Fıtık dediğimiz hadise bunlardan bir tanesi.
Buna rağmen kitap bilgisinde 100 hastanın 4’ünde nüksedebilir.
Yani kas çok yorulacak bir gün gelecek iflas edecek kramp girecek.
Bir gün içerisinde yaklaşık 1 mililitreyi biraz geçebiliyor. Uyku saatlerini de dikkate alırsak.
O hücrelere o görev verilmiş, o hücreleri sadece o genler açıyor vücutta.
Bu iş için özel üretilmiş şampuanlar var, bunlardan kullanıp yatmadan önce temizleyebilirsiniz.
Bir haberde, insanlarda “kaç rekattır sabah namazı” diye soruyorlar, sabah namazını bilmezse öldürüyor
Ama bir de bununla mücadele edecek vicdan vermiş Allah.
Bir gün, oğlum 4-5 yaşlarındaydı dedim ki, “gel oğlum dünyadaki bütün savaşları durduralım.”
Bunların toplam rakamı 2000’i biraz geçmiş durumda.
Gerçekte bu 4-5 oluyor. Çünkü 6 öğün günümüz hayat koşullarında her zaman mümkün olmuyor.
Örneğin 200 kiloluk bir hasta geldi.
Kanser de çok gündemde son günlerde özellikle.
Ama 4 kişiden 3’ü de yakalanmayacak demektir.
Aslında her hücremizin içinde de genler var ve kanser genleri de var.
Bunlardaki hastalıklar da çok ciddi.
O nedenle enerjik tedavi gerekiyor bunlara.
Günümüzde bu çalışmalar devam ediyor.
Daha sonra bundan belki 4-6 yıl sonra kalıcı dişler bunların yerini almaya başlıyor.
Bununla bir miktar tamir yapılabiliyor mine dokusunda.
Bununla da çok sık karşılaşıyoruz.
Bunlardan bahsedebilir miyiz?
Günümüzde çok fazla kimyasallarla muhatap oluyoruz, bu artık kaçınılmaz.
Kabaca vücudumuzda 4 ana sistem var.
Çünkü çocukların metabolizması gün geçtikçe değişiyor, olgunlaşabiliyor.
Daha sonra yaş ilerlemesiyle birlikte bunlarda astım ve alerjik nezle gelişme ihtimali daha yüksek oluyor
Ama 2-3 gün öksürüğü düzelmediği zaman öksürük kesilsin diye aileler antibiyotik veriyor.
Tetik nokta dediğimiz baş parmağımızla bastığımızda 4 kilogram ile, diyeceksiniz ki 4 kilogramı nasıl
Şimdi günümüzdeki tedaviler geriye dönüşü maalesef sağlamıyor tabii.
Bununla ilgili protokoller çok farklı, herkes değişik protokol veriyor.
Bununla ilgili 3-4 tane dernek var, eğitimler var.
Hatta 3-4 gün hastanede yatarsınız. Serumlarla ancak rahatlayabilirsiniz.
Bununla ilgili çalışmalar var.
Eskiden 90’lı yıllarda lazer yaparken 4-5 gün hasta ağrı çekerdi, onun iyileşmesi uzun sürüyordu.
’e kadar var, 200’ü görürse yüzde 200 görmüş oluyor.
Bunlardan bahseder misiniz?
“Tamam şimdi git” diyor, “40 gün sonra gel” diyor. 40 gün sonra geldiğinde diyor ki “çocuğum çok bal
“Hocam bunun için mi beni 40 gün beklettin” diyor.
Diyor ki, “40 gün önce ben de bal yiyordum” diyor.
Aralarından sadece uygun olanın seçilmesi, O da işte 4-5 gün hastalığa sebep oluyor.
Biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?
Bunlara biraz daha farklı yaklaşmak lazım.
Tabii bu bazen 4-5 yıl sürüyor. Ne olur?
düştü. 2000 kalori kısmamız lazım.
Biz bunlara özel nemlendiriciler veriyoruz.
Bunlardan bir tanesi de ağrıyı kontrol mekanizmaları var.
Yani en az 3-4 sat, bazen 72 saate kadar uzayan süreler tariflenir.
Ama eğer bu bahsi geçen atak uzun sürüyor, hastanın 3-4 iş gününü veya kısa sürse dahi bir ayda 10-15
Bizim bunlarda bile 10’un altında bekleyebiliyor. Ama dediğim gibi her hastada olmayabiliyor.
Buradan da kanını alıyoruz haftada 3 gün 4 saat genelde giriyor bu hastalar.
O kadar teknolojiyle haftada 3 gün 4 saat alete bağlanıyorsunuz yine böbreklerin yaptığını yapamıyor.
Günümüzde bunu pek çok hastanede görebiliyoruz.
Teleradyoloji de her gün gelişiyor, mesela günümüzde şu şekilde; tabletlerden, telefondan
Her geçen gün de çok iyi noktaya geliyor.
Bugün baktığınızda her gün bir kaç yeni başvuru.
Bunlara büyüme amaçlı antibiyotik diyorlar.
Günümüzde daha bir geriledi.
Halbuki bu hapla, ilaçla, vitaminle, minerallerle, besin desteğiyle şununla bununla olacak bir şey değil
En iyi örneği de damacana sular.
un.