Kaf - KURAN-İ KERİM - Harun Yahya
-
1. Kaf. ´Şerefli üstün´ Kur´an´a andolsun.
-
2. Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu şaşılacak bir şey" dediler.
-
3. "Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (yeniden diriltilecek mişiz)? Bu uzak bir dönüş (iddiasıdır)."
-
4. Doğrusu Biz, yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımızda (bütün bunları) saklayıp koruyan bir kitap vardır.
-
5. Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.
-
6. Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.
-
7. Yeri de (nasıl) döşeyip yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda ´göz alıcı ve iç açıcı´ her çiftten (nice bitkiler) bitirdik.
-
8. (Bunlar,) ´İçten Allah´a yönelen´ her kul için ´hikmetle bakan bir iç göz´ ve bir zikirdir.
-
9. Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik.
-
10. Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da.
-
11. Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir.
-
12. Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud (kavmi) de yalanladı.
-
13. Ad, Firavun ve Lut´un kardeşleri,
-
14. Eyke halkı ve Tubba´ kavmi de. Hepsi elçileri yalanladı; böylece benim tehdidim (onların üzerine) hak oldu.
-
15. Ya, biz ilk yaratılışta güçsüz mü düştük? Hayır, onlar ´karmaşık bir kuşku´ içindedirler.
-
16. Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
-
17. Onun sağında ve solunda oturan iki yazıcı kaydederlerken
-
18. O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
-
19. O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "İşte bu, senin yan çizip kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da).
-
20. Sur´a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür.
-
21. (Artık) Her bir nefis, yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir.
-
22. "Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün keskindir."
-
23. Onun yakını olan (ve yanından ayrılmayan melek) dedi ki: "İşte bu, yanımda hazır durumda olan şey."
-
24. Siz ikiniz (ey melekler), her inatçı nankörü atın cehennemin içine,
-
25. Hayra engel olan, saldırgan şüpheciyi,
-
26. Ki o, Allah´la beraber başka bir ilah edinmişti. Artık ikiniz, onu en şiddetli olan azabın içine atın.
-
27. Onun yakın dostu (saptırıcı) dedi ki: "Rabbimiz, ben onu kışkırtıp azdırmadım. Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi."
-
28. (Allah buyurur:) "Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce ´kesin bir uyarı´ göndermiştim."
-
29. "Huzurumda söz değişikliğe uğratılmaz ve Ben kullara zulmedici değilim."
-
30. O gün cehenneme diyeceğiz: "Doldun mu?" O da: "Daha fazlası var mı?" diyecek.
-
31. Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir, (o gün) yakınlaştırılmıştır.
-
32. Bu, size vadolunandır; (gönülden Allah´a) yönelip dönen (İslam´ın hükümlerini) koruyan,
-
33. Görmediği halde Rahman´a karşı ´içi titreyerek korku duyan´ ve ´içten Allah´a yönelmiş´ bir kalb ile gelen içindir.
-
34. "Ona ´esenlik ve barış (selam)la´ girin. Bu, ebedilik günüdür."
-
35. Orada diledikleri her şey onlarındır; katımızda daha fazlası da var.
-
36. Biz bunlardan önce nice nesiller yıkıma uğrattık ki onlar, zorbaca yakalamak (yakıp yıkmak, baskı ve şiddetle yönetmek, sindirmek) bakımından kendilerinden daha üstündüler; şehirlerde (yerin üstünü altına getirip, sayısız kazı, inşaat ve araştırmalarla her yanı) delik deşik etmişlerdi. (Ama) kaçacak bir yer var mı?
-
37. Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır.
-
38. Andolsun, Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık; Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
-
39. Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.
-
40. Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O´nu tesbih et.
-
41. Çağırıcının, yakın bir yerden çağrıda bulunacağı güne kulak ver;
-
42. O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte bu, (dirilip kabirlerden) çıkış günüdür.
-
43. Gerçek şu ki, dirilten ve öldüren Biziz, Biz. Ve dönüş de Bizedir.
-
44. O gün yer, onlardan çatlayıp ayrılır da (onlar,) hızla koşarlar. İşte bu, Bize göre oldukça kolay olan bir haşir (sizi bir arada toplama)dır.
-
45. Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur´an ile öğüt ver.
PAYLAŞ
1
Fatiha
2
Bakara
3
Ali İmran
4
Nisa
5
Maide
6
Enam
7
Araf
8
Enfal
9
Tevbe
10
Yunus
11
Hud
12
Yusuf
13
Rad
14
İbrahim
15
Hicr
16
Nahl
17
Isra
18
Kehf
19
Meryem
20
Taha
21
Enbiya
22
Hac
23
Muminun
24
Nur
25
Furkan
26
Suara
27
Neml
28
Kasas
29
Ankebut
30
Rum
31
Lukman
32
Secde
33
Ahzab
34
Sebe
35
Fatir
36
Yasin
37
Saffat
38
Sad
39
Zümer
40
Mumin
41
Fussilet
42
Sura
43
Zuhruf
44
Duhan
45
Casiye
46
Ahkaf
47
Muhammed
48
Fetih
49
Hucurat
50
Kaf
51
Zariyat
52
Tur
53
Necm
54
Kamer
55
Rahman
56
Vakia
57
Hadid
58
Mücadele
59
Hasr
60
Mümtahine
61
Saf
62
Cuma
63
Münafikun
64
Tegabun
65
Talak
66
Tahrim
67
Mülk
68
Kalem
69
Hakka
70
Mearic
71
Nuh
72
Cin
73
Müzzemmil
74
Müddessir
75
Kıyamet
76
İnsan
77
Murselat
78
Nebe
79
Naziat
80
Abese
81
Tekvir
82
İnfitar
83
Mutaffifin
84
İnsikak
85
Buruc
86
Tarik
87
Ala
88
Gasiye
89
Fecr
90
Beled
91
Şems
92
Leyl
93
Duha
94
İnşirah
95
Tin
96
Alak
97
Kadir
98
Beyyine
99
Zilzal
100
Adiyat
101
Karia
102
Tekasür
103
Asr
104
Hümeze
105
Fil
106
Kureyş
107
Maun
108
Kevser
109
Kafirun
110
Nasr
111
Leheb
112
İhlas
113
Felak
114
Nas