logo HARUN YAHYA

Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür

Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür

Middle East Monitor – 3 Temmuz 2015

Arthur, Londra'da yaşayan bir İngiliz çocuğu. Arthur sağlıklı ve ailesi ona gayet iyi bakıyor. Rahatsızlansa bile evlerinin yakınında hemen destek alabilecekleri bir hastane var. Annesi düzenli ve dengeli beslenmesine özen gösteriyor, birçok oyuncağı da var. Hayatı pek çok çocuk gibi evi ve okulu arasında geçse de arkadaşları ile güzel vakit geçiriyor. Canı istediğinde rahatlıkla dışarı çıkıp oyun oynayabiliyor. 9 yaşındaki Arthur'un en büyük hayali babası gibi bir savaş pilotu olmak.

Safi, Lazkiyeli bir çocuk. Arthur ile yaşıt. Ne var ki yaşam koşulları onunkinden çok farklı. Okulunda okurken Suriye rejimine bağlı uçaklar tarafından Safi'nin okuluna bir varil bombası atılmış. Yaşadığı köy bombalanınca tüm köylüler bölgeden kaçmış. Bu olaydan bir ay önce ise başka bir saldırıda evinin camları parçalanmış. Patlayan bomba nedeniyle saçılan şarapnel parçalarının bazıları Safi'nin yüzünü parçalamış, bir kısmı hala sırtında duruyor. Yüzündeki şarapnel yarasından dolayı arkadaşlarının arasında korkup onunla oynamak istemeyenlerin olduğunu söylüyor. Arthur'un aksine Safi doktor olmak istiyor; amacı büyüyünce "yaralanan çocukları, büyükleri tedavi etmek, hayatlarını kurtarmak."

Bu, Antakya'da yaşayan Suriyeli bir çocuğun gerçek hayat hikayesinden bir bölümdü. UNICEF'in Türkçe internet sitesinde onlarca Suriyeli çocuğun buna benzer hikâyesi yer alıyor.52 Bu hikayelerde her birinin maruz kaldığı baskı, sürgün ya da katliama dair yürek burkan detaylar yer alıyor.

Suriye'deki iç savaş nedeniyle yetim kalan çocukların sayısı gün geçtikçe artıyor, savaş çocuklar üzerinde çok yıkıcı bir etki bırakıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Dairesi (UNHCR) ve Çocuk Fonu UNICEF'in son raporuna göre Suriye ve Irak'taki çatışmalardan olumsuz olarak etkilenen çocuk sayısı 14 milyonu bulmuş durumda.53 Suriye içinde kalıp sıkıntı çeken ve yardıma muhtaç olan çocuk sayısı 5.6 milyon, bunların 323 bini 5 yaşın altında.

Ülkelerinden kaçan Suriyeli sığınmacıların bir milyondan fazlası 11 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Dairesi (UNHCR) Başkanı Antonio Guterres, "Galler'de bir milyon çocuk yaşamıyor. Los Angeles'la Boston'u birleştirin, bir milyon çocuk toplayamazsınız. Bu sayı korkunç"54 diyerek bir milyon çocuğun mülteci durumuna düşmesinin ne kadar vahim olduğunu dile getiriyor.

Suriye'de halen 18 yaşından küçük 11 bin 525 çocuk gözaltında tutuluyor. Suriye'de Şiddet ve İhlalleri Belgelendirme Merkezi'ne göre, 98 bin 823 çocuk çatışmalar nedeniyle yetim kaldı.55 Suriye İnsan Hakları Örgütü SNHR'nin raporuna göre Suriye'de 9 bin 500 çocuk ise tutuklu.56 Aynı raporda 94 çocuğun gördüğü işkence nedeniyle hayatını kaybettiği bilgisi de yer alıyor.

Çocuklar savaşı ve zulmü hak etmiyorlar. Çocuğun hakkı ağlamak değil gülmektir. Masum çocukların ağlatılmaları hatta öldürülmeleri vicdanları derinden yaralamaktadır.

Yalnız Suriye'de değil, Irak, Afganistan'da, Libya'da ve başka yerlerde çocuklar veya onların anneleri, babaları ölmeye, savaşta yetim kalanların sayısı giderek artmaya devam ediyor. Milyonlarca çocuk okuluna gidemiyor, yeterli beslenemiyor, sağlık hizmetlerine ulaşamıyor, dahası her an ölüm korkusu ile yaşıyor. Bir şekilde savaş alanından kaçmayı başarmış çocukları bile büyük zorluklar bekliyor. Komşu ülkelere sığınmış çocukların büyük bir kısmının evleri yok. Kıyafetleri yok. Eşyaları, oyuncakları, okulları, arkadaşları... En önemlisi ise onlara gönülden sevgi, şefkat ve ilgi gösterecek kimseleri yok. UNICEF Direktör Yardımcısı Yoka Brandt, Suriye'den kaçarak başka ülkelere sığınmış çocuklarla ilgili olarak şu açıklamalarda bulunuyor:

