logo HARUN YAHYA

Giriş

Giriş

Müslümanlar tarihin hiçbir döneminde bugünkü kadar şedit bir saldırı ve zulümle karşı karşıya kalmamıştı. Irak'tan Arakan'a, Libya'dan Suriye'ye, Çin'den Avrupa ülkelerine, dünyanın dört bir yanında yaşayan Müslümanlar bugün korkunç bir şiddet yağmuru altında, küçük bir yardıma dahi muhtaç halde yaşamak zorundalar. Gece gündüz demeden devam eden bombardımanlar, gökyüzünde sessizce belirip bir anda etrafı alev topuna çeviren insansız hava araçları, radikal grupların kan donduran şiddeti, kendi insanına acımasızca zulmetmekten çekinmeyen diktatörler, fakirlik, açlık ve Kuran'ı terk edip hurafeleriyle Müslümanlara korkunç bir hayat sunan bağnazların neden olduğu acı, bugün milyonlarca mazlum Müslümanı kendi vatanlarında yaşayamaz duruma getirmiş durumda.

Oluşan tablo öyle vahim ki, bu şiddetli yıkım dalgası kadın, çocuk, yaşlı demeden önüne çıkan her Müslümanı yutarken, yardım çağrıları çoğunlukla cevapsız kalıyor. Bugün 2. Dünya Savaşı'nda yaşanan vahşetler belgesellere konu olurken, günümüzde her gün şahit olunan çok daha vahim ve korkunç görüntüler sıradan akşam haberleriymiş gibi algılanabiliyor.

Diğer bir deyişle, Müslümanlar bir yandan savaş, zulüm ve şiddetle uğraşırken, bir yandan da dünyanın tepkisizliği ve Müslüman karşıtlığı ile mücadele etmek zorunda.

Kuşkusuz ki, bu Müslüman karşıtlığında İslam'ı yanlış yorumlayarak, hurafeleri nedeniyle İslam'ı şiddet dini gibi gösteren bağnaz sistemin etkisi büyük. Söz konusu bağnaz sistem, sevginin, güzelliğin, şefkatin, özgürlüğün, kadın haklarının, demokrasinin gerçek kaynağı olan İslam'ı karanlık, yasakçı, kadın düşmanı, tüm güzelliklere karşıt bir sistem olarak gösteriyor. Özellikle Batı medyasında bu tarz bir imajı destekleyen görüntülerin sıkça yer alması, durumu daha da körüklerken, zulüm altında inleyen mazlum Müslümanlara gidecek en ufak bir yardımı da engelliyor. Bağnazlık nedeniyle İslam dünyasına yönelik düşmanlık öyle bir safhaya ulaşmış durumda ki, Batı dünyası denizlerde boğulan bebekleri, kamyonda havasızlıktan ölen mazlumları, mülteci kamplarında insanlık dışı şartlarda yaşayan zayıf bırakılmışları görmezden geliyor.

Tüm bu zulüm ve şiddet milyonlarca mazlum kadın, çocuk, yaşlıyı, tehlikeli ve bilinmeyen bir yolculuğa itiyor ve milyonlarca insandan oluşan dev mülteci dalgaları meydana geliyor. İşte bugün dünyanın şahit olduğu, tarihin en büyük göçmen krizinin nedenlerinden birisi de bu. Milyonlarca Müslüman, doğup büyüdükleri topraklarını, evlerini, kültürlerini, geleneklerini, hayatlarını, ailelerini, evlerini, varlıklarını geride bırakarak sonunda ne olacaklarını bilmedikleri bir yolculuğa, bilmedikleri topraklara doğru yola çıkıyor. Birçoğu bu uğurda şehit olurken, hedeflerine varan az bir kesim çoğunlukla hiç hak etmedikleri insanlık dışı muamelelerle karşılaşıyorlar.

Yüce Rabbimiz Nisa Suresi'nin 75. ayetiyle zayıf bırakılmışlara sahip çıkmamızı, onları korumamızı ve dünyadaki zulmün sona ermesi için gayret etmemizi emretmektedir. Yine mezhebi, kökeni, dini ne olursa olsun yolda kalmışa, yoksula ve esire yedirmek, fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmak sonsuz rahmet sahibi Rabbimiz'in tüm insanlara emridir. Bugün dünyadaki zulmün nedeni, insanların Allah'ın dinini terk etmeleri, şeytanın fitnesiyle birbirlerine düşmeleri, İslam ahlakından uzaklaşmaları ve tüm bunların sonucunda, mazlumlara yardım etmemeleridir.

Dünya ülkelerinin bir araya gelerek bütçelerinin çok az bir kısmıyla tüm dünya mültecilerinin sorunlarına çare bulmaları, bu insanlara güvenli birer barınak ve insan haysiyetine yaraşır hayatlar sunmaları çok kolaydır. Dolayısıyla ortaya çıkan mülteci sorununun çözümü için tüm insanların yapması gereken; Allah'ın emri gereği bir an önce bir araya gelmek, zulümden kaçan ve güvenli bir barınak arayışında olan bu mazlumlara şefkatle ve sevgiyle kucak açmak ve halihazırdaki tüm imkanları onlarla paylaşmaktır. Vicdanları yaralayan ve 21. yüzyıla asla yakışmayan mülteci sorunu ancak bu şekilde kesin bir çözüm bulacaktır.

Bu kitapta günümüzün en büyük sorunlarından biri olan mülteci problemini tüm detaylarıyla ele alacak, her konuda olduğu gibi bu konuda da Yüce Rabbimiz'in emri doğrultusunda hareket edilmesi durumunda, söz konusu acı manzaraların kolayca sona erebileceğini anlatacağız.

