logo HARUN YAHYA

Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi?

Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi?

The Jakarta Post ve The Malaysian Insider – 3 Eylül 2015

Geçtiğimiz hafta sınırı geçmek isteyen mültecilerin trajik görüntülerini Makedonya'dan izledik. Sınıra yığılan binlerce zavallı insan, Makedonya polisinin şiddet ile karşılık vereceğini, geçişlerini engellemek için dikenli tellerle karşılayacaklarını belki de hiç tahmin etmemişlerdi. Bu insanlar savaşın devam ettiği ülkelerinden kaçmış, şişme botlarla Yunanistan'a doğru ölüm yolculuğuna çıkmışlardı. Dile kolay, bu maceranın merkezi Akdeniz 2 binden fazla göçmene mezar olmuştu. Ölüm yolculuğunu aşmayı başaran mülteciler, tam yolun sonuna geldik derken, AB ülkelerinden birinin kapısında bu karşılamayı beklemiyorlardı.

Hayatlarını garanti altına almak için Almanya'ya doğru yönelen Suriyeli, Eritreli, Somalili, Iraklı ve Afgan mülteciler bahsettiklerimiz. Ülkelerinden daha iyi bir yaşam veya yoksulluk nedeniyle değil, sadece hayatlarını kurtarmak için ayrıldılar. Makedonya sınır şehri Gevgelija'daki genç bir mültecinin şu sözleri durumu açıklıyor: "Her ülke benim ülkemden iyidir. Benim ülkemde savaş var, ölüm var." Ölümden kaçmak için ölümü göze almak büyük bir çaresizliktir; ancak ne yazık ki rahat içinde yaşayan kişilerin pek azı bunu fark edebilir.

Avrupa şu anda bunun sınavını veriyor. Vicdanlı sesler çıksa da, halkın büyük çoğunluğu mültecilere yardım konusunda ön saflarda koşsa da, Avrupalı yöneticilerin bir kısmı henüz "mülteci"nin bir sorun değil, bir mecburiyet olduğunu tam anlamış gibi görünmüyor. İngiltere, Fransa ve Almanya'nın konunun çözümü konusunda uzlaşmaya varamaması, AB ülkelerinin Brüksel'den gelen çözüm önerilerini reddetmesi durumu daha büyük açmaza götürmüş durumda. AB ülkelerinin her biri, oldukça sınırlı sayıda mülteci alma konusunda kararlı. AB'nin uygulamaya geçirdiği kota uygulaması, 28 üye ülkenin ekonomisi ve nüfusuna göre mülteci almasını öngörüyordu. Fakat söz konusu uygulama da ülkelerin rakamlara itiraz etmesi sebebiyle rafa kalktı. Macaristan, mültecilerin ülkeye girişini engellemek için sınırına dev bir duvar örmeye devam ededursun, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti gibi kimi ülkeler bünyelerine sadece belli sayıda "Hristiyan" mülteciyi kabul edeceklerini açıkladı. Bu durum, Avrupa mülteci kabusunun ne kadar ürkütücü boyutlarda olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Slovakya, bu sözleri sonradan geri alsa da AB'nin talep ettiği 1100 mülteciye sığınma talebini reddeden Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun şu sözleri içler acısı: "Tek bir sorum var. Libya'yı kim bombaladı ve Kuzey Afrika'daki sorunlara sebep oldu. Slovakya mı? Hayır."

Afganistan savaşını başlatan ABD'ydi; Suriye savaşını başlatan ise Baas rejimi. Fakat altı milyona yakın mülteciyi bünyelerine alırken ne Pakistan savaşı kimin başlattığını sordu ne Türkiye, ne Lübnan, ne de Ürdün. Çünkü bu ülkeler, bir insanlık dramı ile karşı karşıya olduklarının farkındalardı. Türkiye şu an dünyada mülteci alan ülkeler sıralamasında birinci durumda. Resmi rakamlara göre 1.6 milyona, gayri resmi rakamlara göre 2.5 milyona ulaşan mülteci akını, Avrupa ülkelerine kıyasla milli geliri çok yüksek olmayan Türkiye için bir problemdi kuşkusuz. Fakat Türkiye bu problemi kimseye hissettirmedi. Suriyeli mülteciler için 6 milyar doları kendi bütçesinden öderken, Kobani saldırıları sırasında sadece bir günde 350 bin mülteciye kapılarını açmışken, kimse Türkiye'nin üstlendiği sorumluluğu düşünmüyordu bile. Şimdi Avrupa'da çıkarılan yaygara, sadece Temmuz ayında bölgeye ulaşan 107 bin mülteci için. Bir kısmı dünyanın en büyük ekonomilerine sahip 28 ülke, 107 bin insanın bakımını bir türlü üstlenemiyor.

