logo HARUN YAHYA

Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak

Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak

Arabian Gazette – 2 Ekim 2014

Savaşlar sadece askeri unsurları değil, çocuk, kadın, yaşlı dinlemeden sivilleri vurmaya, şehirleri yerle bir etmeye, ülkelerin alt yapısını yok etmeye neden oluyor. Sevgisizlik ve nefretle insanların birbirine yaklaşması ise zulmün en büyüğü. İnsanın yaşam gıdası olan "sevgi" olmadığında ortalığı sadece yıkıcı bir şiddet ve acı sarıyor. Suriye'de de Mart 2011'de başlayan iç savaş, binlerce can almaya ve yıkılmış "ölü şehirler" ortaya çıkarmaya devam ediyor.

Bir yandan rejim uçakları şehirleri varil bombalarıyla yerle bir etmeye devam ederken, diğer taraftan da çeşitli muhalif grupların kendi aralarındaki alan kazanma amaçlı çatışmaları devam etmekte. Şimdi buna bir de IŞİD'i yok etmek için oluşturulan uluslararası koalisyonun bombalamaları eklendi.

Suriye'de 3 milyonun üzerinde bina yıkıldı, 160 bini sivil olmak üzere 200 binin üzerinde insan öldü. En az 6 bin kişinin işkence gördüğü tespit edilirken açlık, susuzluk ve sağlık şartlarının kötüleşmesi ise yaşam koşullarını iyice zorlaştırıyor. Ölen sivillerin 18 bininin çocuk, 16 bininin kadın olduğunu düşünürsek ülkedeki dehşet ortamının boyutlarını da daha iyi anlayabiliriz. İşte bu can pazarından kaçmaya çalışan yaklaşık 10 milyon mazlum Suriyeli evlerini terk etti. Bunların 4 milyona yakını da yurt dışındaki ülkelere mülteci olarak sığınmak zorunda kaldı.

Suriye'yle 911 km sınıra sahip olan Türkiye ise yaklaşık 1.5 milyon mülteciye kapılarını açarak onlara ev sahipliği yapmaya başladı. Türkiye bu insanlara her biri bir ilçe büyüklüğünde olan 24 çadır kent kurarken, bu süre zarfında 3.5 milyar dolar da para harcadı. Mülteci sayısının ise sene sonuna kadar 2 milyona yaklaşabileceği öngörülüyor.

Son dönemde, sadece IŞİD saldırılarından kaçan 170 bin Suriyeli çok kısa bir sürede Türkiye'ye sığındı. Hatta bu kardeşlerimizin 138 bini 2-3 gün içerisinde yoğun bir göç dalgasıyla ölümden kaçarak bizim ülkemize geldi. Bu rakam Avrupa'nın 3.5 yılda kabul ettiği mülteci sayısıyla eşdeğer. Suriye'den 2 milyona yakın insan can havliyle kaçarken onları sınırda bekletmek olacak iş değil. Çünkü ölüm hemen enselerinde. Aynı şekilde, sınır bu şekilde kontrolsüz durumdayken gelen insanları kontrol etmek de çok zor. Eğer gelenler arasında uluslararası terör suçlusu varsa bu ortamda onları tespit etmenin de bir imkanı yok. Ülkeye giren insanların tekrar Suriye'ye dönmek istemeleri durumunda da kimin ne için ülkesine geri dönmek istediğinin tespitinde büyük zorluklar olacaktır. Dolayısıyla oradaki mevcut güvensiz sınır hattı sadece bir can pazarının yaşanmasına sebebiyet vermiyor, dünyayı da tehdit eden bir şiddet sarmalının bölgede kolaylıkla yerleşmesine neden oluyor.

Türkiye-Suriye sınırı boyunca oluşturulacak bir güvenli bölge, hem Suriyeli mültecilerin ülkelerinden ayrılmaksızın korunmalarına hem de gereken yardımı almalarına olanak verecek büyük bir gereksinimdir.

Savaştan, kavgadan, ölümden kaçan insanların güven içinde yaşayacakları bir bölgeye ihtiyaçları var. Bu noktada insaniyet namına alınacak en isabetli uluslararası karar, Suriye'nin Türkiye sınırı boyunca bir "güvenli bölge" oluşturulması. Suriye rejiminden, IŞİD'den, PKK'dan ve diğer tüm çetelerden insanları koruyacak, oradaki halkın güven içinde yaşayacağı bir alan oluşturmak en acil gereksinim. Dolayısıyla BM'nin kararıyla oluşturulacak bir tampon bölge ile milyonlarca insanın güvenle ve huzurla sığınabileceği bir ortam da oluşturulmuş meydana gelecek. İnsanlar tüm dünyada sevginin yok olmadığını, sevginin nefrete galip geldiğini görmüş olacak. Dolayısıyla bütün insanlığı rahatlatıcı bir karar olacak bu.

ABD Genelkurmay Başkanı Dempsey tampon bölgenin bir noktada bir olasılık olabileceğini ancak sürmekte olan kampanyanın bir parçası olmadığını belirtiyor. ABD Kongresi'nin Dış İlişkiler Komitesi üyesi ve Cumhuriyetçi vekil Adam Kinzinger ise, Suriye-Türkiye arasındaki sınır ziyaretinin ardından Suriye'de insani nedenlerden dolayı "uçuşa yasak bölge ilan edilmesi gerektiğini" belirtiyor. Akılcı ve acil olanı da bu. Şimdi artık Suriyelilere sevgimizi ve şefkatimizi, zalimlere de dünyanın sahipsiz olmadığını gösterme vakti.