Kuran'a göre, yeryüzünde zayıf bırakılmış kadınlar, erkekler ve çocuklar, Müslümanların sorumluluğundadır.

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Bu kitapta ara
Mültecilerin Hayatını Nasıl Kolaylaştırabiliriz? Güvenlik Sorunu Duvarlarla Çözülmez Mülteciler Avrupa İçin Sorun Değil Önemli Bir Değerdir Seçim Zaferi Rohingyalara Ne Getirecek? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız? Suriyeli Mülteci Kardeşlerimizin Güvenliği Misafirperver Türk Halkına Emanet Libya'da Öncelik Bloklar Arası Sevgi ve Şefkat Tesisi Olmalı; Devamında Uzlaşı Doğal Olarak Gelir Avrupa Mülteci Krizine Net Çözüm: Sevgi Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak Sonsöz Mültecilere Destek Olmak Allah'ın Razı Olacağı En Güzel Tavırdır Yeniden Rohingya, Yeniden Bir İnsanlık Dramı Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler Tarih Türkiye'yi Unutmayacak Yermuk'ta Yaşanan İnsanlık Suçuna Acil Son Verilmelidir! Yermuk'ün Yardım Çığlığı Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri: Göç Avrupa İnsanlık için Harekete Geçmeli Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi? Avrupa Ülkeleri Yaşadıkları Mülteci Akını Karşısında Neler Yapabilir? Büyük Beklentileri Olmayan Mülteciler Denizin "Kara Suları"na Terk Edilenler Dünyadaki Mülteci Sorunu Sevgiyle Çözülür Evrim Aldatmacası Giriş Harabe Bir Ülke: Suriye İnsan Hakları, Bildirge Üzerinde Var Ama Dünya Üzerinde Yok Kaçak Göçmenler: Avrupa'da Sadece Bir İstatistik mi? Kuzey Afrika'da Sığınmacılarla Değil, Sığınmacı Olmayı Mecbur Kılan Koşullarla Mücadele Edilmeli Libya'nın Mülteci ve Göçmen Çıkmazı Mülteciler Paris Saldırılarının Sorumlusu Değil Mağdurudur Mülteciler Türkiye'yi AB'ye Yakınlaştırdı Myanmar'da Yaşananlar İnsanlık Suçudur Myanmar'daki Zulmün Perde Arkası "Ölüm Yolu"ndan Gelenler ve Avrupa'nın Sınavı Rohingya Halkından Birleşmiş Milletlere Yardım Çığlığı Rohingya Müslümanları Kendi Yurtlarından Sürgün Ediliyor Rohingya Trajedisi mi, Yoksa Vicdan Körelmesi mi? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Soykırımlar... Başı Öne Eğik Liderler... Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor Teknelerle Gelen Sığınmacılar Tayland İçin Bir Yük Mü? Türkiye Mülteciler Konusunda Tekrar Önemli Bir Rol Üstleniyor Türkiye-Suriye Sınırında Bir An Önce Güvenli Bölge Oluşturulmalı Türkiye'nin Suriyeli Göçmenlere Yardımı Ekonomik Bir Kayıp Değildir Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür Ya Arakanlı olsaydınız? Zulmün Nedeni Müslümanların Sahipsiz Olmasıdır

Özet

Bu kitap bölümü, günümüzde milyonlarca Müslümanın maruz kaldığı şiddet, zulüm ve göçmenlik dramını kapsamlı bir şekilde incelemektedir. İslam dünyasındaki bağnazlığın ve Batı'nın tepkisizliğinin bu krizi nasıl derinleştirdiği vurgulanarak, çözümün Kuran'da emredilen şefkat, adalet ve birlik anlayışıyla mümkün olduğu belirtilmektedir.

Önemli Noktalar

  • Dünyadaki mülteci krizi, mazlum Müslümanların yaşadığı ağır zulüm ve şiddet ortamından kaynaklanmaktadır.
  • İslam dinini hurafelerle şiddet dini gibi gösteren bağnaz sistem, İslam dünyasına yönelik düşmanlığı beslemektedir.
  • Nisa Suresi 75. ayet, Müslümanlara yeryüzünde zayıf bırakılmış kimselere sahip çıkma ve onları koruma sorumluluğu yüklemektedir.
  • Mülteci sorunu, dünya devletlerinin bütçelerinden ayıracakları küçük bir payla ve sevgi temelinde birleşmeleriyle çözülebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mülteci krizinin temelinde yatan manevi sebepler nelerdir?

Krizin temelinde insanların Allah'ın dinini terk etmeleri, şeytanın fitnesiyle birbirlerine düşmeleri ve İslam ahlakının gerektirdiği yardımlaşma şuurundan uzaklaşmaları yatmaktadır.

Bağnazlık İslam'ın algılanışını nasıl olumsuz etkilemektedir?

Bağnaz sistem, İslam'ın özündeki sevgi, şefkat ve özgürlük gibi değerleri karanlık, yasakçı ve kadın düşmanı bir yapıda göstererek İslam dünyasına yönelik küresel düşmanlığı ve önyargıyı körüklemektedir.

Nisa Suresi 75. ayet müminlere nasıl bir sorumluluk yükler?

Ayet, yeryüzünde zayıf bırakılmış ve ezilen insanların korunmasını, onlara sahip çıkılmasını ve dünyadaki zulmün sona erdirilmesi için aktif bir gayret gösterilmesini müminlerin üzerine bir sorumluluk olarak tanımlar.

Mülteci sorununa karşı dünya ülkelerinin atabileceği pratik adımlar nelerdir?

Ülkeler bir araya gelerek bütçelerinin çok küçük bir kısmını mültecilerin ihtiyaçlarına ayırabilir, böylece bu insanlara güvenli barınaklar temin edip onurlu bir yaşam sürmelerini kolaylaştırabilirler.