenen uzman hekimlerin olması, bu konuda özel yeni doğan ameliyathanesi ısıtılmış, anestezi bu işle ilgili yine bir takım çalışması. Tabii son yıllarda özellikle bu tür hastalara müdahale survi şansını bizde çok artırdı, çok faydalı oldu gerçekten.

 

PINAR AKKAŞ: Çok büyük bir mucize hakikaten 800 gram bir bebeğin anestezi alacak, iç organlarından ameliyat bağırsak ameliyatıydı mı yaptığınız? Çok önemli aynı zamanda çok kritik bir ameliyat ama Allah vesile ediyor sizi, başarıyla sonuçlanan bir ameliyat.

 

ALİ ÇAY: Tabii ki Allah vesile ediyor. Ben eskiden de düşünürdüm, bazen insanlar da söyler; bazı bebekler anormal doğuyor, niye böyle doğuyor gibisinden. Şimdi ona baktığınızda normal bir bebek olduğu zaman ne kadar büyük bir mucizedir. Trilyonlar verseniz sağlayamayacağınız bir şeyi hiç farkında olmadan biz çocuk sahibi olabiliyoruz. Öte yandan bu tür anormallikler olduğu zaman, mesela çocuk bir anal atrezi poposunun kapalı olması ya da özofagus atreszisiyle doğduğu zaman biz bundaki anormallikleri inceleyerek, araştırarak embriyolojik olarak ne kadar mucizevi bir şekilde anus kolakadan yani genital sistem, üriner sistem bunların hepsi bir aradayken ayrıldığını, ne kadar muazzam bir şekilde geliştiğini de anlamamıza da yardımcı oluyor, çocuk cerrahisi açısından.

 

OKTAR BABUNA: Her şey zıtlıklarla daha değeri iyi biliniyor. Allah hep öyle yaratmış. İyi var kötü var, hastalık var sağlık var, güzellik çirkinlik onunla değeri daha iyi biliniyor. Öyle olmasaydı insan değerini anlayamazdı. Hastalık da özel yaratılmış Allah dileseydi olmazdı. İnsanın acizliklerini gösteriyor Allah her bakımdan. İnsan bütün gününü bakıma ayırıyor, hastalıklar var, yaşlılık var. Bunların hepsi imtihanın bir parçası.

 

Bu sindirim sisteminin çok sayıda anormalliği de olabiliyor. İsterseniz onlardan da bahsedelim. Ne zaman şüphelenilmesi gerekiyor, nasıl tanı konuyor? Seyicilerimizi bilgilendirmek açısından.

 

ALİ ÇAY: Şimdi, doğumsal anomaliler sindirim sistemi, doğumsal anomalileri çok çeşitli tabii. Son yıllarda tanı daha artıyor. Eskiden baya gözden kaçabiliyordu. Yeni doğan yeni bakım ünitelerinin gelişmesiyle, bu alanda çalışan hekim sayısının artmasıyla artık daha fazla tanı koyabiliyoruz. Bizim sık gördüğümüz anomalilerden birisi özofagus atrezisi, özofagus yemek borusu. Yenmek borusu burada tam gelişmiyor kapalı oluyor. En sık gördüğümüz tipinde yemek borusunun üst ucu tamamen kapalı, alt ucu yani onunla birleşmesi gereken alt boru da soluk borusuna açılıyor, karina dediğimiz bölgeye açılıyor. Bunun bulgusu biliyorsunuz amniyon mayiisi var. Bebek bunu yutuyor anne karnındayken hatta beslenmesini sağlıyor. Bu yutamadığı için polihidramnios dediğimiz amniyon mayiisi miktarında artma. Hani prenatal tanıdan bahsettik ya burada da polihidramnios özofagus atrezisi için bir ön haberci olabiliyor.

 

OKTAR BABUNA: Peki ne oluyor, hamile hanımda nasıl belirti meydana geliyor?

