HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Merak Ettikleriniz - 21

Merak Ettikleriniz - 21

Harun Yahya
14967
15 Kasım, 2014
Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek
Merak Ettikleriniz

MERAK ETTİKLERİNİZ 21

 

DİDEM ÜRER: Merhabalar. Merak ettikleriniz programında yeniden bir aradayız. Bize sorularınızı merakettikleriniz@a9.com.tr adresinden ulaştırabilirsiniz. Merak ettiğiniz, cevap bulamadığınız sorulara Kuran, hadisler ve modern bilimin ışığında hep birlikte cevap arayacağız. Şimdi başlıyoruz, inşaAllah.

 

AYLİN KOCAMAN: Bir kardeşimiz güzel bir soru sormuş. Demiş ki: “PKK'nın gerçek yüzünü yani Kürt halkını koruyucu değil, onların haklarını gasp edeceği gerçeğini Kürt kardeşlerimize, özellikle Kürt gençliğine nasıl anlatmalıyız? Çünkü PKK'nın sözüne çok çabuk itibar ediyorlar.”

 

 PKK'nın sözüne itibar eden gençlerimiz var gerçekten Güneydoğu'da. Bunun sebebi de tek yanlı eğitimin orada hüküm sürüyor olması. Şimdi şöyle bir durum var. Bunu Hocamız çok uzun zamandır üzerinde duruyor. Bir komünist eğitim var PKK tarafından yapılan ve bu çok ciddi şekilde, çeşitli, hatta organize bir şekilde Güneydoğu'da yapılıyor. Ellerinde komünist kitaplar, biliyorsunuz PKK militanlarını da öyledir, dağda bile ellerinde komünist kitaplar ve bu insanlar önce bir eğitimden geçirilirler, komünizmi öğrenirler. Komünizmin kaynağı olan Darwinizm öğrenirler ve böylelikle bir ideolojik altyapı olduktan sonra silahı eline alırlar.

Güneydoğu halklarına da ulaştıklarında elde ettikleri bu eğitimi Güneydoğu halklarına veriyorlar. Şimdi orada bir baktığımızda Güneydoğu halklarına, onlar da okul kitaplarında okudukları şey yine Darwinizm. Yani PKK'nın fikri altyapısını kendi okul kitaplarında da devlet okul kitaplarında da okuyor bu insanlar. Dolayısıyla öğrendikleri tek şey Darwinizm oluyor, Darwinizm'den yola çıkmış olan komünizm oluyor. Komünist akımlar da doğal olarak temelinde terörü beraberinde getiriyorlar. Şimdi tek yanda eğitim olunca oradaki gençlerin inanmaları, gerçekten komünist bir ideolojiye doğru kaymaları mümkün olabiliyor. Bu gerçekten bu kardeşimizin de dikkat çektiği gibi çok ciddi bir tehlike, çok ciddi bir tehdit.

Ülkemizden PKK belasını kaldırmayı biz amaçlıyoruz, hedefliyoruz. Fakat orada tek yanla eğitim sürdüğü için bu olay hiçbir şekilde sona ermiyor. Belki de taraftar kazanıyorlar bu yöntemle. Hocamız’ın söylediği çok önemli bir şey var. PKK ile mücadele sadece ilmi çalışmayla olur. Bu ilmi çalışmanın yapılabilmesi için de Darwinizm karşıtı bir eğitime ihtiyaç var. Çünkü Darwinizm biliyorsunuz bir safsatadır, yalandır. Komünizm de bu yalan üzerine kurulmuştur. Ama okul kitaplarında gerçek gibi anlatıldığı için işte bu insanlar da çıkıp, bu militanlar da gelip, terör örgütü elemanları bunu gerçekmiş gibi anlattıkları için bununla inanan çıkabiliyor. Ama karşı bir eğitim yok. Yani gerçeği anlatan yok.

Bilimsel delillerle, işte bu bilimsel delil Darwinizm'i şöyle çürütür, bu bilimsel delilin işte şu şekilde Darwinizm'in altyapısını ortadan kaldırır, bu bilimsel delil yaratılışı şu şekilde ispat eder diye bir eğitim politikasına çok çok acilen, Güneydoğu'da özellikle ihtiyaç var. Bunun için Hocamız bir çağrı yapmıştı. Biz her türlü yardıma hazırız bu konuda. Kitaplarımız, eserlerimiz her konuda bu konuda bir çalışma yapabiliriz ama devletin mutlaka özellikle TRT'yi devreye sokarak güneydoğuda böyle bir çalışmayı hemen başlatması çok çok acildir. O zaman işte oradaki gençlerimizi de kazanırız. PKK belası da ortadan kalkar, inşaAllah.