Hatırlanacağı gibi bu kavga geçtiğimiz aylarda sadece 40 bin mültecinin paylaşılması konusunda yaşanmış ve çabalar yine sonuçsuz kalmıştı. Avrupa Parlamentosu Grup Başkanı Gianni Pittella bu çaresizlik karşısında şu sözleri sarf etmişti:

Beş ay süren görüşmeler sonunda AB üyelerinin 40 bin mülteciyi yerleştirme konusunda bir anlaşmaya varamamaları gülünçtür... Bazı AB üyeleri 250 mi, 500 mü sığınmacı alalım diye münakaşa ederken Türkiye, Ürdün ve Lübnan 3,5 milyondan fazla sığınmacı kabul etti. Bu durum o ülkelerin insanlık ve dayanışmasının göstergesi iken Avrupa'da insanlık ve dayanışma eksikliğinin ithamıdır. Bu rakamlar ortadayken nasıl dünyada insani liderlik iddiasında bulunabiliriz? 58

İtalya Başbakanı Matteo Renzi'nin tepkisi ise benzerdi: "Eğer 40 bin kişi konusunda anlaşamıyorsanız kendinizi Avrupalı olarak nitelemeye hakkınız yok. Eğer sizin Avrupa idealiniz buysa kendinize saklayın. Ya ortada bir dayanışma vardır ya da vaktimizi boşuna harcamayın." 59

1. Siz sınırı açmazsanız ne yiyeceğmiz ne de suyumuz var.

Avrupa'nın bazı bölgelerinde mülteciler, tazyikli sular, göz yaşartıcı gazlarla geri püskürtülmeye çalışılmakta, kimi zaman darba maruz kalmaktadır. Güzel Avrupa, sadece zenginleşmeye odaklanmış bir elit birliği değil, insanlığı önde tutan bir medeniyet birliği olmalıdır.

Dünyada yaygınlaşan terör ve mülteci alımının teröristlerin gelişine de yol açacağına dair korku Avrupa için kuşkusuz anlaşılabilir bir şeydir. Fakat bunun çözümü mümkündür; mültecilerin kimliklerinin belirlenmesi ve yerleştirilmeleri sırasında gerekli kontroller kolayca yapılabilir. Bunun dışında ülkelerinden kaçmış zavallıların birer insan olduğunu unutup onlara adeta bir yük olarak bakmak, "sen benden fazla yük al" kavgasına girişmek, Avrupa'ya her an kendi toplumlarını yozlaştıran korkunç bir trajedi olarak dönebilir. Avrupa mülteciyi; ancak ölümden kaçan Allah'ın misafiri olarak gördüğünde, bu konuyu bir sorun değil insanlığa katkı sağlayacak bir imkan olarak gördüğünde gerçek medeniyete ulaşacaktır. İnsanı, demokrasisi, kültürü ile güzel Avrupa, sadece zenginleşmeye odaklanmış bir elit birliği değil, insanlığı önde tutan bir özgürlük ve medeniyet birliği olmak zorundadır. Bunu yapmanın başlıca yolu insanları ırklarına, dinlerine ve yaşam şekillerine göre sınıflandıran ilkel bakış açısından kurtulmaktır. Avrupa geçmişte en büyük hatalarını bu zihniyet nedeniyle yapmıştır, şimdi artık bunun telafi zamanıdır.

Ve onların mallarında belirli bir hak vardır: Yoksul ve yoksun olan(lar) için.
(Mearic Suresi, 24-25)

 

Dipnotlar

58. http://www.socialistsanddemocrats.eu/newsroom/gianni-pittella-migration-failure-agree-relocation-40000-refugees-farcical

59. http://www.independent.co.uk/news/world/europe/mediterranean-migrant-crisis-furious-italian-pm-matteo-renzi-forces-belated-compromise-on-quotas-at-10349039.html