 

ALİ ÇAY: Hidramnios yani amniyos mayiisi, içinde bulunduğu bebeğin sıvısı miktarı artıyor yutamadığı için. Pohiramnios diyoruz. Ve bu poşu da görebiliyorlar çok bu konuda deneyimli radyoloji uzmanları direk bu poşu da görebiliyorlar. Prenatal tanısı mümkün. Bu dönemde eğer şans kaçarsa ağızdan tükürük gelmesi, tükürüğü yutamadığı için yutamıyor ne yapıyor; üstteki kör poş doluyor, tükürüğü asiple ediyor ve dışarı. Bu da erken bir bulgu olabilir. Daha ilerleyen dönemlerde hem nefes borusuyla bağlantı kısmına mide asidi geldiği için, hem tükürük yuttuğu için akciğerlerde yavaş yavaş bulgu oluşturmaya başlıyor, gün geçtikçe başarı şansı azalıyor. Bizim bulunduğumuz klinikte de 11 adet yaptık çok şükür. Bir tanesi vefat etti, bu da 2000 gramın altındaydı. Diğerlerini sağlıklı annelerine teslim ettik. Özel merkezlerde, yani yeni doğan yoğun bakım ünitesinin olduğu ve bu işle uğraşan cerrahların olduğu merkezlerde yapılıyor. Yine midenin çeşitli doğumsal anomalileri olabiliyor, mide çıkış darlığı diyoruz. Mide çıkışında çeşitli, pilor kısmı, midenin 12 parmak bağırsağıyla bağlandığı kısımda, vep dediğimiz içten tıkanıklıklar ya da tam atrezi çeşitli tipleri var. Tıkanıklıklar ya da darlıklar söz konusu olabiliyor. Yine 12 parmak bağırsağında duodenal atrezi diyoruz, 12 parmak bağırsağı atrezik, gelişmemiş oluyor, kapalı oluyor. Bu da yine prenatal dönemde doğumdan önce ultrasonografiyle başarıyla tanı konulabiliyor,…… mide büyümüş oluyor, 12 parmak bağırsağı büyümüş oluyor. Bunlar da prenatal tanıyla tedavi edilebiliyor. Kliniğimizde de prenatal tanı koyduğumuz ve ameliyat ettiğimiz vakıalarımız mevcut. Yine ince bağırsaklarda atrezi söz konusu olabiliyor, atrezik sekmetler. Gelişmeme, atrezi dediğim kapalı oluyor ve bu ameliyat gerektiriyor. Tabii bunlar genelde intrauterin dönemde amniyos mayiisini de yutamadıkları için seviyesine göre genelde bu bebekler düşük doğum ağırlıklı oluyor. Genelde 3000 gramın altındaki düşük doğum ağırlığı sık görülüyor bu bebeklerde. Tabii dikkatli bir şekilde tanı koyulması, erken tanı koyulması ve ameliyat edilmesi yaşama şansını artırıyor.

 

OKTAR BABUNA: Evet. Ne zaman ameliyat edilmesi gerekiyor, doğar doğmaz mı?

 

ALİ ÇAY: Tabii ki doğar doğmaz ama tanıda gecikmeler olmuşsa eğer, yeni doğan bildiğiniz gibi sıvı yönünden çok hassas. Sıvı kaybı olduğu zaman üçüncü boşluğa, elektrolit bozuklukları veya olayın ilerlemesiyle chepsis gibi durumlar ortaya çıkmışsa önce mevcut durumunu, sıvı ve elektrolit bozukluklarını hemodinamisini bebeğin düzelttikten sonra ameliyat ediyoruz. Yine kalın bağırsakta bu tür anormalliklere rastlayabiliyoruz.

 

PINAR AKKAŞ: Ben göbek fıtıklarıyla ilgili, konumuz değişti ama yine sormak istiyorum. Siz, doğuştan oluyor 3 yaşına kadar oluyor belki zamanla geçebiliyor dediniz. Eğer geçmezse de tedavisi cerrahi müdahale mi olmuş oluyor?

 

ALİ ÇAY: Evet, çok sınırlı vakıada cerrahi müdahale oluyor. Bazen çok büyümüş olabiliyor. Nadir de olsa bağırsağın sıkışma şansı olduğu için nadir vakıalarda operasyon gerekli olabiliyor. Ama çok büyük bir çoğunluğu kendiliğinden kapanabiliyor, takip ediyoruz. Burada ben şunu da vurgulayayım; genelde halk arasında oraya bozuk para konuluyor defektin olduğu yere ya da kuşak sarılıyor çok yanlış bir uygulama. Nu ancak oraya gelen çıkan bağırsağın sıkışmasına sebep olacaktır. Kesinlikle yanlış bir uygulamadır. Hiçbir şey yapmadan takip etmek gerekir. Ama inkarserasyon yani bağırsağın oraya sıkışma şansı konusunda da aileleri uyarıyoruz. Bu genelde tabanı, çıkış yeri dar ama kesenin büyük olduğu göbek fıtıklarında daha sık oluyor. Çünkü taban mantar şeklinde, çok fazla bağırsak girdiği zaman geri dönmesinde sıkıntı olabiliyor. Ama dediğim gibi cerrahisi nadir.

