logo HARUN YAHYA

Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor

Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor

New Straits Times, Daily Mail ve Indian Muslim Observer – 09 Nisan 2015

Asırlar boyu savaş ve katliamlara sahne olan Ortadoğu dünyada en fazla kan dökülen bölgelerin başında geliyor. "Bahar" umuduyla başlayan devrim hareketlerinin barış, huzur ve istikrar yerine daha fazla kan ve şiddete yol açması bölgeyi harabeye çevirirken bölgenin geleceğini de büyük bir belirsizliğe taşımış oldu. Devrim serisinin en ağır bilançosu ise hiç kuşkusuz Suriye'de yaşandı.

Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Suriye bugün bölünmüş, toplumsal dokusu parçalanmış ve çöküşe yaklaşmış bir ülke. Hemen her noktasına acılar hakim. Beşinci yılına giren iç savaşın görünürdeki başlangıç sebebi gençlerin özgürlük arayışları olsa da geri planda mezhep kavgaları, ekonomik kriz, işsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlikler, bireysel kısıtlamalar ve yönetimin baskıcı uygulamaları gibi faktörlerin yol açtığı bir birikim var. Muhaliflerin beslendiği bu faktörler devrim ateşi içerisindeki küçük bir kıvılcımı iç savaşa dönüştürürken gelişmelerden en büyük zararı görenler bir yandan rejim ve muhalifler, diğer yandan radikal örgütler arasında kalan mazlum Suriyeliler.

Özgürlük ve demokrasi ararken kendilerini savaşın ortasında bulan ve çok parçalı bir örgütler mücadelesinin kanlı cephelerinde yaşamlarını devam ettirmeye çalışan Suriyeliler tarifi mümkün olmayan acılar yaşıyor. Demokratik, özgür bir yaşama kavuşamadıkları gibi canlarından, evlatlarından, evlerinden, yurtlarından, mallarından mülklerinden oluyorlar. Üstelik yakın ya da uzun vadede askeri veya siyasi bir çözümün gerçekleşeceğine, barışın geleceğine ve ülkelerinin eski günlerine döneceğine dair en ufak bir belirti yok. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura insani durumun gün geçtikçe daha da kötüye gittiği Suriye'nin geldiği son noktayı Christiane Amanpour'un CNN'deki programında şöyle özetledi: "Başkan Esad dahil herkes kendi vicdanında biliyor ki burada askeri bir başarıdan söz etmek mümkün değil. Bunun göstergesi ortada; dört yıl içinde hayatını kaybeden 220 bin insan ve 1 milyon yaralı."25

Yüksek orandaki ölü ve yaralı sayısının yanı sıra, 4 milyona yakın insan ülkesini terk etmek zorunda kaldı, 7 milyon kişi iç mülteci konumuna düştü. Suriyeli Amerikan Tıp Derneği'nin son raporuna göre bugün Suriye'de kuşatma altında yaşayanların sayısı yaklaşık 650 bin civarında.26 On binin üzerinde Suriyeli çocuk hayatını kaybetti, binlercesi açlıkla ve hastalıklarla mücadele ediyor, birçoğu çetelere dahil edildi, askerliğe zorlandı. Uzun mültecilik süresi ve kötü koşullar nedeniyle 18 yaşın altındaki yaklaşık 2 milyon Suriyeli çocuk kayıp nesil olma riski altında.

Savaştan en çok etkilenen yerlerden biri de Şam'ın merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan Yermük Mülteci Kampı. 1948 yılında İsrail devletinin kurulmasıyla birlikte yaşadıkları topraklardan zorla göç ettirilen Filistinlilerin bir kısmı Suriye'ye iltica etmiş ve kendileri için oluşturulan mülteci kamplarına yerleşmişlerdi. Yermük Kampı savaşa kadar bu kampların en büyüğü ve en gelişmişiydi.

İnsanlık, Yermük’te korkunç bir trajediye tanık oldu. Bu felaketin nasıl önüne geçilemediyse, Suriye’de pek çok bölgede devam eden benzer trajedilerin de halen önüne geçilemiyor.

Suriye vatandaşlığına sahip olmayan ancak ülke içinde seyahat özgürlüğü, eğitim hakkı gibi bazı temel haklar edinen, devlet memuru olabilen, istedikleri işi yapabilen, devlete ait hastane ve okullarda parasız hizmet görebilen tüm Filistinliler gibi Yermük'teki mülteciler de savaşa dek Suriyelilerden pek farklı yaşamıyorlardı. Binlerce konutu, okulları, camileri, hastaneleri, fırınları, pastaneleri, dahası kadınlar için güzellik salonları, gençler için internet kafeleri27 olan kamptaki hayatları sakin bir şekilde akıp gidiyordu. Şimdilerde yerle bir olmuş kampta yalnızca yaklaşık 20 bin kişinin bulunduğu belirtiliyor.