 

DİDEM ÜRER: Tabii burada yapılan propagandalardan ilk aşama, Allah inancını insanlardan uzaklaştırmak. Şimdi hem Allah inancını insanlardan uzaklaştırmak için PKK'nın yaptığı bir çaba var. Bununla ilgili çok ciddi gayretleri var. Burada komünizm eğitimi verirken asıl yapmak istedikleri zaten insanların yaratılmış, Allah tarafından yaratılmış varlıklar değil, tesadüfler sonucunda meydana gelmiş ve yok olup gidecek, herhangi bir şekilde eğer kendileri başkalarını ezmezlerse o başkaları gelip kendilerini ezeceği bir çatışma ortamı içerisinde bulunan varlıklar olarak, hatta mahluklar olarak insanlara telkin yapıyorlar. Bu anlamda da Öcalan'ın sözü olan “insan en vahşi hayvandır” verilen en önemli telkinlerden bir tanesi. Siz eğer okullarda bunu destekleyecek bir eğitim yapmaya devam ederseniz o zaman bu gençler yetişirken zaten kendileri Allah tarafından yaratıldıklarına sadece din derslerinde, oda mecburi olarak girmeleri gerektiğini zannettikleri veya bazı gençlerin ailelerinin baskısıyla sadece okumayı düşündükleri bir din dersinin dışında bir ders olarak kalır bu.

Halbuki burada yapılması gereken sadece din derslerinde Allah'ın varlığının anlatılması değil, gençlere etraflarına baktıklarında gördükleri bütün delillerin Allah'ın varlığının delilleri olduğunun tam olarak bilimsel olarak ikna edilmesi. Bunu yaptığınızda siz o zaman komünist zihniyetle, PKK'nın zihniyetle bir gencin yanına gelip açıklama yapan bir insan, bir kere önce kökleşmiş ve kesin kanaat gelmiş bu zihniyeti yok etmek zorunda kalır. Ki bu da zaten imkansızdır. Onun üzerine artık Allah'ın varlığının olmaması üzerine anlatılabilecek herhangi bir ideolojik baskı bu gençler üzerinde bir etki oluşturmaz. Çünkü bu gençler Allah'ın gökleri ve yeri yaratan olduğunu zaten bilirler. Etraflarına baktıklarında gördükleri her delilde, bütün doğa üzerindeki her güzellikte Allah'ın varlığını görebilirler ve ona samimi iman edebilirler. Ancak bu eğitim olmadığı sürece yani Darwinizm karşı dediğimizde biz o işte maneviyatın güçlendiği gençlerde, özellikle güneydoğu bölgemizde gençlerin aslında dinin sadece bana zihniyetten kaynaklanan bir baskı inancı olmadığını gösterdiğimizde gençler o zaman dine daha sıcak bakacaklar ve daha olumlu yaklaşacaklar. Kuran dinini anlattığımızda, İslam'ın barış dini olduğunu tam olarak kanaat getirerek Kuran'dan delilleriyle ve ayetleriyle anlattığımızda, işte Hocamız’ın bağnazlık kitabının vesilesiyle de bunu çok rahat yapabilirler. Devletimiz de bu kitabın aslında içeriğini çok rahatlıkla anlatabilir ama bu zor oluyor olabilir belki resmi bir politik olarak. Ama bütün insanlarımız bunu yapabilecek güçte ve kabiliyette böyle bir imkan var.