 

PINAR AKKAŞ: Başarı oranı nedir?

 

ALİ ÇAY: Başarı oranı eğer teknik yetersizlik yoka yüzde 100’dür ve eşlik eden karın içi basıncını faktörler asit gibi, kitle gibi yoksa, teknik olarak doğru bir ameliyat yapılıyorsa başarı oranı yüzde 100’e yakındır.

 

OKTAR BABUNA: MaşaAllah. Göğüs kafesinde anormallikler oluyor, onlardan da bahsedelim mi biraz?

 

ALİ ÇAY: Tabii ki. Göğüs kafesinin kendi doğumsal anomalileri olabilir bir de akciğerimizin doğumsal anomalileri var. Diyafragma hernileri var bochdalek herinisi diyoruz. Göğüsle karnı ayıran zarın tam olarak gelişmemesi dolayısıyla posterolateral bölümünde arka ve yan bölümündeki kısmının gelişmemesini intrauterin dönemde anne karnındayken karın içi organlarının göğüs boşluğuna geçmesi sonucu meydana geliyor. İntruyterin yani pretanal tanısı mümkün. Burada basit bir fıtık gibi algılamamak lazım. Hernie olan organlar, karının iç organları o esnada gelişmekte olan akciğerlere baskı yaparak akciğer gelişimini de engelliyorlar. Ve akciğerde bizim hipoplazi dediğimiz hem akciğerin parankiminde kimisinde hem de vasküler damardsal bölümünde bir hipoplazi oluyor. Zaten hastanın ağırlığını ve ciddiyetini de belirleyen bu. Akciğer hipoplazisi meydana geliyor. En iyi şartlarda bile yüzde 50-60 mortalitesi söz konusu, ölüm oranı söz konusu. Solda daha sık görüyoruz. Bu dediğim gibi anne karnında tespit edildiğinde gebelik de sonlandırılabiliyor. Aileye bilgi veriliyor. Akciğerin bazı kendi anomalileri var. Akciğerde işte kist gelişebiliyor. Akciğerin bir bölümü bronkojenik kist diyoruz, bronş oluşumu esnasında, hava yolunun ve akciğerin oluşması esnasında meydana gelen anormalliklerden bronkojenik kist dediğimiz kistler, doğumsal kistler oluşabiliyor. Yine kistik adenomatoid formasyon diyoruz, akciğerin bir bölümünü bir lobunu tutan bölümde normal akciğer dokusunun gelişememesiyle embriyonik formasyonların kalmasıyla yine kistik çeşitli tipleri var, ayrıntısı çok önemli değil akciğer dokusu gelişmiyor. Yine pulmoner sekestrasyon diyoruz bunda da akciğer dokusu gelişmiyor normal akciğer dokusu nöroenterik kistler var, çok büyük hacimlere ulaşabiliyor, solunum sıkıntısı oluşturabiliyor. Çok büyük hacimlere ulaştığı zaman çocuklardaki göğüs kafesindeki esnek yapısı dolayısıyla milyastern dediğimi kalp ve ana damarların yerleştiği kısmı karşıya iterek kalbe venöz dönüşü bozabilip hayatı bile tehdit edebiliyor. Çok büyük olduğu zaman bu doğumsal kistler bazen büyüyerek veya kendileri enfekte olarak hayatı tehdit eden ciddi problemlere rastlayabiliyoruz. Burada yine prenatal tanının önemini vurgulamak lazım; bizim nöroenterik kistli bir hastamız oldu. Kist o kadar büyük boyutlara ulaştı ki çok zor şartlarda, çok acil şartlarda almak zorunda kaldık hastamızı. Halbuki bronkojenik kistli bir hastamıza prenatal tanı koymuştuk, biz daha doğmadan biliyorduk, ailesi biliyordu, doğum yaptıktan sonra aldık. Bu iki hastayı karşılaştırdığımızda da prenatal tanının önemi ortaya çıkmış oluyor. Erken olursa tanı, müdahale daha doğru daha güzel oluyor. Aile de ne beklediğini biliyor, nasıl ameliyat olacağını biliyor.