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Bu kitapta ara
Mültecilerin Hayatını Nasıl Kolaylaştırabiliriz? Güvenlik Sorunu Duvarlarla Çözülmez Mülteciler Avrupa İçin Sorun Değil Önemli Bir Değerdir Seçim Zaferi Rohingyalara Ne Getirecek? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız? Suriyeli Mülteci Kardeşlerimizin Güvenliği Misafirperver Türk Halkına Emanet Libya'da Öncelik Bloklar Arası Sevgi ve Şefkat Tesisi Olmalı; Devamında Uzlaşı Doğal Olarak Gelir Avrupa Mülteci Krizine Net Çözüm: Sevgi Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak Sonsöz Mültecilere Destek Olmak Allah'ın Razı Olacağı En Güzel Tavırdır Yeniden Rohingya, Yeniden Bir İnsanlık Dramı Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler Tarih Türkiye'yi Unutmayacak Yermuk'ta Yaşanan İnsanlık Suçuna Acil Son Verilmelidir! Yermuk'ün Yardım Çığlığı Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri: Göç Avrupa İnsanlık için Harekete Geçmeli Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi? Avrupa Ülkeleri Yaşadıkları Mülteci Akını Karşısında Neler Yapabilir? Büyük Beklentileri Olmayan Mülteciler Denizin "Kara Suları"na Terk Edilenler Dünyadaki Mülteci Sorunu Sevgiyle Çözülür Evrim Aldatmacası Giriş Harabe Bir Ülke: Suriye İnsan Hakları, Bildirge Üzerinde Var Ama Dünya Üzerinde Yok Kaçak Göçmenler: Avrupa'da Sadece Bir İstatistik mi? Kuzey Afrika'da Sığınmacılarla Değil, Sığınmacı Olmayı Mecbur Kılan Koşullarla Mücadele Edilmeli Libya'nın Mülteci ve Göçmen Çıkmazı Mülteciler Paris Saldırılarının Sorumlusu Değil Mağdurudur Mülteciler Türkiye'yi AB'ye Yakınlaştırdı Myanmar'da Yaşananlar İnsanlık Suçudur Myanmar'daki Zulmün Perde Arkası "Ölüm Yolu"ndan Gelenler ve Avrupa'nın Sınavı Rohingya Halkından Birleşmiş Milletlere Yardım Çığlığı Rohingya Müslümanları Kendi Yurtlarından Sürgün Ediliyor Rohingya Trajedisi mi, Yoksa Vicdan Körelmesi mi? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Soykırımlar... Başı Öne Eğik Liderler... Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor Teknelerle Gelen Sığınmacılar Tayland İçin Bir Yük Mü? Türkiye Mülteciler Konusunda Tekrar Önemli Bir Rol Üstleniyor Türkiye-Suriye Sınırında Bir An Önce Güvenli Bölge Oluşturulmalı Türkiye'nin Suriyeli Göçmenlere Yardımı Ekonomik Bir Kayıp Değildir Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür Ya Arakanlı olsaydınız? Zulmün Nedeni Müslümanların Sahipsiz Olmasıdır

Özet

Bu kitap bölümü, Suriye'deki iç savaşın neden olduğu ağır insani yıkımı ve milyonlarca mültecinin yaşadığı dramı ortaya koymaktadır. Savaşın yarattığı kaosu ve şiddeti durdurmak adına, Türkiye sınırında uluslararası destekli bir güvenli bölge oluşturulmasının hem mültecilerin korunması hem de bölgedeki istikrar için taşıdığı hayati önem vurgulanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Suriye iç savaşında yüz binlerce insan hayatını kaybetmiş ve milyonlarca kişi yerinden edilmiştir.
  • Türkiye, mazlum Suriyelilere kucak açarak milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapmaktadır.
  • Güvenli bölge uygulaması, sivillerin ülkelerinden kopmadan korunması için en insani ve akılcı çözümdür.
  • Sevgi ve şefkat değerlerinin hakim kılınması, bölgedeki nefret ve şiddet sarmalını durduracak en önemli güçtür.

Sıkça Sorulan Sorular

Suriye iç savaşının siviller üzerindeki insani etkileri nelerdir?

İç savaş sonucunda binlerce bina yıkılmış, 200 binin üzerinde insan hayatını kaybetmiş ve 10 milyona yakın kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Ölenlerin önemli bir kısmını kadınlar ve çocuklar oluştururken, açlık ve kötü sağlık şartları bölgedeki dehşeti derinleştirmektedir.

Güvenli bölge oluşturulması neden acil bir gereksinimdir?

Sınır hattındaki güvensizlik ortamı bir can pazarına neden olmakta ve terör örgütlerinin bölgede hakimiyet kurmasını kolaylaştırmaktadır. Güvenli bölge, mültecilerin topraklarından ayrılmadan huzur içinde yaşamasını sağlayacak ve bölgedeki şiddet sarmalına karşı bir koruma kalkanı oluşturacaktır.

Suriye sınırındaki mülteci sorununa karşı Türkiye nasıl bir yaklaşım sergilemektedir?

Türkiye, sınır komşusu olan Suriye'den gelen yaklaşık 1.5 milyon mülteciye kapılarını açmış, onlar için çadır kentler kurmuş ve milyarlarca dolarlık insani yardım harcaması yapmıştır. Bu tutum, mazlumlara karşı gösterilen şefkatli bir yaklaşımın yansımasıdır.

Uluslararası toplum Suriye'deki kriz için hangi adımları atmalıdır?

Birleşmiş Milletler öncülüğünde uçuşa yasak bir bölge veya tampon bölge kararı alınarak sivillerin korunması sağlanmalıdır. Bu karar, dünyada sevgi ve adaletin nefrete galip geldiğinin göstergesi olacak ve küresel vicdanı rahatlatacaktır.