Bütün televizyon kanal özellikle buradan sağ kesimin televizyon kanallarına, gazetelerine ve internet sitelerine çağrıda bulunmak istiyorum. Bu çağrıyı Hocamız zaten internet sitemizden de yaptı ve her birine imkanlarını çok çok iyi kullanabilirler. Ülkemizin bölünmesine karşı geliyoruz biz. Ülkemizin bölünmesini asla kabul etmiyoruz. Ve bunun için de el birlik olarak gayret göstermeliyiz. O yüzden sağ kesime ait olan bütün televizyon kanallarının Allah'ın varlığının delillerini gün içerisinde belirli vakitlerde bölünmüş olarak çok rahatlıkla anlatabilecekleri programlar oluşturabilirler. Sadece insanları belirli şeylere yöne açacak, sırf haberleri verecek sırf işte spor programlarını verecek şekilde değil de böyle bir imkan ellerinde var ve Allah böyle bir imkanı onlara nimet olarak sunmuş çok rahatlıkla değerlendirebilirler. İnternet sitelerinde insanlara bu propagandayı yani karşı propagandayı, PKK'nın gençlerimiz üzerinde oluşturduğu o ideolojinin sapkınlıklarını ortaya koyacak şekilde çok kapsamlı anlatabilirler. Bir araştırma yapmalarına gerek yok. Zaten Harun Yahya sitelerinde bunu çok rahatlıkla delilleriyle bulup, delilleriyle bütün gençlere sunabilirler. Böyle bir imkan varken bunu yapmamanın çok büyük tarihi sorumluluğu olabilir. O yüzden buradan bir kere daha biz bu çağrıyı bütün kesimlere yapmış olalım, inşaAllah.

Ben de bir soru okuyayım kardeşlerimizden gelen. Şöyle söylüyor: ''Selamlar.” Aleyküm Selam. “Dünyada mesleklere göre kazanılan ya da zoraki bu özelliklere sahip olmaya çalışılan karakterler var. Sizin de bildiğiniz gibi bulunduğu durumu idare edebilmek için güzel ahlak özelliğinden taviz vermek Müslümana yaraşır doğru bir davranış modeli midir?'' diye sormuş izleyicimiz.

 

Bu tabii ki önemli ve vahim bir konu aslında. Fakat tabii ki bütün meslek dalları ve bu meslek dallarındaki bütün kişiler için geçerli olan bir şey değil. Ama bir toplamında bunu değerlendirebiliriz gerçekten. Mesela bir insan girdiği İngilizce’nin yoğunluklu olarak kullanıldığı bir iş yerine girdiğinde, genellikle bilişimle ilgili iş yerleri olabiliyor bu. Birdenbire kişiliğini tamamen değiştirip son derece farklı yabancı kelimeler kullanarak bunların telaffuzlarıyla birlikte böyle özenti bir üslubun içerisine girerek bir anda gerçek kişiliğini kaybedebiliyor. Bir bakıyorsunuz bambaşka bir insan olmuş. İşte normal ailesinin içerisinde yemek yerken bile konuşurken farklı yabancı kelimeler kullanmaya başlamış.

Bir insanın kültürlü olması güzeldir. Yabancı dil bilmek çok önemli ve güzeldir. Özellikle tebliğ yapabileceğimiz şu dönemde yabancı dil çok gerekli gerçekten önemli bir konu. Ama bunu sırf hava atabilmek, sırf bazı şeyleri bildiğini bazı insanları ispat edebilmek için yapmak küçük düşürücüdür. Veya bir insan patron olabilir bir iş yerinde, bu patronluğundan kaynaklanan kendinde daha alt kesimde bulunan daha alt görevlerde bulunan insanları ezici bir üslup kullanması, sırf patron oldu diye yürüyüşünün değişmesi, mesela daha önceden belki o işyerinin patronu değil ve daha alt mevkide bir işyerinde çalışırken birdenbire maddi imkanla kavuşup o işyerini satın aldıktan sonra kişiliği değişen insanlar olabildiğini biliyoruz.

İşte Müslümanda böyle kişilik değişiklikleri olamaz. Tabii ki bunu birçok mesleğe göre çok fazla sayıda örnekle çoğaltmak mümkün. Ama burada önemli olan Müslüman'ın kişiliğinin sabit olması. Çünkü Müslüman her an ölecek olduğunu bilen, her an Allah'ın huzuruna bir göz kırpması kadar kısa bir süre içerisinde geçebileceğini bilen ve bundan dolayı da acizinin her an farkında olan insan demektir. Bu da Müslüman'a öyle bir özellik kazandırır ki, ahirette de Allah'ın karşısına yapayalnız tek başına gideceğini bildiği için, Müslüman her zaman nasıl ahirette Allah'ın karşısına çıktığında o aczini bilen, Allah'a olan hayranlığıyla, teslimiyetiyle, boyun eğiciliğiyle o üslupta olacağını biliyorsa Müslüman, işte gün içindeki bütün tavırları da bu şekildedir.