 

PINAR AKKAŞ: Akciğer enkesiyonlarından oluşan apselerle ilgili, bu doğumsal bir anomali olmuyor, sonrasında oluyor bunlar nasıl oluyor?

 

ALİ ÇAY: Doğumsal bir anomali olmuyor. Çocuklarda bu apseler prapnömanik efüzyon diyoruz, zatürre pnömani biliyorsunuz, pnömani seyri esnasında ampiyem diyoruz, akciğerde iltihaplanma oluyor ve bunlar bazen akciğerin et dokusunu parankimini eriterek apseye sebep olabiliyor. Yine sepsi esnasında staf sepsisi dioruz, stafilokok dediğimiz bir tür bakterinin sepsi esanasında staf akciğer dediğimiz yine bir tablo oluşabilir. Kist de hidatik akciğerde karaciğerde yerleşebilir. Bunlar da enfekte olduğu zaman apseye sebep olabilir. Apse tabii ki vücudun neresinde olursa olsun tedavisi bunun uygun bir şekilde drene etmektir. Böyle yapıyoruz zaten, evet boşaltmak.

 

PINAR AKKAŞ: Çocuklarda en sık görülen rahatsızlıklardan biri karın ağrısıdır yani her çocuğun mutlaka karnı ağrır. Buna bağlı rahatsızlıklar da gelişiyor. Biraz da bunlardan bahsedelim Hocam. Çocuklarda karın ağrılarında nelere dikkat edilmesi lazım, neden olur karın ağrıları?

 

ALİ ÇAY: Tabii yaş grubuna göre önemli ama çocuklarda neredeyse en sık rastlanan semptom karın ağrısı. Biliyorsunuz okula gitmek istemeyenin karnı ağrır, canı sıkınanın karnı ağrır, psikojenik karın ağrıları olabilir. Ama bunda bizim çocuk cerrahisini ilgilendiren akut karın ağrıları. Yani tedavi edilmediği zaman hastanın hayatını tehdit edebilecek, akut batına sebep olabilecek karın ağrılarından tabii söz etmek isteriz. Çocuklarda akut karına sebep olan patolojilerin çok büyük bir kısmını akut apandisit oluşturuyor. Ve bize gelen çocukların genelde çok büyük bir çoğunluğu perfore olmuş gecikmiş, apandisit patlamış halde geliyor. O yüzden bundan bahsetmek uygun olur diye düşünüyorum. Apendiks ince bağırsakla kalın bağırsağın birleşim yerinde bir organ. Bir ucu kapalı bir ucu bağırsağa doğru. Bağırsağın bir salgısı var biliyorsunuz mukus dediğimiz gıdaların kayması için, salgı yapıyor immün sistemde rolü olduğu, bağışıklık sisteminde rolü olduğu söyleniyor. Genellikle gayta taşlarıyla ya da oradaki lenfoit dokunun hiperplazi olması büyümesiyle lümeninin tıkanması sonucu bulgular başlıyor. Lümeni tıkandığı zaman salgısını tam yapamıyor ve şişmeye başlıyor apendiks organı.Bu dönemde biz visseral ağrı dediğimiz yeri tam kestirilmeyen bağırsağın gerilmesine bağlı bir ağrıdır visseral ağrı. Lokalize edilemeyen yani yeri tam kestirilemeyen, varlığıyla yokluğu konusunda pek bir şey söyleyemediğimiz, genellikle göbek çevresinde hissettiğimiz bir ağrıdır visseral ağrı. Demek ki başlangıcı böyle başlıyor, nasıl? Göbek çevresinde, yeri tam kestirilemeyen, varlığıyla yokluğu tam ayırt dilemeyen bir rahatsızlık hissi. Bu dönemde çocukta iştahsızlık olabilir, kusma olabilir de olmayabilir de. Genellikle yediklerini içerir tarzdadır başlangıç döneminde. Bunlar bizim için alarm işareti olmalı. Olayın ilerlemesine bakalım; olay ilerledikçe organın daha fazla şişmesi, toplar damar venöz dolaşımının bozulması, atar damarın dolaşımının bozulması. Buradaki patojen bakterilerin, zararlı bakterilerin üremesiyle bağırsağın dış tabakasına kadar mikropların ilerlemesi perforation dediğimiz hadiseye yol açıyor. İşte bu dönemde 48-72 saat, iki üç gün ama çocuklarda bazen daha erken oluyor. Niye? Çocuklarda bağışıklık sistemi zayıf, apendiks daha ince, omentum onu gelip sınırlayacak karın zarı dahası gibi. Bu sefer dış tabakaya ulaşınca mikroplar, biz ağrıyı sağ alt tarafta yani Pendiksin lokalize olduğu yerde sağ alt tarafta duymaya başlıyoruz. Önce göbek çevresinde sonra sağ alt tarafa parietal ağrı diyoruz artık, lokalize edilen bir ağrı. Çocuk apendiksin yerini bilmez ama neresi ağrıyor dediğinizde parmağıyla gösterir size. Bu ağrının bu şekilde göbekten kasığa doğru yer değiştirmesi de çok tipiktir, anneler buna dikkat etsinler. Ve burada kusmanın şiddetlendiğini, iştahsızlığın çok belirgin olduğunu görebiliriz. Çocuğun genellikle çevreyle ilgisini kestiğini, karnını çok fazla hareket ettirmediğini, oyun oynamasını kestiğini, konuşmadığını, sizinle fazla iletişime geçmediğini görebilirsiniz.

