logo HARUN YAHYA

Harabe Bir Ülke: Suriye

Harabe Bir Ülke: Suriye

Middle East Monitor – 31 Mart 2015

15 Mart 2015... Suriye'deki sivil savaşın beşinci yıldönümü. Son dört yıl içinde şahit olduğumuz vahşet görüntüleri nedeniyle, bu dehşet dolu iç savaşın nasıl başladığını unutmuş olabiliriz.

Arap Baharı'nın etkisinde kalan Suriyeliler başlangıçta değişim ve siyasi reform özlemindeydiler. Daha iyi bir gelecek arayışlarında, onlarca yıldır süregelen baskıcı Baas rejimine karşı geniş kitlelerin destek verdiği barışçıl protestolar düzenlediler. Amaçları, her insanın doğuştan hak ettiği temel özgürlük ve değerleri kısıtlayan Baas rejimini kökten reddetmekti.

Daha iyi bir gelecek için bir umut kıvılcımı olarak başlayan protestolar, bir ulusun savaşla parçalanarak bir enkaz yığınına dönüşmesiyle sonuçlandı. Bugün Suriye harap olmuş şehirleri, kasabaları ve umudunu yitirmiş insanları ile perişan bir ülke haline gelmiş durumda.

Suriye savaşı beşinci yılına girerken, hemen hemen her haber kaynağı ülkenin içinde bulunduğu sefalet ve çekilen insani acı hakkında hikayelere yer verdi. Yaşamlarını keskin nişancı namlusunun gölgesinde sürdürmeye çalışan insanların ve hatta çocukların hikayeleriydi bunlar. Siyasi istikrara sahip ülkelerde yaşayan bizler için bir çocuğun anaokulunda vurularak öldürülmesini hayal etmek oldukça güç; ama Halep gibi bir şehirde anaokulun bahçesinde oyun oynayan beş yaşında bir çocuk her an ölümle burun buruna.23

Suriyeli çocuklar dünyada hiçbir çocuğun yaşamaması gereken şeyler yaşadı. Oyuncak ve çocuk parkları yerine helikopter sesleri, varil bombaları, savaş uçakları, füze ve ağır silahlar her gün şahit oldukları şeyler oldu. Bebeklerin uykusu, yere düşen bombaların sesiyle bölündü. Bazen anne babaları tarafından telaşla kucaklanarak yakındaki kasabalara kaçmak zorunda bırakıldılar.

Bir kısmı da patlayıcılarla birlikte yağ bidonu, su tankı ya da gaz silindirlerine doldurulan metal, hurda ve çivilerle yapılan ilkel varil bombalarından kaçamadılar.

Güzel ülke Suriye, şu anda bir harabe halindedir. Ülke, insanlarını kaybetmiş bir savaş alanına, milleti olmayan bir hayalet ülkeye dönüşmüştür. Bu harabeyi terk etmek zorunda kalan insanlara sahip çıkmak bizim sorumluluğumuzdur.

Rejim güçlerinin düzenli olarak düzenlediği varil bombası saldırılarında her ay 250 çocuk hayatını kaybediyor. Şam'ın Cobar bölgesinde küçük çocuklar anestezi kullanılmadan ameliyat edilmek zorunda kalındı. Şehirlerde on binlerce evsiz Suriyeli, bombalanan binaların harabeleri arasında hala yaşam mücadelesi veriyor.

Suriyelilerin içinde oldukları durumu gösteren her istatistik, her rakam, her fotoğraf karesi yürek burkuyor. Suriye'nin her yerinde füze saldırıları ve bombalamalar hiç durmadan devam ediyor. Şimdiye kadar yaklaşık 210,000 kişi öldürüldü, 1.5 milyon sivil ağır yaralandı, en az 200,000 kişi de tutuklandı. Bu arada 2400 kişi kayıp, 20.9 milyon kişi de evlerini terk etmek zorunda bırakıldı.24

Bir zamanlar farklı kültür, etnik yapı ve inançlara ev sahipliği yapmış bu ülke son dört yıldır tamamen parçalanmış durumda. Bu ülkenin sosyal dokusunu oluşturan Sünni, Şii, Hıristiyan, Kürt, Alevi, Yezidi ve diğer birçok topluluk yüzyıllar boyunca barış içinde bir arada yaşadılar. Ancak savaş bu grupları birbirine düşürdü ve olayları daha da zor ve içinden çıkılmaz bir hale getirdi.

