Necm - KURAN-İ KERİM - Harun Yahya
-
1. Battığı zaman yıldıza andolsun;
-
2. Sahibiniz (arkadaşınız olan peygamber) sapmadı ve azmadı.
-
3. O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz.
-
4. O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir.
-
5. Ona (bu Kur´an´ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir.
-
6. (Ki O,) Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Hemen doğruldu.
-
7. O, en yüksek bir ufuktaydı.
-
8. Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi.
-
9. Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.
-
10. Böylece O´nun kuluna vahyettiğini vahyetti.
-
11. Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.
-
12. Yine de siz gördüğü (şey) üzerinde onunla tartışacak mısınız?
-
13. Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü.
-
14. Sidretü´l-Münteha´nın yanında.
-
15. Ki Cennetü´l-Me´va onun yanındadır.
-
16. Sidreyi örten örtmekte iken,
-
17. Göz kayıp şaşmadı ve (sınırı) aşmadı.
-
18. Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.
-
19. Gördünüz mü? Haber verin; Lat ve Uzza´yı.
-
20. Ve üçüncü (put) olan Menat´ı(n herhangi bir güçleri var mı)?
-
21. Erkek (evlat) sizin, dişi O´nun mu?
-
22. Eğer böyleyse, bu, çarpık bir paylaşma.
-
23. Bu (putlar ise,) sizin ve atalarınızın (kendi istek ve öngörünüze göre) isimlendirdiğiniz (keyfi) isimlerden başkası değildir. Allah, onlarla ilgili ´hiçbir delil´ indirmemiştir. Onlar, yalnızca zanna ve nefislerinin (alçak) heva (istek ve tutku) olarak arzu ettiklerine uyuyorlar. Oysa andolsun, onlara Rablerinden yol gösterici gelmiştir.
-
24. Yoksa insana ´her arzu edip dilekte bulunduğu´ şey mi var?
-
25. İşte son da, ilk de (ahiret ve dünya) Allah´ındır.
-
26. Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiçbir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah´ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.
-
27. Gerçek şu ki, ahirete iman etmeyenler, melekleri dişi isimlerle isimlendiriyorlar.
-
28. Oysa onların bununla ilgili hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zanna uymaktadırlar. Oysa gerçekte zan, haktan yana hiçbir yarar sağlamaz.
-
29. Şu halde sen, Bizim zikrimize sırt çeviren ve dünya hayatından başkasını istemeyenden yüz çevir.
-
30. İşte onların ilimden yana ulaşabildikleri (son sınır) budur. Şüphesiz, senin Rabbin; kendi yolundan sapanı en iyi bilen O´dur ve hidayet bulanı da en iyi bilen O´dur.
-
31. Göklerde ve yerde olanlar Allah´ındır; öyle ki, kötülükte bulunanları, yaptıkları dolayısıyla cezalandırır, güzel davranışta bulunanları da daha güzeliyle ödüllendirir.
-
32. Ki onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyük olanından ve çirkin utanmazlıklardan kaçınırlar. Şüphesiz senin Rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.
-
33. Şimdi, o yüz çevireni gördün mü?
-
34. Azıcık verdi ve gerisini kaya gibi sımsıkı elinde tuttu.
-
35. Gaybın ilmi onun yanında da o mu görüyor?
-
36. Yoksa Musa´nın sahifelerinde olan kendisine haber verilmedi mi?
-
37. Ve vefa eden İbrahim´in (sahifelerinde) olan...
-
38. Doğrusu, hiçbir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez.
-
39. Şüphesiz insana kendi emeğinden başkası yoktur.
-
40. Şüphesiz kendi emeği (veya çabası) görülecektir.
-
41. Sonra ona en eksiksiz karşılık verilecektir.
-
42. Elbette son varış Rabbine olacaktır.
-
43. Doğrusu, güldüren ve ağlatan O´dur.
-
44. Doğrusu, öldüren ve dirilten O´dur.
-
45. Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O´dur.
-
46. Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman.
-
47. Gerçek şu ki, diğer diriltme (yeniden neş´et) de O´na aittir.
-
48. Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip hoşnut kıldı.
-
49. Doğrusu, ´Şi´ra (yıldızı)nın´ Rabbi O´dur.
-
50. Doğrusu, önce gelen Ad (halkın)ı O yıkıma uğrattı.
-
51. Semud´u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.
-
52. Daha önce Nuh kavmini de. Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.
-
53. Altı üstüne gelen (Lut kavminin) şehirlerini de O yerin dibine geçirdi.
-
54. Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırdı.
-
55. Öyleyse, Rabbinin hangi nimetlerinden şüphe ediyorsun?
-
56. Bu önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
-
57. O yaklaşmakta olan yaklaştı.
-
58. Onu Allah´ın dışında ortaya çıkaracak başka (hiçbir güç yoktur).
-
59. Şimdi siz, bu sözden mi şaşkınlığa düşüyorsunuz?
-
60. (Alayla) Gülüyorsunuz ve ağlamıyorsunuz.
-
61. Ve şuursuzca baş kaldırıyorsunuz.
-
62. Hemen, Allah´a secde edin ve (yalnızca O´na) kulluk edin.
PAYLAŞ
1
Fatiha
2
Bakara
3
Ali İmran
4
Nisa
5
Maide
6
Enam
7
Araf
8
Enfal
9
Tevbe
10
Yunus
11
Hud
12
Yusuf
13
Rad
14
İbrahim
15
Hicr
16
Nahl
17
Isra
18
Kehf
19
Meryem
20
Taha
21
Enbiya
22
Hac
23
Muminun
24
Nur
25
Furkan
26
Suara
27
Neml
28
Kasas
29
Ankebut
30
Rum
31
Lukman
32
Secde
33
Ahzab
34
Sebe
35
Fatir
36
Yasin
37
Saffat
38
Sad
39
Zümer
40
Mumin
41
Fussilet
42
Sura
43
Zuhruf
44
Duhan
45
Casiye
46
Ahkaf
47
Muhammed
48
Fetih
49
Hucurat
50
Kaf
51
Zariyat
52
Tur
53
Necm
54
Kamer
55
Rahman
56
Vakia
57
Hadid
58
Mücadele
59
Hasr
60
Mümtahine
61
Saf
62
Cuma
63
Münafikun
64
Tegabun
65
Talak
66
Tahrim
67
Mülk
68
Kalem
69
Hakka
70
Mearic
71
Nuh
72
Cin
73
Müzzemmil
74
Müddessir
75
Kıyamet
76
İnsan
77
Murselat
78
Nebe
79
Naziat
80
Abese
81
Tekvir
82
İnfitar
83
Mutaffifin
84
İnsikak
85
Buruc
86
Tarik
87
Ala
88
Gasiye
89
Fecr
90
Beled
91
Şems
92
Leyl
93
Duha
94
İnşirah
95
Tin
96
Alak
97
Kadir
98
Beyyine
99
Zilzal
100
Adiyat
101
Karia
102
Tekasür
103
Asr
104
Hümeze
105
Fil
106
Kureyş
107
Maun
108
Kevser
109
Kafirun
110
Nasr
111
Leheb
112
İhlas
113
Felak
114
Nas