 

PINAR AKKAŞ: Genelde hangi yaşlarda sık görülüyor akut apandisit?

 

ALİ ÇAY: 3 yaşından sonra her yaşta görülür. 3 yaşından önce görülen vakıalar da bildirilmiş ama çok nadir. 3 yaştan sonra her yaşta görülebilir. Ve çocuk acile müracaat eden ve ameliyat gerektiren, patolojisi olan başlıklardan neredeyse yüzde 85’inin yaklaşık sebebi akut apandisittir. Burada önemli bir nokta; ağrı kesici biz veriyoruz hemen. Tabii ağrısını kestiğimiz zaman bazen antibiyotik de veriliyor. Bu biraz tabloyu geriletip ağrıyı kestiği için biz farkında olamayabiliyoruz. O yüzden çok çok önemli; çocuklarda akut karın ağrısının, ani başlayan şiddetli karın ağrısının nedeni tam anlaşılmadıkça ağrı kesici verilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Burada laboratuar olarak baktığımızda iltihap hücrelerinin artığını görebiliriz. Çok yüksek düzeylere çıkabilen 15- 16 beyaz kürelerin ve beyaz kürelerden de bakterilerle alakalı nötrofil dediğimiz hücrelerin arttığı hata bu nötrofillerin genç şekillerinin artık sahaya sürüldüğünü, bunlar da tabii çok yardımcıdır. Günümüzde karşılaştığımız sık sorun, hastaya ultrasonografi yapılıyor, ultrasonografi normal derse apandisit olmadığı düşünülüyor. Ultrasonografi çok iyi bir yardımcı tanı metodu ama tabii ki mutlaka öykü, yani ağrının bu şekilde tipik yer değişikliği, fizik muayene, biz dokunduğumuz zaman orada hassasiyet, defans almamız, laboratuarda iltihap hücrelerinin artması, iştahsızlık. Hiçbir apandisiti olan çocuk sabah kahvaltısını yapmamıştır genelde. Yani bunları da gözden kaçırmamak lazım. Ailelerin bu karın ağrılarını ciddiye alması lazım.

 

OKTAR BABUNA: peki karnı ağrıyan bir çocuk ne zaman doktora götürülmeli?

 

ALİ ÇAY: Eğer karın ağrısı istikrarlıysa ve şiddetliyse mutlaka ve mutlaka hemen doktora götürülmeli ve ya geciktirilmemeli. Diyelim gece 3’te başladıysa geciktirilmemeli. Buna kusma, iştahsızlık gibi sindirim sistemi bulguları da eşlik ediyorsa bu daha bir alarm işareti. Daha da dikkat edilmeli. Tabii yaş grubuna göre değişik patolojiler karşımıza çıkabiliyor. 1 yaşın altında inovasyon dediğimiz bağırdak düğümlenmesi olan veya mecceldiberti köl veya kızlarda daha başka patolojik. Ama özellikle ben akut apandisiti vurgulamak istedim ki, çünkü 10 hasta biz ameliyat yapıyorsak 8 tanesi perfore olarak geliyor. Tabii bu çok önemli. Akut apandisitte ameliyattan sonra karın  içinde apse oluşması, bağırsaklarda yapışıklık oluşması, yara yeri enfeksiyonu gibi olumsuz komplikasyonlar yüzde 2 oranındayken perforasyonda bu oran yüzde 50-60’lara çıkıyor, o kadar önemli. Hatta kız çocukluklarında steribiliteye, kısırlığa sebep olabiliyor yapışıklıktan dolayı. Hatta ölüme sebebiyet verebiliyor. O yüzden akut apandisit üzerinde durmak istedim. Yoksa karın ağrısını çok fazla burada vurgulamak istedim çocuk cerrahisi ihtiyacı hissettim.