Suriye'deki çatışmanın başka bir boyutu daha mevcut. Suriye'nin dışında Lübnan, Türkiye ve Ürdün'de yaşam mücadelesi veren üç milyon mülteci kardeşimiz var. Bu kamplarda her gün hayatta kalabilmek için çetin bir mücadele veriyorlar.

Çok büyük zorluklardan geçtikten sonra bu kamplara ulaşabilen Suriyeliler şimdi zorlu koşullarda yaşamaya devam ediyorlar. Bir yandan da çocuk ve gençlerin eğitim olanakları olmadığı için radikal ideolojilerden kolaylıkla etkilenebilecek durumdalar.

21. yüzyılda Suriye denince akla insanlık dramı geliyor. Suriye'de istikrar sağlanana kadar, uluslararası toplumun sorumluluklarını mutlaka yerine getirmesi gerek. Bu bağlamda, en azından devam eden bu acımasız savaştan ötürü acı çekenlere gereken yardımın ulaştırılması için vicdanımızın sesini dinlemeliyiz.

Hayalet ülke Suriye'de kalan halk, elektriği, suyu olmayan şehirlerde, yiyecek ekmek bulamadan, bombardımanların altında ve yıkıntıların arasında yaşamak zorundadır. Ülkede kalan çocuklar için eğitim durmuştur, her biri zor işlerde çalışmak zorundadır.

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER
Bu kitapta ara
Mültecilerin Hayatını Nasıl Kolaylaştırabiliriz? Güvenlik Sorunu Duvarlarla Çözülmez Mülteciler Avrupa İçin Sorun Değil Önemli Bir Değerdir Seçim Zaferi Rohingyalara Ne Getirecek? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Ya Bir Mülteci Kampında Yaşıyor Olsaydınız? Suriyeli Mülteci Kardeşlerimizin Güvenliği Misafirperver Türk Halkına Emanet Libya'da Öncelik Bloklar Arası Sevgi ve Şefkat Tesisi Olmalı; Devamında Uzlaşı Doğal Olarak Gelir Avrupa Mülteci Krizine Net Çözüm: Sevgi Tampon bölge Suriyeliler için güvenli bir sığınak Sonsöz Mültecilere Destek Olmak Allah'ın Razı Olacağı En Güzel Tavırdır Yeniden Rohingya, Yeniden Bir İnsanlık Dramı Krizin 4. Yılında Suriyeli Mülteciler Tarih Türkiye'yi Unutmayacak Yermuk'ta Yaşanan İnsanlık Suçuna Acil Son Verilmelidir! Yermuk'ün Yardım Çığlığı Yemen'in Onlarca Sorunundan Biri: Göç Avrupa İnsanlık için Harekete Geçmeli Avrupa Mülteci Sınavından Geçecek mi? Avrupa Ülkeleri Yaşadıkları Mülteci Akını Karşısında Neler Yapabilir? Büyük Beklentileri Olmayan Mülteciler Denizin "Kara Suları"na Terk Edilenler Dünyadaki Mülteci Sorunu Sevgiyle Çözülür Evrim Aldatmacası Giriş Harabe Bir Ülke: Suriye İnsan Hakları, Bildirge Üzerinde Var Ama Dünya Üzerinde Yok Kaçak Göçmenler: Avrupa'da Sadece Bir İstatistik mi? Kuzey Afrika'da Sığınmacılarla Değil, Sığınmacı Olmayı Mecbur Kılan Koşullarla Mücadele Edilmeli Libya'nın Mülteci ve Göçmen Çıkmazı Mülteciler Paris Saldırılarının Sorumlusu Değil Mağdurudur Mülteciler Türkiye'yi AB'ye Yakınlaştırdı Myanmar'da Yaşananlar İnsanlık Suçudur Myanmar'daki Zulmün Perde Arkası "Ölüm Yolu"ndan Gelenler ve Avrupa'nın Sınavı Rohingya Halkından Birleşmiş Milletlere Yardım Çığlığı Rohingya Müslümanları Kendi Yurtlarından Sürgün Ediliyor Rohingya Trajedisi mi, Yoksa Vicdan Körelmesi mi? Sayın Adnan Oktar'ın A9 Televizyonunda mülteciler konusundaki açıklamaları Soykırımlar... Başı Öne Eğik Liderler... Suriye ve Yermuk Kampı'nda Yaşanan İnsanlık Dramı Devam Ediyor Teknelerle Gelen Sığınmacılar Tayland İçin Bir Yük Mü? Türkiye Mülteciler Konusunda Tekrar Önemli Bir Rol Üstleniyor Türkiye-Suriye Sınırında Bir An Önce Güvenli Bölge Oluşturulmalı Türkiye'nin Suriyeli Göçmenlere Yardımı Ekonomik Bir Kayıp Değildir Vicdanlar Körelince Çocuklar da Ölür Ya Arakanlı olsaydınız? Zulmün Nedeni Müslümanların Sahipsiz Olmasıdır

