logo HARUN YAHYA

Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler

Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler

Arabian Gazette – 21 Mart 2015

Suriye'de 2011 Mart'ında başlayan iç savaşın dördüncü yılına girildi. Kriz boyunca 200 binden fazla insan hayatını kaybetti. 11 milyondan fazla kişi ise hayatları boyunca yaşadıkları evleri, yerleri terk etmek zorunda bırakıldı. Bunların 7.6 milyona yakını Suriye içinde sürgün hayatı yaşıyor. 4 milyon kişi de kendilerinin ve ailelerinin canlarını kurtarabilmek için ülkeden kaçmaya mecbur kaldı. Belki de 5 yıl öncesine kadar bu satırları okuyanlardan çok farklı olmayan hayatları, başlarına gelen korkunç felaket sonucunda altüst oldu. Dehşet ortamından kurtulabilenler ise bugün her şeye yeni baştan başlamak zorundalar.

Dört yıldır süregiden çile ve belirsizlik ortamı

Yaklaşık 4 yıldır sürgünde yaşayan milyonlarca Suriyeli dondurucu soğukların yaşandığı bir kışı daha açlık ve sefalet içinde geçirmeye çalışıyor. Bu zavallı insanlar BM ve insani yardım kuruluşlarının yardımları ile hayatlarını ancak idame ettirebiliyorlar.

Giderek ağırlaşan kış şartlarında, açlığın yanı sıra barınma konusunda da mülteciler büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Çoğu çocuk ve bebek olmak üzere mültecilerin önemli bir bölümü yeterli gıda, giyecek ve yakacak bulamadıkları için zorlu kış şartlarına yenik düşerek hayatlarını kaybediyorlar.

Bugün Suriyeli mültecilerin yaklaşık yüzde 95'i yani 3.8 milyon kişi bölgedeki beş komşu ülkede barınmaya çalışıyor. Bunlar: Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) bu ülkelerdeki 380 bin kişinin yeniden yerleştirilmeye ihtiyaç duyduğunu açıkladı.

AB'nin mülteci ağırlamadaki büyük ayıbı

Yukarıda saydıklarımız dışındaki ülkelerin kabul ettiği Suriyeli sayısı toplam mültecilerin yüzde 2'sinden daha az. Avrupa Birliği ülkelerinin şimdiye dek kabul ettiği Suriyeli mülteci sayısı ise son derece vahim bir rakam: Sadece 5 bin...

Bu insanlık ayıbı karşısında geçtiğimiz Aralık ayında 30 kadar önde gelen uluslararası yardım kuruluşu ortak bir açıklama yayınlayarak, zengin Batılı ülkelerin 2015 sonuna kadar Suriyeli mültecilerin en azından yüzde 5'ini, yani yaklaşık 160 bin kişiyi kabul etmelerini istedi. Yeniden yerleştirme sözü bakımından başı çeken Almanya, insani başvuru veya bireysel destek programları aracılığı ile 28 bin 500 mülteciyi kabul etmeye söz verdi.

Birleşmiş Milletler’in 2014'te mülteciler için bölgesel yardım çağrısı kapsamında talep ettiği 3.74 milyon doların ise 18 Kasım 2014 itibarıyla ancak yüzde 53'ü ulaştırıldı.

Uluslararası Af Örgütü'nün, dünyayı Suriyelilere kucak açmaya çağıran #OpenToSyria etiketiyle yaptığı kampaya insan hakları adına güzel bir girişimdir.

Suriye krizine yönelik uluslararası ilgi son derece yetersiz

Bugün Suriye içinde ve dışında sürgün halinde olan toplam 10,8 milyon kişi acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Ancak Suriye krizine yönelik uluslararası destek yok denecek kadar az. Şimdiye kadar refah düzeyi yüksek ülkeler tarafından 79 bin 180 adet yeniden yerleştirme sözü verildi.

Bölgedeki insanlık dramını gündeme getirme adına Uluslararası Af Örgütü #OpenToSyria başlığıyla yeni bir kampanya başlattı. Kampanya, kamuoyu oluşturarak, refah düzeyi yüksek ülkelere yeniden yerleştirme ve diğer insani kabul programları sayesinde daha çok Suriyeli mültecinin kabul edilmesi için baskı kurmayı hedefliyor.

Yine bu kampanya kapsamında Suriye'deki çatışmalardan kaçan ve komşu ülkelerde yaşam mücadelesi veren mültecilerle ilgili yeni bir rapor yayımlandı. Raporun başlığı, "Zorluk, Umut ve Yeniden Yerleştirme: Suriye'den Gelen Mülteciler Kendi Hikayelerini Anlatıyor".