 

OKTAR BABUNA: Burada daha tıp fakültesindeyken siz söyleyince imdi hatırladım genel cerrahi dersinde; ilk anlatılan sebebi bilinmeyen karın ağrısına ağrı kesici verilmez bu çok önemlidir. Hemen ağrı kesici almaya çalışırlar halbuki bu çok yanlıştır. Veya karın ağrısıyla birlikte eşlik eden belirtiler olduğu zaman işte diyare gibi başka, bunları durdurmaya çalışmak da yanlış oluyor. Önce sebebini bulmak gerekiyor. Çünkü karın ağrısı bir çok sebebi olabilir. Sebebini bilmeden dediğiniz gibi ağrı kesici veya antibiyotikle tedaviye başladığınız zaman bunun belirtileri maskeleniyor ama o hastalık daha ilerleyici bir şeye giriyor. Daha tehlikeli oluyor, onu hiç yapmasınlar kimse. Ben bunu vurgulamak istedim.

 

PINAR AKKAŞ: Apandisit ameliyatları sonuçta basit diye biliyoruz değil mi? Ameliyat sonrası dönem için de geçerli.

 

ALİ ÇAY: Doğru yapılınca bütün ameliyatlar basit, doğru yapıldı zaman, doğru tekniğe uygun. Bilimdeki gelişmelere muhalefet etmeden, onları okuyarak öğrenip uygulayarak yapıldığı zaman bütün ameliyatlar kolay. Çok sık yaptığımız bir ameliyat ama neredeyse 10 hastadan 7-8’ini hem antibiyotik hem ağrı kesici verildiği için, bazen ultrason normalinde 2-3 gün bekletildiği için ben özellikle vurgulamak istiyorum; sonuçlarının ciddiyeti açısından mutlaka karın ağrılarını ciddiye alsınlar ve mutlaka bir çocuk cerrahının en azından görmesini ve takip etmesini aileleri sağlasın. Ultrasonun normal olması apandisit olmadığı anlamına gelmez. Bizim için asıl olan fizik muayene, laboratuar bir bütün olarak değerlendirmektir.

 

PINAR AKKAŞ: Peki apandisit ameliyatı sonrasında ailelerin dikkat etmesi gereken bir şey var mı çocuklarda? Hemen birkaç gün akabinde?

 

ALİ ÇAY: Bu tabii akut olursa zaten çok küçük bir yerden yapılıyor, bu hem laparoskopik olarak yapılıyor ameliyat şeklinde çok küçük bir yerden yapıyoruz akut perfore değilse. Genellikle ameliyattan sonraki günde beslenmesine başlıyor. Bu tabii yardımcı oluyor, gıdaların verilmesi konusunda, işte çok fazla birden bire beslenmemesini, sıvı gıdadan katıya doğruya gitmesini, yara yere dikkat dilmesi, yara yerinde enfeksiyon açısından uyarıyoruz. Bu şekilde uyarılarda bulunuyorum.

 

PINAR AKKAŞ: Çok teşekkür ederiz Hocam, çok detaylı anlattınız ve bilgilendirdiniz bizleri, izleyenlerimizi.

 

ALİ ÇAY: ben teşekkür ederim programa katılmamı sağladığınız için. Tüm izleyicilerimize de sağlıklı günler dilerim.

 

PINAR AKKAŞ: Bir programımızın daha sonuna geldik. Haftaya yeniden değerli bir konuğumuzla birlikte olmak üzere herkese iyi akşamlar diliyoruz.

 

http://a9.com.tr/izle/193200/Yasam-ve-Saglik/Yasam-ve-Saglik---44-Bolum---Doc-Dr-Ali-Cay-Cocuk-Cerrahisi-Uzmani
 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
flv
mp3
mp4
mp4
youtube
Bedenimizdeki Ayetler
Doktor
Doç. Dr. Ali Çay
Hastalık
Sağlık
Yaşam ve Sağlık
abdominal duvar
boğulma
fıtık
göbek fıtığı
göğüs
göğüs kafesi
kasık fıtıkları