Özet

Bu kitap bölümü, Suriye'de yıllardır devam eden iç savaşın yol açtığı insani yıkımı ve derinleşen acıları analiz etmektedir. Savaşın başlamasına neden olan siyasi süreçlerden ziyade, sivillerin, özellikle çocukların maruz kaldığı ağır yaşam şartları ve mülteci krizinin boyutları üzerinde durulmaktadır. Uluslararası toplumun insani sorumluluklarına ve vicdani bir yaklaşımla bu trajediye çözüm aranması gerekliliğine vurgu yapılmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Suriye iç savaşı sonucunda yaklaşık 210 bin kişi hayatını kaybetmiş ve milyonlarca sivil evsiz kalarak mülteci konumuna düşmüştür.
  • Çocuklar savaşın en büyük mağdurları olarak eğitimden mahrum kalmakta ve temel yaşam hakları için büyük bir mücadele vermektedir.
  • Bölgede farklı inanç ve etnik kökenden gelen toplumlar arasındaki barış kültürü savaşla bozulmuş ve yerini büyük bir sosyal yıkıma bırakmıştır.
  • Uluslararası toplumun bölgedeki insani krize karşı sorumluluklarını yerine getirmesi ve yardımların ulaştırılması hayati bir öneme sahiptir.

Sıkça Sorulan Sorular

Suriye'deki iç savaşın siviller üzerindeki etkileri nelerdir?

Savaş, şehirlerin harabeye dönmesine, 210 binden fazla insanın ölümüne ve milyonlarca sivilin evlerini terk ederek mülteci durumuna düşmesine neden olmuştur.

Suriye'de çocuklar savaşın yarattığı zorluklarla nasıl baş etmektedir?

Çocuklar eğitim haklarından mahrum kalmakta, bombalı saldırıların ortasında hayatta kalma mücadelesi vermekte ve psikolojik olarak büyük travmalar yaşamaktadır.

Mülteci kamplarındaki insanların durumu neden endişe vericidir?

Kamplarda yaşayanlar ağır yaşam koşullarıyla mücadele etmekte olup, özellikle gençlerin eğitim olanaklarının yokluğu sebebiyle radikal ideolojilerden etkilenme riskleri bulunmaktadır.

Uluslararası toplumun bu insani dramdaki rolü ne olmalıdır?

Dünya genelindeki devletlerin ve toplumların vicdani bir sesle hareket ederek, devam eden savaştan acı çeken insanlara gerekli yardımları ulaştırması bir sorumluluktur.