Raporda sekiz mağdur ailenin yaşamları konu edilerek krizin insani boyutuna vurgu yapılıyor. Rapor, kamuoyunun dikkatini Suriye krizinin insani boyutuna çekmesi açısından olumlu bir girişim olarak değerlendiriliyor.

Uluslararası Af Örgütü Mülteci ve Göçmen Hakları Direktörü Şerif El Sayid-Ali, "Rapor, rakamların arkasındaki insanların gerçek hikâyelerini kendi cümleleriyle anlatıyor" diyerek krizin meydana getirdiği tablonun dehşetine dikkat çekiyor.

Türkiye, şu anda dünyada en fazla mülteci barındıran ülkedir ve bu konuda tümüyle kendi milli bütçesini kullanmaktadır. Mülteci kampları New York Times'ın deyimiyle "mükemmeldir". Tarih, Türkiye'nin verdiği bu vicdan dersini asla unutmayacaktır.

Mültecilere destekte Türkiye'nin tarihi öncü rolü

Ülkelerin kendi nüfuslarıyla karşılaştırılınca, Suriye'den gelen en büyük mülteci nüfusunu Türkiye'nin barındırdığı gerçeği ortaya çıkıyor. Ülkedeki mülteci sayısının 1,6 milyonun üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye'de inşa edilen 22 kampta 220 bin mülteci barınıyor. Kamplar tam kapasitede çalışırken, Suriye'den gelen mültecilerin yüzde 85'i de bu kampların dışında yaşıyor. Sadece İstanbul'da Suriye'den gelen mülteci sayısı 330 bin civarında.

Kamp şartları, dünyadaki örnekleriyle kıyaslandığında son derece iyi durumda. BM'nin 2014 yılı Suriye'den gelen mülteciler için bölgesel fonlama çağrısı kapsamında Türkiye için ayrılan 497 milyon dolarlık yardımın 5 Kasım 2014 itibarıyla sadece yüzde 28'i, yani yaklaşık 140 milyon dolar Türkiye'ye ulaştı. Oysa Türkiye Suriyeli mülteciler için kendi bütçesinden bunun yaklaşık 30 katını, yani 4 milyar dolar harcadı.

Ekim 2014'te Türkiye, Suriyeli mülteciler için hukuki statüyü güvence altına alan Geçici Koruma Yönetmeliği'ni yayımladı. Fakat yönetmelik henüz uygulanmaya başlamadı.

Söz konusu tarihi felakette Türkiye'nin üstlendiği kritik yük ve önemli rol ortada. Ancak, bu gerçeği tüm dünyanın görmesi ve bu insanlık dramı karşısında sıcak evlerinde, karınları tok, sağlıklı, huzurlu, rahat, mutlu ve güvenli bir biçimde oturan tüm insanların, bir gün belki de benzer bir dramın kendi başlarına gelebileceği ihtimalini de düşünerek aynı duyarlılığı göstermeleri önemli.

Suruç'taki mülteci kampı, Kobani'den gelen Kürt kardeşlerimizi ağırlamak için özel olarak dizayn edilmiş, her detayı düşünülmüş, benzersiz bir mülteci kampıdır.