Bu çocuklar korunamıyor: Cinsel istismara maruz kalıyor, çocuk yaşta çalıştırılıp, erken yaşta evlendiriliyor. Gelecekleri çalınıyor.57

Suriyeli çocukların içinde bulundukları bu durum, ana haber bültenlerinde yer bulan bir ayrıntıya dönüşmüş durumda. İnsanlar her gün yanmış yıkılmış evleri, kurşunlanmış çocukları uykulu gözlerle izliyor. İnsanların pek çoğu İnternette savaşın acılarını ortaya koyan haberleri, resimleri görseler de bunlara fazla bakmıyorlar. Baksalar da çabucak unutuyor, unutmak istiyorlar, çünkü bazı insanlar kendi rahatları, kendi güvenlikleri yerinde olduğu sürece herhangi bir sorun görmüyor.

Twitter'da birkaç cümle, Facebook'ta bir iki fotoğraf paylaşmak, birkaç kınayıcı mesaj yazmak onlar için yeterli. Suriyeli göçmenlere yardımcı olmak için bağışta bulunanların sayısı ise tahminlerin çok altında.

Suriye'de kanayan yara pek çok insanı ilgilendirmiyor bile. Oyun oynamaları gerekirken çocukların suda boğulmaları bazen bazıları tarafından birkaç kınayıcı mesaj ile geçiştiriliyor, sonra pek çokları tarafından unutuluyor.

Oysa insanlar kendi çocuklarının üzerine titredikleri gibi Suriyeli çocukları da düşünmeliler. Bu kişiler oturdukları yerden kalkıp birkaç günlüğüne Suriye'ye gidip oradaki savaşın yol açtığı dehşeti ve korkuyu yaşamış olsalar aynı duyarsızlığı devam ettirebilirler mi? Her birimizin içinde bulunduğumuz bencil ruh halini terk edip, dünyadaki mazlumların sorunlarına eğilmemiz, bunun için gayret etmemiz gerekiyor. Tüm dünyada sevgiyi, barışı, kardeşliği, adaleti, merhameti, şefkati yaygınlaştırmak için büyük bir çaba sarf etmeliyiz.

Her şeyden önce çocukları işkence ederek öldürtebilecek kadar vicdanları körelten ideolojilerin, hırsların var olduğunu fark etmeli bunları silahla yok etmeye çalışmak yerine fikren susturmalıyız. Kişisel veya ulusal çıkarlar ne kadar önemli olursa olsun, bunların bir insan hayatından kıymetli olamayacağını anlatarak insanların vicdanlarına hitap etmeliyiz.

Artık Allah, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.
(İnsan Suresi, 11)

 

Dipnotlar

52. http://www.unicef.org.tr/basinmerkezidetay. aspx ?id=2445

53. http://www.unicef.org/media/media_81172.html

54. http://www.amerikaninsesi.com/content/suriye-de-ic-savasin-en-agir-bedelini-cocuklar-oduyor/ 1739950.html

55. http://kdk.gov.tr/haber/cocuklar-suriyedeki-savasin-en-buyuk-magduru-olmaya-devam-ediyor/ 427

56. http://www.trtturk.com/haber/suriyedeki-ic-savasin-4-yillik-agir-bilancosu-116176.html

57. http://www.amerikaninsesi.com/content/suriye-de-ic-savasin-en-agir-bedelini-cocuklar-oduyor/ 1739950.html