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Bu kitapta ara
Mültecilerin Hayatını Nasıl Kolaylaştırabiliriz? Güvenlik Sorunu Duvarlarla Çözülmez Mülteciler Avrupa İçin Sorun Değil Önemli Bir Değerdir Seçim Zaferi Rohingyalara Ne Getirecek? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız? Suriyeli Mülteci Kardeşlerimizin Güvenliği Misafirperver Türk Halkına Emanet Libya'da Öncelik Bloklar Arası Sevgi ve Şefkat Tesisi Olmalı; Devamında Uzlaşı Doğal Olarak Gelir Avrupa Mülteci Krizine Net Çözüm: Sevgi Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak Sonsöz Mültecilere Destek Olmak Allah'ın Razı Olacağı En Güzel Tavırdır Yeniden Rohingya, Yeniden Bir İnsanlık Dramı Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler Tarih Türkiye'yi Unutmayacak Yermuk'ta Yaşanan İnsanlık Suçuna Acil Son Verilmelidir! Yermuk'ün Yardım Çığlığı Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri: Göç Avrupa İnsanlık için Harekete Geçmeli Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi? Avrupa Ülkeleri Yaşadıkları Mülteci Akını Karşısında Neler Yapabilir? Büyük Beklentileri Olmayan Mülteciler Denizin "Kara Suları"na Terk Edilenler Dünyadaki Mülteci Sorunu Sevgiyle Çözülür Evrim Aldatmacası Giriş Harabe Bir Ülke: Suriye İnsan Hakları, Bildirge Üzerinde Var Ama Dünya Üzerinde Yok Kaçak Göçmenler: Avrupa'da Sadece Bir İstatistik mi? Kuzey Afrika'da Sığınmacılarla Değil, Sığınmacı Olmayı Mecbur Kılan Koşullarla Mücadele Edilmeli Libya'nın Mülteci ve Göçmen Çıkmazı Mülteciler Paris Saldırılarının Sorumlusu Değil Mağdurudur Mülteciler Türkiye'yi AB'ye Yakınlaştırdı Myanmar'da Yaşananlar İnsanlık Suçudur Myanmar'daki Zulmün Perde Arkası "Ölüm Yolu"ndan Gelenler ve Avrupa'nın Sınavı Rohingya Halkından Birleşmiş Milletlere Yardım Çığlığı Rohingya Müslümanları Kendi Yurtlarından Sürgün Ediliyor Rohingya Trajedisi mi, Yoksa Vicdan Körelmesi mi? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Soykırımlar... Başı Öne Eğik Liderler... Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor Teknelerle Gelen Sığınmacılar Tayland İçin Bir Yük Mü? Türkiye Mülteciler Konusunda Tekrar Önemli Bir Rol Üstleniyor Türkiye-Suriye Sınırında Bir An Önce Güvenli Bölge Oluşturulmalı Türkiye'nin Suriyeli Göçmenlere Yardımı Ekonomik Bir Kayıp Değildir Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür Ya Arakanlı olsaydınız? Zulmün Nedeni Müslümanların Sahipsiz Olmasıdır

Özet

Bu kitap bölümü, Avrupa'nın mülteci krizine yönelik çözüm arayışlarını ve bu süreçteki insani tutumunu detaylandırmaktadır. Bölümde, Türkiye ve diğer komşu ülkelerin milyonlarca mülteciye kucak açmasına rağmen Avrupa'nın kota ve paylaşım konusunda yaşadığı tıkanıklık ele alınmaktadır. Mültecilerin birer yük değil, Allah'ın misafirleri olarak görülmesi gerektiği vurgulanarak, gerçek medeniyetin ancak insani değerlerle mümkün olabileceği savunulmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Mülteci krizine yaklaşımda evrensel insani değerler ve vicdani sorumluluk ön planda tutulmalıdır.
  • Türkiye, Ürdün ve Lübnan gibi ülkeler dünya genelinde en yüksek mülteci nüfusunu ağırlayarak büyük bir fedakarlık örneği sergilemiştir.
  • Mülteciler, sadece ekonomik bir yük olarak değil, korunması gereken Allah'ın misafirleri olarak görülmelidir.
  • Avrupa'nın mülteci krizini çözmek için ırk ve din temelinde sınıflandırma yapan ilkel bakış açısından kurtulması gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mülteci krizinin insani ve vicdani bir boyutla çözülebilmesi için Avrupa hangi zihniyet değişimine ihtiyaç duymaktadır?

Avrupa'nın mülteci krizini sadece ekonomik bir yük olarak görmek yerine, insanlığı önceleyen bir medeniyet birliği gibi davranması ve insanları ırk veya dinlerine göre sınıflandıran ilkel bakış açısından kurtulması gerekmektedir.

Türkiye'nin mülteci krizindeki tutumu diğer ülkelerle karşılaştırıldığında nasıl bir konumdadır?

Türkiye, milli geliri çok yüksek olmamasına rağmen milyonlarca mülteciye kapılarını açarak ve büyük maddi sorumluluklar üstlenerek dünya genelinde insani dayanışmanın en güçlü örneklerinden birini sergilemiştir.

Mültecilerin bir ülkeye kabul edilmesi sürecinde güvenlik endişeleri nasıl aşılabilir?

Mülteci kabulü sırasında karşılaşılan güvenlik endişeleri, kimlik belirleme ve yerleştirme aşamalarında yapılacak sistemli kontrollerle kolaylıkla giderilebilir.

Gerçek bir medeniyet anlayışı mülteci krizine nasıl bir bakış açısı geliştirmelidir?

Gerçek medeniyet; mültecileri birer yük olarak değil, ölümden kaçan Allah'ın misafirleri olarak gören ve onlara kucak açan, insani değerleri her türlü ekonomik çıkarın üzerinde tutan bir anlayışı gerektirir.