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Bu kitapta ara
Mültecilerin Hayatını Nasıl Kolaylaştırabiliriz? Güvenlik Sorunu Duvarlarla Çözülmez Mülteciler Avrupa İçin Sorun Değil Önemli Bir Değerdir Seçim Zaferi Rohingyalara Ne Getirecek? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız? Suriyeli Mülteci Kardeşlerimizin Güvenliği Misafirperver Türk Halkına Emanet Libya'da Öncelik Bloklar Arası Sevgi ve Şefkat Tesisi Olmalı; Devamında Uzlaşı Doğal Olarak Gelir Avrupa Mülteci Krizine Net Çözüm: Sevgi Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak Sonsöz Mültecilere Destek Olmak Allah'ın Razı Olacağı En Güzel Tavırdır Yeniden Rohingya, Yeniden Bir İnsanlık Dramı Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler Tarih Türkiye'yi Unutmayacak Yermuk'ta Yaşanan İnsanlık Suçuna Acil Son Verilmelidir! Yermuk'ün Yardım Çığlığı Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri: Göç Avrupa İnsanlık için Harekete Geçmeli Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi? Avrupa Ülkeleri Yaşadıkları Mülteci Akını Karşısında Neler Yapabilir? Büyük Beklentileri Olmayan Mülteciler Denizin "Kara Suları"na Terk Edilenler Dünyadaki Mülteci Sorunu Sevgiyle Çözülür Evrim Aldatmacası Giriş Harabe Bir Ülke: Suriye İnsan Hakları, Bildirge Üzerinde Var Ama Dünya Üzerinde Yok Kaçak Göçmenler: Avrupa'da Sadece Bir İstatistik mi? Kuzey Afrika'da Sığınmacılarla Değil, Sığınmacı Olmayı Mecbur Kılan Koşullarla Mücadele Edilmeli Libya'nın Mülteci ve Göçmen Çıkmazı Mülteciler Paris Saldırılarının Sorumlusu Değil Mağdurudur Mülteciler Türkiye'yi AB'ye Yakınlaştırdı Myanmar'da Yaşananlar İnsanlık Suçudur Myanmar'daki Zulmün Perde Arkası "Ölüm Yolu"ndan Gelenler ve Avrupa'nın Sınavı Rohingya Halkından Birleşmiş Milletlere Yardım Çığlığı Rohingya Müslümanları Kendi Yurtlarından Sürgün Ediliyor Rohingya Trajedisi mi, Yoksa Vicdan Körelmesi mi? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Soykırımlar... Başı Öne Eğik Liderler... Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor Teknelerle Gelen Sığınmacılar Tayland İçin Bir Yük Mü? Türkiye Mülteciler Konusunda Tekrar Önemli Bir Rol Üstleniyor Türkiye-Suriye Sınırında Bir An Önce Güvenli Bölge Oluşturulmalı Türkiye'nin Suriyeli Göçmenlere Yardımı Ekonomik Bir Kayıp Değildir Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür Ya Arakanlı olsaydınız? Zulmün Nedeni Müslümanların Sahipsiz Olmasıdır

Özet

Bu kitap bölümü, Suriye'de 2011 yılında başlayan ve milyonlarca insanı yerinden eden iç savaşın yarattığı insani tabloyu analiz etmektedir. Mültecilerin yaşadığı açlık, barınma ve kış şartları gibi temel zorluklar vurgulanırken, uluslararası toplumun bu kriz karşısındaki yetersiz tutumu eleştirilmektedir. Ayrıca, Türkiye'nin milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaparak üstlendiği öncü ve vicdani rol detaylandırılmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Suriye iç savaşı sonucunda 11 milyondan fazla insan yaşadığı yerleri terk etmek zorunda bırakılmıştır.
  • Türkiye, dünya genelinde en fazla mülteci barındıran ülke konumunda olup büyük bir vicdani sorumluluk üstlenmiştir.
  • Zengin Batılı ülkelerin ve Avrupa Birliği'nin mülteci kabulü konusundaki çabaları yetersiz ve vicdani açıdan zayıf kalmaktadır.
  • Mülteci kamplarının dışında yaşayan milyonlarca kişi dondurucu kış şartlarında hayatta kalma mücadelesi vermektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye'nin Suriyeli mülteciler konusundaki tutumu neden önemlidir?

Türkiye, dünya genelinde en fazla mülteciyi kabul eden ülke olarak kendi milli bütçesinden milyarlarca dolar harcayarak, kurduğu mükemmel kamplar ve sağladığı imkanlarla diğer ülkelere vicdani bir ders niteliğinde insani bir örnek sergilemektedir.

Uluslararası toplumun Suriye krizi karşısındaki yardım düzeyi nasıldır?

Suriye krizi kaynaklı ihtiyaçlar oldukça yüksek olmasına rağmen, refah seviyesi yüksek ülkelerin yeniden yerleştirme sözleri ve Birleşmiş Milletler yardım çağrılarına verilen maddi destekler oldukça yetersiz ve beklentilerin altında kalmaktadır.

Suriyeli mültecilerin yaşadığı temel insani sorunlar nelerdir?

Mülteciler, zorlu kış şartlarında yetersiz gıda, barınma ve giyecek eksikliği nedeniyle hayati tehlike altındadır. Özellikle çocuklar ve bebekler, bu dondurucu şartlar ve temel ihtiyaçlara erişimdeki sıkıntılar sebebiyle büyük mağduriyet yaşamaktadır.

Avrupa Birliği ülkeleri mülteci konusunda neden eleştirilmektedir?

Dünya genelindeki toplam mültecilerin çok az bir kısmını kabul etmeleri ve krizin insani boyutuna dair yeterli düzeyde sorumluluk almamaları nedeniyle Avrupa Birliği ülkeleri uluslararası yardım kuruluşları tarafından sıkça eleştirilmektedir.