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Bu kitapta ara
Mültecilerin Hayatını Nasıl Kolaylaştırabiliriz? Güvenlik Sorunu Duvarlarla Çözülmez Mülteciler Avrupa İçin Sorun Değil Önemli Bir Değerdir Seçim Zaferi Rohingyalara Ne Getirecek? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız? Suriyeli Mülteci Kardeşlerimizin Güvenliği Misafirperver Türk Halkına Emanet Libya'da Öncelik Bloklar Arası Sevgi ve Şefkat Tesisi Olmalı; Devamında Uzlaşı Doğal Olarak Gelir Avrupa Mülteci Krizine Net Çözüm: Sevgi Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak Sonsöz Mültecilere Destek Olmak Allah'ın Razı Olacağı En Güzel Tavırdır Yeniden Rohingya, Yeniden Bir İnsanlık Dramı Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler Tarih Türkiye'yi Unutmayacak Yermuk'ta Yaşanan İnsanlık Suçuna Acil Son Verilmelidir! Yermuk'ün Yardım Çığlığı Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri: Göç Avrupa İnsanlık için Harekete Geçmeli Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi? Avrupa Ülkeleri Yaşadıkları Mülteci Akını Karşısında Neler Yapabilir? Büyük Beklentileri Olmayan Mülteciler Denizin "Kara Suları"na Terk Edilenler Dünyadaki Mülteci Sorunu Sevgiyle Çözülür Evrim Aldatmacası Giriş Harabe Bir Ülke: Suriye İnsan Hakları, Bildirge Üzerinde Var Ama Dünya Üzerinde Yok Kaçak Göçmenler: Avrupa'da Sadece Bir İstatistik mi? Kuzey Afrika'da Sığınmacılarla Değil, Sığınmacı Olmayı Mecbur Kılan Koşullarla Mücadele Edilmeli Libya'nın Mülteci ve Göçmen Çıkmazı Mülteciler Paris Saldırılarının Sorumlusu Değil Mağdurudur Mülteciler Türkiye'yi AB'ye Yakınlaştırdı Myanmar'da Yaşananlar İnsanlık Suçudur Myanmar'daki Zulmün Perde Arkası "Ölüm Yolu"ndan Gelenler ve Avrupa'nın Sınavı Rohingya Halkından Birleşmiş Milletlere Yardım Çığlığı Rohingya Müslümanları Kendi Yurtlarından Sürgün Ediliyor Rohingya Trajedisi mi, Yoksa Vicdan Körelmesi mi? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Soykırımlar... Başı Öne Eğik Liderler... Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor Teknelerle Gelen Sığınmacılar Tayland İçin Bir Yük Mü? Türkiye Mülteciler Konusunda Tekrar Önemli Bir Rol Üstleniyor Türkiye-Suriye Sınırında Bir An Önce Güvenli Bölge Oluşturulmalı Türkiye'nin Suriyeli Göçmenlere Yardımı Ekonomik Bir Kayıp Değildir Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür Ya Arakanlı olsaydınız? Zulmün Nedeni Müslümanların Sahipsiz Olmasıdır

Özet

Bu kitap bölümü, savaşın masum çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerini, farklı coğrafyalardaki çocukların yaşam koşullarını karşılaştırarak incelemektedir. İnsanların kendi konforları uğruna mazlumlara karşı gösterdiği duyarsızlığın kökenindeki vicdani zafiyet sorgulanmakta ve vicdanın yeniden canlandırılmasının önemi vurgulanmaktadır. Bölüm, sevgi ve merhametin dünyada yaygınlaşması için ideolojik hırslara karşı fikren mücadele edilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Savaşlar sadece fiziksel yıkıma değil, milyonlarca çocuğun temel haklarının ve geleceğinin elinden alınmasına yol açmaktadır.
  • Bencillik ve duyarsızlık, insanların çevresindeki mazlumların acılarına karşı vicdanlarının körelmesine neden olmaktadır.
  • Çocukları işkenceye maruz bırakabilecek kadar vicdanı körelten ideolojik hırsların fikren susturulması gerekmektedir.
  • Müslümanların dünya genelindeki tüm mazlumlar için adalet, merhamet ve şefkat duygularını geliştirmesi imani bir sorumluluktur.

Sıkça Sorulan Sorular

Dünya genelindeki savaş mağduru çocukların içinde bulunduğu zorluklar nelerdir?

Savaş mağduru çocuklar yaşamlarını yitirme riskiyle karşı karşıya kalmanın yanı sıra; yetim kalmak, sağlık hizmetlerinden mahrumiyet, açlık, evsizlik, çocuk yaşta çalıştırılma ve çeşitli istismarlara maruz kalma gibi çok ağır şartlar altında yaşam mücadelesi vermektedir.

İnsanların başkalarının acılarına karşı duyarsız kalmasının temel sebebi nedir?

Kişilerin kendi güvenlikleri ve rahatları yerinde olduğunda, bencil ruh hali nedeniyle mazlumların yaşadığı acıları görmezden gelme veya çabuk unutma eğilimi göstermeleri vicdani bir körelmeye işaret eder.

Vicdanların körelmesine yol açan ideolojik hırslara karşı nasıl bir tutum sergilenmelidir?

Bu tür hırsları silahla veya şiddetle yok etmeye çalışmak yerine, insan hayatının her türlü kişisel veya ulusal çıkardan daha kıymetli olduğu fikrinin ön plana çıkarılması ve insanların vicdanlarına hitap edilerek bu anlayışın fikren susturulması gerekmektedir.

İslam ahlakında mazlumların yaşadığı acılara karşı takınılması gereken tavır nedir?

İslam ahlakı gereği kişi, yalnızca kendi çevresiyle ilgilenmeyip dünyadaki tüm mazlumların sorunlarına eğilmeli; sevgi, barış, kardeşlik, adalet ve merhametin tüm dünyada yaygınlaşması için gayret göstermelidir.