logo HARUN YAHYA

Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız?

Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız?

Kuwait Times – 3 Şubat 2014

Hiçbir eşyanız, paranız, yiyeceğiniz hatta kimlik kartınız bile olmadan, soğuk bir kış gününde yollara düşmeyi hiç aklınızdan geçirdiniz mi? Hatta bu zorlu durumda yanınızda çocuklarınızın da olduğunu ve onları da koruyacak ve ısıtacak hiçbir şeyiniz olmadığını düşünebiliyor musunuz? 6 milyon Suriyeli de bunları hiç düşünmemişti ama bugün hepsi evlerini terk etmek zorunda kaldılar. Mülteci durumuna düşen bu insanlar için asıl sorun da bundan sonra başlıyor. Parçalanmış aileler, sağlıksız ve kötü yaşam koşulları. Binlercesi ise yollarda yaşamını yitiriyor.

İç savaştan önce Suriye en çok mülteci barındıran ülkelerden biriydi. Toplam 2 milyon mülteciye kamplarında ev sahipliği yapan Suriye'de bugün en zor durumda olanların bir kısmı belki de burada zaten mülteci olarak bulunan Filistinliler. 1957'de İsrail-Gazze savaşından kaçan Filistinli mülteciler için oluşturulan Yermük Mülteci Kampı, zamanla artan göçlerle 600 bin nüfusa ulaşmıştı. İç savaşın devam etmesiyle kamptan göçler olduysa da kamp hala kalabalık bir mülteci nüfusuna sahip. Rejim güçlerinin önce saldırdığı daha sonra ise abluka altına alarak gıda ve ilaç girişine izin vermediği kampta hayat her geçen gün zorlaştı. Öyle ki geçtiğimiz yıl insanlar gıda bulamadığı için ağaç yapraklarıyla beslenmek zorunda kalınca, Suriyeli alimler, "kedi köpek eti yenebilir" fetvası bile vermişlerdi. Bu bilgi mücadele verdiklerini göstermek için yeterli. Yermük Kampı'ndaki mültecilerin acil yardıma ihtiyacı var.

Bu elbette en acil görünen durumlardan yalnızca biri. Fakat "mülteci" kelimesi artık herkes için hemen hemen aynı zorluğu temsil ediyor. Sadece Suriye'den ayrılmak zorunda kalan mülteciler değil, özellikle Orta Doğu başta olmak üzere dünyadaki hiçbir mültecinin yaşamında bir iyileşme gözlenmiyor. Her yıl giderek daha çok insan, yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalıyor. Bunların bir kısmı, ülke içinde bir yerlere göç ederken geri kalanı da dış göç olarak sınır dışına çıkıyor. Yüzde 95'i Pakistan ve İran gibi komşu ülkelere sığınan Afganistanlı mülteciler dünyadaki en büyük kesimi oluşturuyorlar. Dünyadaki her dört mülteciden biri Afganlı. Afganistan'ı Somali ve Irak izliyor. Lübnan'da BM'de kayıtlı 450.000 mülteci yaşıyor. Toplama kampına benzer 12 yerleşkede yaşayan bu mülteciler yoksulluk içinde varlığını sürdürmeye çalışıyor. Temel hakları reddedilmiş, sembolik bir siyasi haktan bile yoksunlar. Mültecilerin çoğu, daha sonra İsrail ordusuna dönüşen milislerce 1947-48 yılları arasında Filistin'den sürülmüştü. Yani geçtiğimiz 66 yıldan bu yana bu insanlar, hala vatandaşlık hakkına sahip değil ve mülteci olarak yaşıyorlar. Yeni kuşaklar mülteci kampında doğup büyüyor.

Peki dünyadaki bu mülteci sorunu nasıl çözülür? Bulundukları yerlerdeki zorluklardan dolayı yer değiştirmek zorunda kalan insanların ilk ihtiyacı, rahat edebilecekleri ülkelere serbest giriş ve serbest dolaşım hakkıdır. Bu şekilde uzun yolculuklardan sonra bir de sınır kapılarında beklemek zorunda kalmayacaklar ve en azından yolculuklarının ilk adımı kolaylaşacaktır. Bu sorunu çözmek ve Orta Doğu'da giderek büyüyen mülteci sorununa bir çıkış yolu bulabilmek amacıyla öncelikle Müslüman devletlerin Avrupa Birliği'ni andıran bir birlik kurması acildir. Birbirlerine Avrupa Birliği'ndeki gibi serbest dolaşım hakkı tanıyacak olan ülkelerin vatandaşları bu şekilde zor bir durum oluştuğunda bir insani koridor bulabileceklerdir. Bu durumda eş vatandaşlık hakkı, vizesiz çalışma hakkı gibi mültecileri kısıtlayan ve hayatlarına insani koşullarda devam etmelerine engel olan unsurlar da ortadan kalkacak ve bu duruma bir yönüyle çözüm sunulabilecektir.

Sadece mültecilerin yaşam şekillerinin iyileştirilerek daha insani bir aşamaya getirilmesi için bile baktığımızda, Orta Doğu'nun kendi birliğine muhtaç olduğunu görüyoruz. Uzun, politik ve bürokratik yolların dışına çıkılıp bu acil durumun hızlı çözümü için, özgürlük ve eşitlik ilkelerini savunan her bireyin birlik çağrısı yapması aciliyetlidir.