Savaşın faturasını en ağır ödeyen bölgelerden biri olan Yermük Kampı'nda şu ana kadar açlık ve hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 200'ün üzerinde.28 İnsanlar yaşamlarını devam ettirebilmek için ot yiyor, içme suyu olarak da erittikleri karı kullanıyorlar.
Su kesintisi, elektrik, yakıt ve ilaç yokluğu nedeniyle artan hastalıklar tedavi edilemiyor, çünkü bölgedeki tüm ilk yardım ve sağlık birimleri kapalı.

BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu Başkanı Pierre Krähenbühl'ün Yermük'e yaptığı ziyaretten sonra söyledikleri kampın durumu hakkında önemli ipuçları veriyor: "Yermük'e yaptığım ziyarette savaşın insanlara neler yapabildiğini gördüm. Hayatlarını kaybeden, geçim imkanları olmayan, psikolojik travma geçiren, birçok sağlık problemi olan, elektrik ve sudan yoksun insanların durumu Yermük'ü inanılmaz bir hale getiriyor. Yermük, Filistinli ve Suriyeli göçmenlerin ne denli zor aşamalardan geçtiğinin bir sembolü."29 Yine aynı kuruluşun direktörü olan Robert Turner ise Yermük Mülteci Kampı'ndaki durumu şu sözlerle tarif ediyor: "Korkunç manzaraları görüp etkilenmemek mümkün değil. Görüntüler içler acısı. Yan yana dizilmiş kasvetli zayıf yüzler, kir içindeki çehreler, BM gıda paketlerini bekleyen, açlıktan mahvolmuş çocuklar, çocuğunu kaybetmiş, keder içinde bir anne, uzun zamandır kayıp olan kızına kavuşan bir babanın sevinç gözyaşları... Tüm bunlar gece bültenlerinin değişmez haberleri haline geldi."30

Gerçekten de Suriye'de ve Yermük Kampı'nda devam eden insanlık dramı tüm dünyanın gözleri önünde cereyan ettiği halde gereği kadar ses getirmiyor. Oysa vicdan sahibi herkes zulüm altındaki mazlumlar adına bir şeyler yapabilir; açlık ve adaletsizliklerle mücadele eden tüm kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri sosyal medya ve iletişim teknolojilerini de kullanarak kamuoyu oluşturabilir; gerek yazılı ve görsel medyada, gerekse toplumların tüm birimlerinde bu zulmün son bulması için büyük bir kampanya başlatılabilir. Dünyada yaşanan zulme seyirci kalmamak ve aydınlık bir geleceği hep birlikte inşa etmek için iyilerin birlik olması şart.

Yermük'te iskelet haline gelmiş çocuklar, kadınlar ve yaşlıların görüntüleri gerçek anlamda içler acısıydı. Fakat her felakette olduğu gibi bunun da unutulması uzun sürmedi.

 

Dipnotlar

25. http://transcripts.cnn.com/TRANSCRIPTS/ 1503/05/ampr.01.html

26. http://www.usnews.com/news/world/articles/ 2015 03/20/apnewsbreak-report-says-640-200-syrians-in-besieged-areas

27. http://www.bbc.co.uk/news/world-middle-east-11072328

28. http://www.aljazeera.com/news/middleeast/ 2015/01/yarmouk-camp-victim-water-wars-syria-201514102955303689.html