Bu ama demek değildir ki insanları sürekli ezik bir üslup kullanmak anlamında değildir. Çok kişiliklidir, çok akıllıdır, tavırları kaliteli ve nezih olur ama hiçbir şekilde ne işine, ne makamına, ne mevkiine göre, ne daha alt sınıfta bir iş yerinde çalışıyorsa, ne de daha üst bir makamdaysa buna göre kişilik değişikliğine girmez. Bir yere gittiğinde de tavrı değişmez. Bir devlet dairesinde de tavrı değişmez. Bir diskoda da tavrı değişmez. Okulda da değişmez. Hiçbir yerde veya bir meclis binasının içerisine girdiğinde de değişmez. Her yerde Allah vardır. Allah onunla birliktedir. Ona göre de tavırları her zaman düzgün, kaliteli, nezih ve itidalli olarak Allah korkusu hissedilecek şekilde olur, inşaAllah.

 

AYLİN KOCAMAN: Tabii bu arada her gittiği yerde de Allah'ı anar. Çünkü dediğin gibi Allah her yerde ve her yaptığı işte Allah'la beraber. Hani diyorlar ya, diskoya gittiğinde anamaz ama camiye gittiğinde orada anabilir. Ya da şu meslekte onu yapamaz falan gibi böyle yakıştırmalar var. Böyle bir şey de doğru değil.

 

Ben bir başka kardeşimizin sorusunu okumak istiyorum. Diyor ki kardeşimiz: “Türkiye'de sizin dışınızda İslam'ı yaşadığını iddia edip, İslam adına aktif faaliyet halinde olan başka bir grup yok. Gizemli içe kapalı olmak İslam dininin gereği midir?” Diye sormuş.

Şimdi tabii burada bir haksızlık yapmayalım. Burada gerçekten çok değerli topluluklar var, gruplar var. Çok ciddi şekilde faaliyet yapan. Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ın topluluğu var. Hep Hocamız’ın tabiriyle, Şeyh Nazım Hazretleri'nin gülleri her taraftalar. Çok ciddi şekilde güzel faaliyetler içindeler. Şeyh Mehmet Efendi, Şeyh Bahadır Efendi, tabii hepsi nezih insanlar. Yani çok çeşitli yerlerden çok ciddi şekilde güzel faaliyetler yapanlar var. Dolayısıyla gerçekten İslam adına aktif olan çok fazla insan var, çok fazla grup var.

Fakat diğer kısmı, kardeşimizin üstüne durduğu diğer kısmı önemli. Diyor ki, gizemli içe kapalı olmak İslam dininin gereği midir? Bazıları bunu böyle algılarlar gerçekten. Eğer İslam dinine dönüyorsan kendi içine dönmelisin. Bazen bu tasavvufta da işlenir. Kendi içine dönmelisin. İnsanlardan kendini soyutlamalısın, dış dünyadan soyutlamalısın. Hatta bir kısmı bundan dolayı çok ciddi şekilde yabanileşir, uzaklaşır. Hatta öfkeli bir uzaklaşma içine girer. Burada samimi Müslümanları tenzih ederim. Fakat böyle bir şey, gerçekten böyle bir anlayış vardır. Hurafe dininde vardır. Halbuki İslam dini tebliği gerektirir. Şimdi İslam dini tebliği gerektirdiği için de dışa açık olmak, insanları tanımak, insanların düşüncelerini, ideolojilerini bilmek, onlara karşı bir çaba içinde olmak, onlara doğruyu anlatmak, çünkü biliyorsunuz İslam dininin gereği kötülükten men edip iyiliği emretmektir. Bunu yapabilmek için tebliğ içinde, bir faaliyet içinde olmaya gerektirir.