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Bu kitapta ara
Mültecilerin Hayatını Nasıl Kolaylaştırabiliriz? Güvenlik Sorunu Duvarlarla Çözülmez Mülteciler Avrupa İçin Sorun Değil Önemli Bir Değerdir Seçim Zaferi Rohingyalara Ne Getirecek? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız? Suriyeli Mülteci Kardeşlerimizin Güvenliği Misafirperver Türk Halkına Emanet Libya'da Öncelik Bloklar Arası Sevgi ve Şefkat Tesisi Olmalı; Devamında Uzlaşı Doğal Olarak Gelir Avrupa Mülteci Krizine Net Çözüm: Sevgi Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak Sonsöz Mültecilere Destek Olmak Allah'ın Razı Olacağı En Güzel Tavırdır Yeniden Rohingya, Yeniden Bir İnsanlık Dramı Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler Tarih Türkiye'yi Unutmayacak Yermuk'ta Yaşanan İnsanlık Suçuna Acil Son Verilmelidir! Yermuk'ün Yardım Çığlığı Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri: Göç Avrupa İnsanlık için Harekete Geçmeli Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi? Avrupa Ülkeleri Yaşadıkları Mülteci Akını Karşısında Neler Yapabilir? Büyük Beklentileri Olmayan Mülteciler Denizin "Kara Suları"na Terk Edilenler Dünyadaki Mülteci Sorunu Sevgiyle Çözülür Evrim Aldatmacası Giriş Harabe Bir Ülke: Suriye İnsan Hakları, Bildirge Üzerinde Var Ama Dünya Üzerinde Yok Kaçak Göçmenler: Avrupa'da Sadece Bir İstatistik mi? Kuzey Afrika'da Sığınmacılarla Değil, Sığınmacı Olmayı Mecbur Kılan Koşullarla Mücadele Edilmeli Libya'nın Mülteci ve Göçmen Çıkmazı Mülteciler Paris Saldırılarının Sorumlusu Değil Mağdurudur Mülteciler Türkiye'yi AB'ye Yakınlaştırdı Myanmar'da Yaşananlar İnsanlık Suçudur Myanmar'daki Zulmün Perde Arkası "Ölüm Yolu"ndan Gelenler ve Avrupa'nın Sınavı Rohingya Halkından Birleşmiş Milletlere Yardım Çığlığı Rohingya Müslümanları Kendi Yurtlarından Sürgün Ediliyor Rohingya Trajedisi mi, Yoksa Vicdan Körelmesi mi? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Soykırımlar... Başı Öne Eğik Liderler... Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor Teknelerle Gelen Sığınmacılar Tayland İçin Bir Yük Mü? Türkiye Mülteciler Konusunda Tekrar Önemli Bir Rol Üstleniyor Türkiye-Suriye Sınırında Bir An Önce Güvenli Bölge Oluşturulmalı Türkiye'nin Suriyeli Göçmenlere Yardımı Ekonomik Bir Kayıp Değildir Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür Ya Arakanlı olsaydınız? Zulmün Nedeni Müslümanların Sahipsiz Olmasıdır

Özet

Bu kitap bölümü, dünya genelinde evlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca insanın yaşadığı dramatik koşulları ele almaktadır. Mülteci krizinin insani boyutuna dikkat çekilerek, bu sorunun çözümü için İslam devletlerinin Avrupa Birliği benzeri bir yapı altında birleşmesi ve sınırların serbest dolaşıma açılması önerilmektedir.

Önemli Noktalar

  • Mülteci krizinin çözümü için İslam devletlerinin ortak bir birlik kurması ve insani koridorlar oluşturması hayati önem taşımaktadır.
  • Bölge genelinde vatandaşlara tanınacak serbest dolaşım ve çalışma hakları, mültecilerin yaşadığı mağduriyetleri büyük ölçüde giderecektir.
  • Yermük Kampı gibi yerleşkelerde yaşanan yoksulluk ve temel haklardan mahrumiyet, mültecilerin yıllardır süregelen insani dramını gözler önüne sermektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Dünya genelinde en büyük mülteci nüfusunu oluşturan gruplar hangileridir?

Dünya üzerindeki en büyük mülteci kesimini Afganistanlılar oluşturmaktadır. Bu grubu Somali ve Irak kaynaklı mülteci akışları takip etmektedir.

Mülteci krizine karşı önerilen siyasi çözüm nedir?

Orta Doğu'daki mülteci sorununa kalıcı bir çıkış yolu olarak Müslüman devletlerin Avrupa Birliği modeline benzer bir birlik kurması, serbest dolaşım ve çalışma hakkı tanıması savunulmaktadır.

Yermük Mülteci Kampı'ndaki insani durumun ciddiyeti nasıl tarif edilebilir?

Gıda ve ilaç girişinin engellendiği, insanların ağaç yaprakları yemek zorunda kaldığı ve temel insani ihtiyaçların dahi karşılanamadığı çok ağır bir yaşam mücadelesi verilmektedir.

İslam birliği vizyonu mültecilerin yaşadığı mağduriyetleri nasıl engelleyebilir?

İslam ülkeleri arasında sağlanacak birlik ile eş vatandaşlık ve serbest dolaşım hakları tesis edilerek, zor durumdaki insanların sığınabileceği insani koridorlar oluşturulması mümkün hale gelecektir.