29. http://www.bbc.co.uk/programmes/p02l69yh

30. http://www.huffingtonpost.com/robert-turner/dont-forget-gaza_b_4967649.html

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Bu kitapta ara
Mültecilerin Hayatını Nasıl Kolaylaştırabiliriz? Güvenlik Sorunu Duvarlarla Çözülmez Mülteciler Avrupa İçin Sorun Değil Önemli Bir Değerdir Seçim Zaferi Rohingyalara Ne Getirecek? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız? Suriyeli Mülteci Kardeşlerimizin Güvenliği Misafirperver Türk Halkına Emanet Libya'da Öncelik Bloklar Arası Sevgi ve Şefkat Tesisi Olmalı; Devamında Uzlaşı Doğal Olarak Gelir Avrupa Mülteci Krizine Net Çözüm: Sevgi Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak Sonsöz Mültecilere Destek Olmak Allah'ın Razı Olacağı En Güzel Tavırdır Yeniden Rohingya, Yeniden Bir İnsanlık Dramı Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler Tarih Türkiye'yi Unutmayacak Yermuk'ta Yaşanan İnsanlık Suçuna Acil Son Verilmelidir! Yermuk'ün Yardım Çığlığı Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri: Göç Avrupa İnsanlık için Harekete Geçmeli Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi? Avrupa Ülkeleri Yaşadıkları Mülteci Akını Karşısında Neler Yapabilir? Büyük Beklentileri Olmayan Mülteciler Denizin "Kara Suları"na Terk Edilenler Dünyadaki Mülteci Sorunu Sevgiyle Çözülür Evrim Aldatmacası Giriş Harabe Bir Ülke: Suriye İnsan Hakları, Bildirge Üzerinde Var Ama Dünya Üzerinde Yok Kaçak Göçmenler: Avrupa'da Sadece Bir İstatistik mi? Kuzey Afrika'da Sığınmacılarla Değil, Sığınmacı Olmayı Mecbur Kılan Koşullarla Mücadele Edilmeli Libya'nın Mülteci ve Göçmen Çıkmazı Mülteciler Paris Saldırılarının Sorumlusu Değil Mağdurudur Mülteciler Türkiye'yi AB'ye Yakınlaştırdı Myanmar'da Yaşananlar İnsanlık Suçudur Myanmar'daki Zulmün Perde Arkası "Ölüm Yolu"ndan Gelenler ve Avrupa'nın Sınavı Rohingya Halkından Birleşmiş Milletlere Yardım Çığlığı Rohingya Müslümanları Kendi Yurtlarından Sürgün Ediliyor Rohingya Trajedisi mi, Yoksa Vicdan Körelmesi mi? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Soykırımlar... Başı Öne Eğik Liderler... Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor Teknelerle Gelen Sığınmacılar Tayland İçin Bir Yük Mü? Türkiye Mülteciler Konusunda Tekrar Önemli Bir Rol Üstleniyor Türkiye-Suriye Sınırında Bir An Önce Güvenli Bölge Oluşturulmalı Türkiye'nin Suriyeli Göçmenlere Yardımı Ekonomik Bir Kayıp Değildir Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür Ya Arakanlı olsaydınız? Zulmün Nedeni Müslümanların Sahipsiz Olmasıdır

Özet

Bu kitap bölümü, Suriye'de yıllardır devam eden iç savaşın toplumsal dokuda yarattığı yıkımı ve özellikle Yermük Mülteci Kampı'ndaki ağır insani krizi mercek altına almaktadır. Açlık, hastalık ve göçün yol açtığı trajedi gözler önüne serilerek, vicdan sahibi insanların bu zulme karşı birlik olması gerektiği vurgulanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Suriye iç savaşı 220 bin insanın hayatını kaybetmesine ve milyonlarca kişinin mülteci konumuna düşmesine neden olmuştur.
  • Yermük Mülteci Kampı, savaşın getirdiği kıtlık, sağlık sorunları ve yoksunlukla mücadelenin en acı sembollerinden biri haline gelmiştir.
  • Zulüm gören mazlumlar için vicdan sahibi bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının duyarlılık oluşturarak çözüm arayışlarına katkı sağlaması bir gerekliliktir.
  • İyilerin birlik olması, dünyadaki zulümlerin son bulması ve daha aydınlık bir geleceğin inşa edilebilmesi için en temel adımdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Suriye'deki iç savaşın temelinde hangi faktörler yer almaktadır?

Savaşın arka planında mezhep kavgaları, ekonomik kriz, işsizlik, gelir adaletsizliği, baskıcı yönetim uygulamaları ve özgürlük arayışları gibi çok yönlü faktörler bulunmaktadır.

Yermük Mülteci Kampı'nın savaş öncesindeki durumu nasıldı?

Yermük, savaş öncesinde okulları, hastaneleri, camileri, sosyal tesisleri ve internet kafeleriyle oldukça gelişmiş, düzenli bir yaşamın sürdüğü büyük bir mülteci yerleşimiydi.

Yermük'teki insani krizin mevcut boyutu nedir?

Kampta elektrik, su ve ilaç yokluğu nedeniyle sağlık birimleri hizmet verememektedir. İnsanlar temel ihtiyaçlara erişemediği için kıtlıkla mücadele etmekte ve ağır şartlarda yaşamaya çalışmaktadır.

Zulüm altındaki mazlumlara yardım etmek için neler yapılabilir?

Sosyal medya ve kitle iletişim araçları kullanılarak kamuoyu oluşturulabilir, sivil toplum örgütleri aracılığıyla kampanyalar düzenlenebilir ve zulmün sona ermesi için ortak bir vicdani tavır sergilenebilir.