Bu konuyu tam anlayıp hiç unutmadan akılda tutmak, her olaya, her şeye hayır ve hikmet gözüyle bakmak
Tavırları yapmacık olmaz, ortamlara göre değişiklik göstermez. Güçlü bir karakter sergilerler.
Atom en basit anlatımıyla içinde bir çekirdek ve onun çevresine dönen elektronlardan oluşmaktadır.
DÖRT KUVVETİ Atomun buraya kadar açıkladığımız ilginç yapısını bir arada tutan
Bilim adamları bu soruya karşılık protonları bir arada tutan bir gücün varlığını varsaymışlar ve buna
Üçüncü kuvvet ise, atom çekirdeği etrafında dönen elektronları yörüngede tutan elektromanyetik kuvvettir
Sidgwick) Karbon atomunun kapasitesini tam anlayabilme konusunda bugün bilim yetersiz kalmaktadır
Diğer elementler toplam 300.000 bileşik yapabilirken karbon olağanüstü bir şekilde tek başına tam 1.700.000
hassas bir fiziksel dengeye sahiptir ki bunu keşfeden ünlü İngiliz bilim adamı Fred Hoyle dahi bir materyalist
boşluktan oluştuğunu bildiğimiz maddenin aslında bir enerji yağını olduğunun ortaya çıkmasıyla materyalizm
Diğer bir deyişle, materyalist bakış açısının iddiasının aksine, madde sabit değildi ve gerektiğinde
Kuantum fizikçisi Richard Feynman, kuantumun materyalizmle ilgili değerleri yok edişini şu sözlerle açıklar
Kuantum fiziğinin getirdiği maddesizlik ilkesi materyalistleri zor ve açmaz bir durumda bırakmıştır.
Materyalizmin mutlak madde olarak tanımlandığı atomun içinde materyalistlerin inancının aksine madde
Yani materyalist yoruma göre, atomun içinde mutlak şekilde var olan madde, materyalistlerin beklentilerinin
Bu da materyalizmin yerle bir olması demektir.
Bu konuda hiçbir şüpheniz yoktur ve hiç kimse bunların sabah kalktığınızda tam olmaları gereken yerde
atomlar bir araya gelerek kapkara bir kütte oluşturacaklarına, olağanüstü komplekslikte ve sırları hala tam
Şimdi bu iddiayı çok basit ama anlaşılır ve çok da iddialı bir deneyle inceleyip, evrimcilerin
bilim adamlarını, Araba tasarımı yapan, kitap yazan, kitap okuyan, öğrenen, öğrendiklerini hafızasında tutan
hassas dengelere sahip daha pek çok sistem, evrenin kesinlikle tesadüf eseri oluşamayacağını göstermektedir
Tam tersine bildiğimiz, bilmediğimiz sayısız detaylarıyla özel olarak ayarlanmış, belli bir amaç üzerine
Evrendeki bütün gök cisimlerinin dağılımı, insanın yaşama için tam olması gereken yapıdadır.
Ama Darwinistler, en gelişmiş teknolojilerin boy ölçemeyeceği bu görme ve duyma sistemlerini tesadüflerin
Darwinizmin amacı, insanların son derece açık ve kesin olan yaratılış gerçeğini inkar etmelerini sağlamaktır
Mühendis olup tonlarca suyu tutan dayanıklı barajlar, devasa gökdelenler inşa edemezler.
ve gerçek dışı olan evrim iddialarına inanan ve bunları savunmaya hayatlarını adayanlar, gerçekler tam
Allah kullarına karşı büyük lütuf sahibi olduğunu bir ayette şöyle bildirmektedir
Şüphesiz, senin Rabbin, insanlara karşı büyük lütuf (fazl) sahibidir
Beynimizdeki işitme merkezi, henüz tam olarak aydınlatılmamış olmakla birlikte, mucizevî bir
Eğer böyle olmasaydı arkamızdan gelen bir arabanın sesini duyamaz ve asla tam zamanında ön&
hücreler bu kez her iki kulağa ulaşan sesler arasındaki bu şiddet farkından yararlanarak sesin tam
Nitekim araştırmalar kepçe ve dış kulak yolunun, seslerin kulak zarına yaptığı basıncı tam on
Ümitlerin kesildi ğ i, belaların ya ğdığı bir zamanda tam bu zamanda D İ CLE KIYISINDAN B İ R ADAM H
ate ş e atıldı ğ ı zaman, Firavunun helakı,Yahya bin Zekeriyanın öldürülmesi zamanında da do ğ mu ş tur
Ancak o kadar uzaktayız ki tüm bunları sadece basit bir duman bulutu gibi görebiliyoruz.
Bulunduğu yörüngede bir tam devri 250 milyon yılda yapabilen galaksimiz evrenin içinde olağanüstü bir
Ama bu dönüşüm pek öyle basit bir şekilde gerçekleşmez.
dikkat edilmesi gereken nokta güneş sistemimizin galaktik kolun kıyısında yani samanyolu galaksisinin tam
gezegeninin bu sistem ve genel olarak uzay içindeki yeri de yine kusursuz bir yaratılışın varlığını göstermektedir
olan, maddeyi dilediği gibi şekillendiren, galaksileri, yıldızları ve gezegenleri kudreti altında tutan
fotosentez için gerekli olan ışığın birbiriyle yaklaşık olarak aynı olması, ışıktaki mükemmel tasarımı göstermektedir
Ancak ana damar yaprağın tam ortasından geçtiği için üzerindeki ağırlık eşit miktarda dağılır.
