Her şeyde olduğu gibi ne kadar ihtiyaç varsa o kadar almak lazım.
Tabii ki dozunda, tabii ki vücudun ihtiyacı kadar, sınırsız diye b,r şey yok.
Nasıl çok nüfuslu bir yerde sıkıntı çıkma ihtimali daha yüksektir, aykırı sözler çıkma ihtimali daha
ihtiyacından söz ediyoruz burada, vücudun ihtiyaçlarına göre kendini adapte etmesi, anlık olarak.
Basınçlı solunum destek cihazlarına ihtiyaç duyuyorlar.
Yani diyelim ki sabah ilk kaktığında sigarasını ne zaman içme ihtiyacı hissediyor.
vardır, ilgiye ihtiyacı vardır.
O zaman bu yaşlılar için hastaneye ihtiyacımız yok, evde bakıma ihtiyacımız var.
Cerrahi ihtisasta hele hiç yok bunları okutmazlar.
Dolayısıyla biz de ilminizden istifade etmek istiyoruz.
Çünkü ilaçlarda belli bir ihtimal var.
O ihtimal var.
Biraz destek, biraz desteğe ihtiyacım var.
Bir lüks değil bu, çok büyük ihtiyaç tabii. Onu hastalara sormak lazım.
Ağır hastalıklar, o hastalıkla imtihan olanlar daha iyi bilirler.
En çok ihtiyaç duyulan şey kalsiyum.
Hızlı büyüme dönemi içerisinde dişlerin de en çok ihtiyaç duyduğu şey kalsiyum.
Dolguya ne zaman ihtiyaç duyar?
</p><p> </p><p><strong>AHMET AKGÜL:</strong> İhtisas Yüksek İhtisas Enstitüsü, Ankara’da o da evet
</p><p> </p><p><strong>PINAR AKKAŞ:</strong> İhtisas, Yüksek İhtisas.
Toplar damar da şu; doku oksijene ihtiyacı olan kan ister.
</p><p> </p><p>PINAR AKKAŞ: Kendi dokusu olduğu zaman yine tutmama ihtimali oluyor mu?
İhtisas yaptığım dönemlerde çok ciddi bir oran vardı.
Ki bunlar her zaman ikinci revizyona ihtiyaç duyuyorlar.
Güç kaybı, uyuşması veya başka bir durumu tespit ediliyor ve ona istinaden bize geliyor.
Zaten hastanın buna çok fazla ihtiyacı kalmıyor. Bel fıtığında biraz daha olabiliyor.
Olabilir tabii ki, her zaman istisnalar vardır, kaideyi bozmaz ama bunlar.
İhtisasımı Marmara Üniversitesi’nde yaptım. Daha sonra da üst ihtisaslar vardı.
Bizim uzayda bir yeri tarif etmek için üç boyuta ihtiyacımız vardır.
En kötüsünün olma ihtimali binde bir, on binde bir. 1000’e yaklaştı vakıa sayımız.
İhtiyacımız olan bir de dünyadan da bihaber olmamak lazım.
Orada polise ihtiyaç yok, askere ihtiyaç yok.
Büyümek için bir şeye yaslanma ihtiyacı hissediyor.
Bunu da nasıl yapar; işte o ağrı ileten omurilikteki yolları atake etmesiyle, istila etmesiyle
Ama lenf bezlerini istila ettiyse ki kanser cerrahisinde o organı lenfotik anatomisiyle çıkardığımız
Dünya zaten imtihan yeri inşaAllah.</sub></h3><h3> </h3><h3><sub>FATİH AVŞAR: Tabii ki.
diş ve çene gelişiminin düzene sokulması için bir ortodontiste ihtiyaç var.
Konuşmasının düzgün olması için konuşma terapisi, spijt terapi dediğimiz terapiste ihtiyaç var.
Enfeksiyonlara çok meyilli oldukları için bir çocuk hastalıkları uzmanına ihtiyaç var.
Ankara Üniversitesi, tıp lisans eğitiminiz, ihtisas eğitiminiz.
Kendi kendilerini muayene etme ihtimali var veya kendilerinin keşfetme.
Bunun öncelikli bir tedbirinin alma ihtimali var.
Damarın içinde pıhtı teşekkülü ihtimali genç olsa bile o kişilerde ihtimal yüksek olduğu için yine de
O nedenle en kötü ihtimal neyse onu düşünmek lazım.
Tabii ki bizim cerrahlara her zaman ihtiyacımız var. Onlar başımızın tacı.
Bakıyoruz ki bunda besin alerjisi olma ihtimali yüzde 50 diyoruz. Ne yapıyoruz?
Diyoruz ki; süte karşı alerji olma ihtimaliniz var.
Sadece ihtiyaç olduğu için kullansınlar. Fazla kullanırlarsa Zaralı da olabilir.
</p><p> </p><p>OKTAR BABUNA: Tedavi edildiğinde bunun tekrarlama ihtimali nedir?
Ben ihtiyatla karşılarım. Ancak Türk kahvesini bunlardan biraz ayırıyorum ben.
Ben bu çalışmalara ihtiyatla yaklaşan bir hekimim.
Çünkü bunlar analiteye girme ihtimali çok yüksek hastalar.
Böyle bir urumda iç kanama ihtimalini düşünmemiz gerekiyor.
Ve özellikle kör kalma ihtimali körlük ihtimali çok fazla artıyor.
Türkiye’de bir ihtiyaç var. Nedir bu? Çok yoğun hastalarımız var.
Bu yoğunluk altında daha doğru teşhis koymak için ikinci bir göze ihtiyaç var.
Çünkü bu ihtiyacımız.
Böyle bir ihtiyaç var. halbuki çocuk annesini 2 sene emmiş olsa mükemmel sağlığı alacak, ihtiyacı olan
Vücudunda tümör ihtimali sıfıra iniyor, sağlıklı ve mutlu oluyor.
</strong>[Ali İmran Suresi, 134]</p><p>Muhsin şu, ihsanı anlayalım önce; ihsanın iki anlamı var