Şimdi bu faaliyet zorlu bir faaliyettir. Çünkü neden? Genel olarak insanların çoğunluğuna Allah dikkat çeker. İnsanların çoğunluğunun yanlış yolda olduğuna dikkat çeker ayetlerinde. Dolayısıyla doğruyu getirmek yürek ister. Yani doğruyu getirmek kimi zaman çoğunluğa karşı gelmeyi gerektirir. Bu, şu anlamda bir karşı gelmek değil, gidip bağırış çağırış yapıp orada kavga edip karşı gelmek değil. İdeolojik anlamda onlarla uyuşmamak anlamına gelir. Şimdi kimisi böyle bir uyuşmazlık karşısında öfkeli olur. Mesela ateizmi savunan bir kişi dinin anlatılmasından rahatsız olabilir. Hatta öfkeye kapılabilir ya da işte biz Darwinizm çürütüyoruz bütün gücümüzle ama dünyanın çok büyük bir kısmı Darwinizm savunuyor. Bu insanlar hedef haline getirebilirler. Her şey olabilir. Dolayısıyla doğruyu hakkı savunmak her zaman için yürekli olmaya gerektirir. Dolayısıyla Müslüman cesurdur. Öyle içine kapanıp arka planda kalan değildir. Cesaretle ön plana çıkandır. Bunun için hiç kimseden korkmayandır, hiçbir şeyden çekinmeyendir. Çünkü Müslüman'ın özelliği yalnızca Allah'tan korkmasıdır. Ve Allah'tan korktuğu için de hak olanı bildiği, tebliğ etme görevi kendisine verildiğini bildiği için de doğruyu anlatmaktan hiçbir zaman çekinmez. Öyle bir özelliği vardır.

Şimdi kardeşimiz bizim içinde bulunduğumuz bu arkadaş grubumuzu ön plana çıkarmış. Bizim Hocamız’ın ilk başta en önemli özelliği korkusuz olmamız. Yani biz PKK'ya çok ciddi şekilde karşı koyabiliyoruz, ideolojisini çok ciddi şekilde ayaklar altına alabiliyoruz ideolojik anlamda. Darwinistlerle mücadele ediyoruz, komünist ideolojilere karşı geliyoruz. Bunun bir sebebi var. Burada doğru olanı yaptığımızdan eminiz Allah'ın izniyle. Ve doğru olanları Allah mutlaka, hak olanı her zaman galip kılacak bunu da biliyoruz. Şimdi o yüzden bu zorlu mücadele öyle herkesin yapabildiği bir şey değil. Ama Müslüman imanlı ve Allah'a güvenen bir Müslümanın çok kolay yapabileceği bir şey. O anlamda öne çıkan insanlar hep zaten bu Allah korkusuyla yaşayan insanlar olurlar. Güçlü imanlı insanlar olurlar. Ve ne güzeldir ki Allah inşaAllah o hak olanı mutlaka galip kılacak. Batıl olanı ortadan kaldıracak. Bundan da emin olurlar o insanlar.

 

DİDEM ÜRER: Çok güzel anlattın. Allah razı olsun Aylin’ciğim.

 

Yeni bir soru daha okuyorum. Kardeşimiz şöyle sormuş, “Şeytandan Allah'a sığınırım: Allah ayetinde ‘onların göğüslerinde kinden ne varsa tümünü sıyırıp çektik. Kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.’ Hicr Suresi 47. Ayette bu şekilde buyuruyor. Cennete ilk gidildiğinde dahi kin varsa dünya hayatında insan nefsini kinden arındıramaz mı?” diye sormuş.

Şimdi herhalde biraz daha farklı bir üslup da kurmuş fakat cennete ilk gidildiğinde kin yok tabii ki. Burada bizim Allah'ın bize anlatış şekli, cennetin içerisinde kin olup da sonra da cennette bu kinden arınmak değil. Bize anlatılan ahirete gittiğimizde yani ölümle birlikte insanın zaten hemen daha o ölüm anında melekler canını alırken ahiretteki konumu anlaşılacak şekilde bir ortam var. Yani siz daha dünya üzerinde yaşarken insanlar belki de daha o kişinin son nefesini verdiğini anlayamazken o insan meleklerle buluşmuş oluyor ve iman edenlerin canı güzellikle alınıyor, inkar edenlerin de canı sırtlarına vurarak acı içinde alınıyor. Ve orada siz ahiretteki konumunuzu anlayacak şekilde gidiyorsunuz.