Tam o sırada ayrılan kolların arasında primer RNA adlı özel bir RNA molekülü sentezlenir.
Protonun kütlesi elektronunkinin tam 1836 katıdır.
Dikkat çekici olan ise bu iki farklı parçacığın elektrik yüklerinin birbiriyle tamı tamına aynı büyüklükte
Yani materyalist felsefe.
Materyalist felsefe, maddeyi hiçbir bilimsel temele dayanmadan tek mutlak varlık sayar ve maddeden
Antik Yunan'dan etkilenen 19. yüzyıl materyalistleri bu dogmayı astronomiye de uyarlamak istemişler,
BİG BANG'İN MATERYALİZME KARŞI ZAFERİ Büyük patlama evrenin
tamına uyuyordu.
Elbette bu durum, materyalistlerin kabullenmek istemedikleri gerçeği yani yaratıcının varlığını göstermektedir
Ancak o dönemin ilkel bilim ortamında bu önemli bilgileri kimse tam olarak yorumlayamıyordu.
Aslında evrenin kökeniyle ilgili gerçekler, Big Bang'in keşfedilmesinden tam
oluşturacak tüm cisimlerin başlangıçta tek bir noktada toplanmış olduklarını ve sonradan ayrıldıklarını göstermektedir
Big Bang teorisinin ortaya koyduğu bu gerçek de yine zamanımızdan tam 14 asır önce hiçbir insan tarafından
Bugün bilimsel bulgular göstermektedir ki, evren, materyalistlerin iddia ettiği gibi tesadüfen şekillenmemiştir
Bu gerçek karşısında pek çok bilim insanı, hatta materyalist ön yargılarla yola çıkanlar bile evrende
Sonuçta asırlar süren materyalist aldanışlardan sonra bugün artık bilim
Bu mucizeyi gerçekleştiren ve bizlere gösteren ise sonsuz bilim ve kudret sahibi olan Yüce Allah'tır.
Peki bu denli olağanüstü denge neyi göstermektedir?
Görüldüğü gibi bilimin ortaya koyduğu kesin sonuçlar, her ne kadar materyalist de olsa, Davis'i evrenin
Bu, ışığın bir yıl içinde gittiği mesafedir ve tam 9 trilyon, 460 milyar kilometre gibi büyük bir uzaklığa
Bize en yakın galaksi olan Andromeda Galaksisi ise güneş sistemimizden tam 2 milyon ışık yılı uzaklıktadır
Hesaplamalar göstermektedir ki eğer uzaydaki bu mesafeler biraz daha az olsaydı, yıldızlar arası çekim
ki evrendeki gök cisimlerinin dağılımı insanın yaşamı için tam olması gereken ölçülerdedir.
Şeytandan Allah'a sığınırım: “O, biri diğeriyle tam bir uyum içinde
Allah'ın varlığını inkâr eden ve evrenin yaratılmadığını iddia eden materyalist felsefe, çağdaş fizik
İnsan hayatını devam ettirebilmek için dışarıda olup biten olaylardan tam zamanında haberdar olmalıdır
Mesela gözyaşı kuruluğu olan hastalarda gözlerde sürekli bir yanma ve gözün içinin kum dolu olduğu
Yani gözün yapısında gözyaşı bezlerinin ne eksik ne fazla, tam gereken miktarda sıvı salgılamasını sağlayan
İçindeki kusursuz sistemlerle birlikte görme duyusu da Allah'ın sonsuz kudretini bizlere göstermektedir
Eğer iki gözde ayrı ayrı oluşan görüntüler beyinde tam olarak birleştirilmeseydi, o zaman dünyayı çift
İki gözden gelen görüntüler arasındaki fark çok basit bir deneyle ispatlanabilir.
örnekle bildirilir: Şeytandan Allah'a sığınırım: “O biri diğeriyle tam
Göz merceğinin saydamlığından, retinaya görüntünün ters düşmesine, gözyaşının tam gereken miktarda
üretilmesinden, beyne giden sinirlere kadar her detay eşsiz bir yaratma sanatını bizlere göstermektedir
Kelimenin tam anlamıyla sürünüyorsun. Ne kazanıyorsun yani? Her anın bir sürünmeyle geçiyor.
Bugün neo-Darwinizmin en çok tartışılan konusu da budur.”
Darwinistlerin iddiasına göre mutasyon, vücudun her yerinde orantılı ve birbirine uyumlu değişiklikler
, tam yerli yerinde ve aynı anda meydana getirmesi gerekir.
Bu dev evrende, çok küçük bir yer tutan dünya ise son derece kompleks ve hassas dengeler üzerine kurulmuş
Oysa tam aksine gelişen bilim, Darwin'in iddialarını birbiri ardına çürütecekti.
O zamanın ilkel mikroskopları altında hücre sadece basit bir leke gibi görülüyordu.
Darwinistler, yaklaşık 150 sene önce "Eğer ger
Darwinistler, bir tohumun, oluşturacağı ağacın şeklini, biçimini, rengini, meyve verecekse
Darwinistler, filizlenen bitkinin köklerinde yerçekimi sinyallerini algılayan hücrelerin
Darwinistler gözün tesadüfen meydana geldiğini
Darwinistler bir dinozorun sineği yakalamaya çalışırken kanatlandığını iddia ederken
Darwinistler “içgüdü” olarak adlandırdıkları, canlılardaki akılcı