Burada Allah zaten ahirete giden bir insanın, öldükten sonra sonsuza kadar yaşayacağını anlamış olan bir insanın, içerisinde işte orada kinden ne varsa söküp aldığını bildiriyor bize. Fakat bu ne demektir? Allah bize cennet özelliklerini Kuran'da anlatır ki, biz dünyada zaten bu özellikleri kendimizde gösterebilelim, bu eğitimi kendimizde yapabilelim diye. Yoksa cennette biz kinin, nefretin ve sevginin ne olduğunu bilmezsek, orada hangisinden arınmanın bir nimet olduğunu, sevgi yaşamanın nasıl bir nimet olduğunu fark edemeyebilirdik. Ki Allah bunu bize Hz. Adem (as) kıssasıyla anlatır. Cennette yarattığında Hz. Adem (as)’ı Allah, dünyanın nasıl eksikliklerle yaratılmış olan bir yer olduğunu bilmediği için Hz. Adem (as), daha sonrasında gerçekten çok büyük bir imtihan olarak dünyaya geri çevriliyor. Ve o sırada nasıl bir nimeti kaybettiğini çok iyi anlayabiliyor. Ki bu gerçekten çok zor bir imtihan. Ahirete dünyadan gitmek çok büyük bir nimet ama orada cennetten dünyaya geri gelmek bir insana olabilecek gerçekten en büyük imtihanlardan bir tanesi.

Ama işte Allah orada dünyada bize kötülükleri gösteriyor, kini gösteriyor, sevgiyi gösteriyor, ikisinin arasındaki zıtlıkları gösteriyor ki biz neyi yapmamız gerektiğini, neyi yapmamamız gerektiğini kendimizi eğiterek öğreniyoruz. Kötülüklerden sakınıyoruz ki bu kötülüklerden arındığımızda nasıl refaha kavuşacağımızı, nasıl mutluluk içerisinde yaşayacağımızı anlayabilelim. Ve bunun ne kadar büyük bir nimet olduğunu, nefis mücadelesinin ahirette kurtulmuş olmanın nefis mücadelesinden nasıl bir nimet olduğunu fark edebilelim istiyor Allah. O yüzden de dünyayı bir imtihan ortamı olarak yaratıyor.

İşte burada da Müslümanlar ahirete gittiklerinde değil birbirlerinin açıklarını aramak, değil birbirleriyle tartışmak, kin duymak birbirlerine ki şu anda İslam coğrafyasında yaşananın tamamen zıddıdır bu anlatım. İslam coğrafyasında hep öfke ve kin üzerine, sırf mezhebinden dolayı birbirini yok eden, katleden, vahşice işkence yapan insanlar görünümündeler Müslümanlar.

Müslümanlık bu değildir tabii ki. Biz biliyoruz ki ne olursa olsun kardeşinin nefsini kendi nefsine tercih eden, kardeşini her zaman üstünlükle, güzellikle muamele eden, ona en güzel sözü seçip söyleyen bir ahlaka sahip olmalı Müslüman. Sevgi yöneltmeli ve iman edenlerin kalbine de sevgi kılacağını biliyoruz ayetlerinde Allah'ın. İşte böyle bir özelliği dünyada edinerek, dünyada gayret göstererek, ahirete gittiğimizde de bu çirkin özelliklerden arınarak kin gibi, nefret gibi, öfke gibi, kıskançlık gibi, çirkin hırslar gibi, bunlardan arınarak işte cennette nasıl bir nimete kavuştuğumuzu çok daha iyi anlamış olacağız, inşaAllah.

 

AYLİN KOCAMAN: İnşaAllah, çok güzel bir nimet olacak Müslümanlar için, iman edenler için. Çünkü o zorlukları bilip gitmek çok büyük bir güzellik.

 

DİDEM ÜRER: Bu akşamki programımız burada sona eriyor, inşaAllah. Bize sorularınızı, merakettikleriniz@a9.com.tr adresine gönderebilirsiniz. Yeniden görüşmek üzere, hoşça kalın.
 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
flv
mp3
mp4
mp4
youtube
Acizlik
Ahiret Hayatı
Aylin Kocaman
Cehennem
Cennet
Darwinist
Darwinizm ve Irkçılık
Didem Ürer
Dünyanın geçiciliği
Güneydoğu
Komünizm
Kuran Ahlakı
Kuran-ı Kerim
Kürt Sorunu
Merak ettikleriniz
Mümin
Müslüman
PKK
PKK Baskısı
PKK Terörü
PKK İdeolojisi
Pkk ile Fikri Mücadele
Terörist
Terörizm
ideolojik çatışmalar
modern islam
Ölüm
İslam Ahlakı
İslamiyet